Orda bir köy var uzakta! İşte o köy benim...
Yüreğimden çıkmayan derin izler bırakan.
Mazimin en mazlum sayfalarında yer alan,
İçinde dedem, ninem, babam, anam, halam, dayım niceleri
Hapis olmuş Anadolu kokan mis topraklarına….
Ulu bir çınar ağacı gibi dimdik ayakta,
Söyle bana sen de hasret misin
Sevdiğine…
Özlemlerin,
Yol yol oldu mu?
Sevda yelleri,
Okşadı mı sacını?
Bağrına saplanan keskin bir acıyla
İki büklüm, panik içinde,
Ağır ağır dökülen sellere
Döndü ağırlaşan gözkapakları
Yardım dileyen,
Yakaran dudakların kıpırtısı
Neden seni bekliyor,
Bu yürek?
Arıyor her yerde,
Zamana inat…
Hasret dolu...
Yanıyor alev alev….
Güneşini yitirmiş
Masmavi denizin üstünde,
Var gücüyle, kanat çırpıyor martılar..
Bakışlarım kilitlenmiş,
Suyun üzerinde
Yalnız, batıp, çıkan teneke parçası gibi,
Dediler senin acın acı mı ki
Anan baban gitme di ki
Gözleri yumuk kalbi yanık
Dili konuşuyor önden
Kelimeler sallanırken boşlukta...
Sağırdı kulaklarım
Sana vurgun gibi tutulmuştu yüreğim
Kök salmıştı sevdan ruhuma…
Gün, gece aydınlığa gülümser,
Taç yapardın çiçeklerden başıma
Koca çınardım güçlü
Yüreğimi vermiştim suçlu…
En sonun da başardın, helal olsun!
Acı lugatların sonunda işe yaradı
Artık kuş kadar özgürsün
Uç! Sonsuz semalar senin olsun.
Arşınla, fethet gökyüzünün renklerini
Şanınla, şerefinle, onurunla
Acılar içinde çekilen iç çekişler
kederler, yüreğimin suskuluğuna
gömüldüler...
sen içinde ki öfkeni biriktirken
haykırırken evrene,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!