Suda balık,gökte kuş,
Seni bilip okumuş,
Tezgah kurup dokumuş,
Yunus’a Emre gibi..
Kırk yıllık sabır taşı,
Gülüşünden belli sen benzi yağız yiğidim;
Bakışında dostluk var, yüreğinden süzülen...
Boy-pos, yakışık sende; burun, ağız yiğidim;
Sensin sevecenlikle, içten sevgiyle gülen...
Filinta boylum seni, kem gözlere görünme;
Ne umdunuz ne buldunuz hayattan
Hayatın cilvesi sardı mı sizi
Kışı çalsan ocak ile şubattan
Arta kalan aylar anlar şanssızı
Hayattan alarak, ona vererek
Hürriyet tutkunu mücahit bir ruh,
Islama ses olan üstat Akif’tir…
Tufanlar yaşayan gemilerde Nuh,
Azgın dimağlara tokat Akif’tir.
Din vatan mevzususu olunca konu
Söyle şimdi bu yaptığın oldu mu?
Sen bizi bırakıp nereye gittin?
Vakit tamam; zaman, mühlet doldu mu?
Sen bizi bırakıp nereye gittin?
Kumral çehren, nurlu yüzün, gülüşün
Sen ne güzel adamsın, der de başka şey bilmezdi. Bakışlarındaki bilmişlik çok belli oluyordu. Bakarken gözlerindeki bakış, mühür gibi insanın kalbine basılı haz verirdi.
Felsefesinin hoşlukları haz ve hız kelimelerini koşut etmeye alışıkça, laflar ederdi…
Suskun kalınca derin derin göğüs geçirir, uzun uzun dalardı.
Akşamın, gün batımına yakın vaktinde sesindeki hoşluk, bir türkü terennüm etmek isteyen tavrıyla eşleşirdi sanki...
Sevgi evleklerindeki renkler hoş bir müzik armonisi gibi ve sanki hoş bir müziğinde oynanması lazım tarzı gibi dökülürdü dudaklarından… Bazen bir hayatı, aldığı tadı itibariyle takmayacağını söylese de, kendisine çıkardığı hayat rolünün öz diyebildiği candan farklılığını da ayırırdı
Körpe bir karanfil yavrusu gibi hoş, bir ceylan yavrusu kadar ürkekti. İri gözlerinin bakışlarındaki açılar, yalan yok ya yürek diyarlarımın zirvelerine konan serçeler kadar sessiz olurdu.
Aç Kollarını Öyle Bekle Beni Sevgili
Yüreğine Bir Yere Ekle Beni Sevgili
Ve Hatta Zaman Geçer Yollar Uzar Bakarsın
İşte O An Kalbine Yükle Beni Sevgili...
aşklar vardır ay üstünde tül gibi
aşklar vardır bir bahçede gül gibi...
aşklar vardır zulüm gibi zul gibi...
aşklar vardır …
aşklar vardır engin denizler gibi
aşklar vardır durmadan sızlar gibi
Ellerini doya doya öpmeden,
Sarı saçın kar beyaza dönüştü...
Dizine baş koyup son kez yatmadan,
Mevsimler ne çabuk güze dönüştü...
Dili dönen şairin kelamınca övdüğü
Tarihin güzellikle vuslat yapıp sevdiği,
Mavi kıyılarında dolaşırken düşündüm...
Akdeniz’in Yıldızı olacak kadar İzmir...
Kucağında uzandım, kucağında büyüdüm




-
Gürsoy Solmaz
-
Gürsoy Solmaz
-
Gürsoy Solmaz
Tüm Yorumlar"yarası saklıyım sen sen ol sorma
yarası saklılar gizli ağlarmış...
har vurup canıma harman savurma..."
sevdalar yürekte kanlı çağlarmış..."
Garibim namına kerem diyorlar...
Garibim namına kerem diyorlar...