Gurbetin Susturduğu Avlu Şiiri - Salim E ...

Salim Erben
1214

ŞİİR


83

TAKİPÇİ

Gurbetin Susturduğu Avlu

Bir zamanlar üç yüz elli haneydi bu koca köy,
Her ocakta bir tencere kaynar, her kapıda bir ses yankılanırdı. Şimdi ise kırk hanenin ışığı sızıyor karanlığa,
Sokaklarda gençlerin neşesi değil, gidenlerin gölgesi geziniyor. Dağlar aynı dağ, dere aynı dere ama;
Omuz omuza verilen o eski kalabalıklar artık sadece hatıra.

Bahçeler bostanlar yetim, koyun keçi mahzun,
Meralarda çıngırak sesi kesilmiş, tepeler sessizliğe bürünmüş.
O barajın durgun suyu, sanki gidenlerin ardından birikmiş gözyaşı; Ovanın bereketini toplayacak eller, şimdi uzak şehirlerin gürültüsünde...
Gençlik rüzgârı esmiyor artık
Akçakışla’nın yokuşlarında,
Sadece ihtiyarların duaları ve gurbetten gelecek bir haberin bekleyişi var.

Bayramdan bayrama açılan o kilitli kapılar,
Tozlu camların ardında bekleyen o eski bayram neşeleri...
Toprak hala cömert, su hala buz gibi akıyor dağdan,
Ama o suyu içecek, o toprağı şenlendirecek canlar dağılmış yurdun dört yanına.
Akçakışla; bir zamanlar dev bir çınar gibiydi,
Şimdi ise dalları gurbete uzanmış, kökü sızlayan o mahzun gövde.

Sana terk edilmiş diyorlar, bense bekleyen diyorum.
Çünkü her gidenin kalbinin bir yarısı o derede o tepede kalmıştır. Yüzlerce hanenin sönmüş ocağında hala bir kor yanar;
Bir gün dönerler diye,
Bir gün yeniden üç bin elli hane oluruz diye...

Çünkü Akçakışla; Sadece bir toprak parçası değil,
Anadolu’nun gurbetle imtihanı,
Ve her şeye rağmen dimdik duran son kalesidir.
Gurbetin Susturduğu

Salim Erben
Kayıt Tarihi : 31.1.2026 12:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!