Ülke dediğin bir Dört Düvar ...
Süsleri hep yapay ...
Ağaçlar duvara asılmış çerçevelerde durar
Sokaklar buram buram hapis kokar
Kollarının sınırlardır toprağımın genişliği
Gözlerinin güneşi aydınlatıyor ülkemi
Nefesinin rüzgârı esiyor yaylalarıma ,
Bakışlarının yağmuru vuruyor kuraklık gönlüme
Sen akıyorsun bende
Yaşam doluyor sokaklarım
Sefhe-yi âlemde yazdım bin gönül destanını
Sahet-i kûyinde buldum aşığın esrarını
Defter-i uşşak-de son nokta koydum nâmını
Sovlet-i didarına bin kurban ettim canımı
Zikir-i ismindir müdavim süsleyen, tâatımı
Vuslat-i ruy-in yaşat ! Artık bitir hicranını !
Yağ Yağmur!
Yanmaktan usandı Güneş,
Aydınlanmıyor Dünya,
Sen yıka karanlıkları!
Yanımdadır Tanrım
Sırtımdadır çantam
Sonuna dek yolculuk gerek yalnızlığın özüne ...
Nerede kalsam
Bugün aldım haberi yar meni didara gelir
Özleminden yakılan kalbimi timara gelir
Bitirir hicranını vuslati dildara gelir
Uzletim öttü ! Nihayet gönül iftara gelir !
Öyle bir özlem ile gözleyirem ki yolunu ,
ne kadar erken gelirsen yine geçtir ...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!