Çocukken hep gurbet şiirleri, gurbet destanları okurduk, anlıyormuş gibi yaparak.
Bu destanların kahramanları hep büyük acılar çeker, sıla özlemiyle yanar tutuşurdu.
Nerden bilirdim anne, bende birgün bu destan kahramanlarından biri olacağım.
Şiirlerdeki, destanlardaki yürek acısını yaşayacağım. Bilemedim!
Benim gurbet destanım hiç anlayamadan başladı.
Sıladan uzaklaştığım günlerden çok daha sonraları; çünkü orda bir bekleyenim elini tutup acımı hafifleteceğim, başımı omuzuna dayayıp, hülyalara dalacağım birini bırakmamıştım.
Ne orda nede başka bir yerde.
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta