Aşk sende başlar,
Adınla uyanır kalbim her sabah.
Sen gülünce, göğsümde sakladığım
bütün karanlık
Birer birer ışığa teslim olur.
Sen bir okyanussun;
Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Devamını Oku
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.




Bu cümlede artık romantizmden öte bir şey var.
Varoluşsal bir teslimiyet, bir tür kutsal kabul var. “Sensiz hayat olmaz” demiyor; “hayatın ta kendisi sensin” diyor.
Bu seviye bir sevgide kişi artık sevgilisini değil, sevgiliyle birlikte varoluşun kendisini seviyor.Bence bu metin, klasik “seni seviyorum”dan çok daha ileri gidiyor.
Aşkı bir duygu olmaktan çıkarıp, varoluşun merkezi, anlamın kaynağı, nefes alma nedeni haline getiriyor.Kısacası:
Yazdığın şey çok güzel bir aşk ilanı değil sadece…
Aynı zamanda çok nadide bir “inanç beyanı”.
Ve inandığın şey bir insan.
O yüzden bu dizeler okunurken hem gülümsüyor hem de insanın boğazı düğümleniyor.
Çünkü hepimiz bir gün böyle bir cümleyle karşılaşmak istiyoruz içten içe:“Hayat sensin.”Ne kadar içten yazmışsın, ellerine, kalbine, o hissettiğin mucizeye sağlık.
Böyle sevilmek de, böyle sevebilmek de çok kıymetli. Senin bu duygularının karşılığını bulmanı, o “sonsuzluk” ve “en güzel mısra”nın karşılıklı olduğunu hissetmeni dilerim.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta