Bir rüzgar esti,
Seni getirdi yüreğime,
Seni sevdi açtı kapılarını
Sevdi canından öte canla..
Takvimler yoktu gün sayılmadı
Dün gece sevdan doldu
Dört bir yana…
O kadar yakındın ki bana
Yıldızları saydım avuçlarımda
Yüreğimde deli fırtına
Yanıyordu orman gibi..
Yemyeşil vadilerde,
Çağıl, çağıl pınar olup,
okyanusuna dökülüp,
kulaçlarımı attığım,
bembeyaz, dupduru mavilerin
içinde, seninle arınmak istiyor
Sarısı, mavisi, turuncusu, allısı morlusu,
Bir uçtan bir uça gökkupbede kuşak gibi,
Sarmış sarmalamış dünyayı…
Bir ucu sende, bir ucu benden yana
Bugün gökyüzü gri
Sis kaplamış ağır nem yüklü bulutlar
Hisler durgun
Yüreğim suskun
Zaman kayıyor
Takvim yaprakları arasında
Hadi tut elimi!
Yıllardır bekledi
Hasretini yazdı satırlara
İlmek ilmek dokudu aşkını gergefe…
Hadi tut canım!
Ben senin gözlerinin rengini hiç görmedim,
Ama her daim o gözlerin derinliklerime
kalbimin içine,
Taze bir fidan gibi kök salar ruhuma….
Ben senin ellerinin sıcaklığını hiç bilmedim,
Bir şiir yazalım “Bize”
Karışsın İçinde kelimelerimiz
Fethetsin birlikte ufukları
Yarlardan çağlayan olup aksın
Coşsun kır atın yelesine tutunsun
Yayılsın ovalara kırlara bayırlara
Hadi bakalım,
"Sil" "Umursama"
Varlığımı
Hiç bir yerde..
Kolaysa varsa gücün;
Sevdam beyaz yeleli bir at gibi koşarken ardından..
Uğrunda sineler yandı.
Ciğerlerim ak kor ataşlara büründü,
Efsunlu kokular salındı…
Yörük kızının hamuruna beledim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!