Gürül'ün Hatırası Şiiri - Halil Gülşen

Halil Gülşen
193

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Gürül'ün Hatırası

Seferberlik öncesi, yüz otuz sene evvel,
Osmanlı'ya musallat olmuştu yedi düvel!
Vatikan'da eğitip binlerce misyoneri,
Hoca kisvesi verip tutmuşlar her bir yeri!
Sakal, cübbe, sarıkla halk içine girmişler,
Kandırmışlar milleti, itibar da görmüşler!
Kodlayıp yalan yanlış hurafeyi din diye,
Bazen karıştırmışlar, öğleyi ikindiye!
Salı ev süpürülmez, çarşamba çark bükülmez,
Çift günde harman yasak, tek günde çift sürülmez!
Kadın kasaplık yapmaz, zekatı imam alır,
Hurafeler arttıkça insanlar cahil kalır!

Erdemli ilçesinde, Gürül Halil dedemiz,
Bir anektod anlattı, Maziden canlı bir iz!

Ta Sızva yaylasında bir Ali Hoca varmış,
Yörük çocuklarına güya hizmet yaparmış.
Karain denen yerde, çocukları toplarmış.
Namaz, niyaz, Kur'an'ı hurafeyle kaplarmış!
Verdiği eğitimden para talep etmezmiş,
Yaz boyu buradaymış, bir yere de gitmezmiş.
Tereyağı, peynir, bal, iaşesi verilir,
Sevecen tavırlıymış, yörüklerce sevilir!
Dedemlerin dayısı, ihtiyar Uzun Hoca,
Ali Hocayı dinler, oturup öbür uca!
Hurafeleri duyup, şiddetle karşı çıkar,
Köylüye sözü geçmez, genç hoca haklı çıkar!
Seferberlik çıkınca ata binip Oluk'tan,
Ali hoca bir anda kaybolmuş ortalıktan!
......
Sefer görev emriyle gençler askere gitmiş,
Necip millet dört yanda gavurla savaş etmiş,
Koyuncu Oymağından Gürül lakaplı biri,
Suriye cephesinden Şark'a çağrılmış geri!

Savaşa devam etmiş, Sarıkamış kışında,
Ruslarla karşılaşmış , Hafız Hakkı başında!

Dondurucu soğukta, ayrılıp beşer beşer,
Çoğu donar, donmayan Ruslara esir düşer!

Esirlerin içinde, Gürül ve Mehmet Ali,
Donmaktan daha soğuk çekmişler bu ahvali!

Esirleri toplayıp, Batum'a götürmüşler,
Kuru ekmek yedirip, ahırda yatırmışlar.

Birkaç günün sonunda gelmiş bir Rus yüzbaşı,
Türkçesi gayet düzgün, tanıdıkmış bakışı!

Yüzbaşı, iki genci görünce birden durmuş,
"İkinizi tanıdım, ben kimim?" diye sormuş!

"İkinizi okuttum Karain'de bir sene,
Bana yağ, bal verirdi ebeniz Cennet nine!"

Önce kahkaha atmış, alaycı bir tavırla,
Nasıl karıştırdınız Müslümanı gâvurla?

"Ali Hoca deyince bildiniz mi bakalım?
Dikkatli bakın bana, artık yok ki sakalım!

Ne de olsa insanım, hazırlanın yarına,
Sizi serbest bıraktım ninenin hatırına!"

Mehmet Ali ve Gürül, tam üç hafta yürümüş,
Mememlekete gelmişler, iki asker Hür imiş.

Mevzuyu anlatmışlar tam yaylanın başında,
Pek inanan olmamış Uzun Hoca dışında!


Halil Gülşen
Kayıt Tarihi : 1.1.2026 02:38:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!