Taşınmaz yükler astılar kuklanın omuzlarına,
Saldılar zamanın geri dönülmez yollarına.
Sırtında hayatın onca yükü,
……...elinde sefertası,
…………….. bir tutam sevgi tozu…
Elmasın karası mı olur?
Olur elbette.
Zonguldak'ta karadır elmas.
Karadır katran gibi,
Karadır gece gibi,
Ne gözler vardı
Ardından ağlayan
Ne de inleyen dudaklar.
Dökülürdü nağmeler,
Kederinden...
İki direk
Dokuz metre çelik tel
Bir de denge sopası
İki kürek arası
Kara kuru bir adam
Gitme!
Yıkılırım yokluğunda…
Yüreğim kavrulur hasretinle…
Düşer derbeder olurum karanlığında…
Uçurumlara düşerim…
Saçlarında baharın taze kokusu,
Ellerinde mahçup aşk tutkusu.
Narin, nazenin, alımlı cakası.
İstedim hep bende olsun bakışı
Sevmek adına ne varsa Sema'da
Ne güzeldir nefes almak,
Hayatı solumak doyasıya.
Doğan güneşi görmek
Sabahın ilk serinliğinde
Ne güzeldir duymak kuş seslerini,
Cıvıldaşarak..
Geceyi su gibi sardı zaman.
Ateş oldu gizli sevdan,
Yüreğim yangın yeri
Başımda duman..
Zamansız ayrılıklar
Yüreğimi yakan..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!