Gül isterim/3 Şiiri - Hamdi Oruç

Hamdi Oruç
2811

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Gül isterim/3

Gül isterim/3

Gül isterim çağıma
Gül isterim bahçeme bağıma
Ve gönlüme

Vah dünya aldattın bizi
Ondört asır önce
Alemler selam durmuş güneşine ayına...
Allah`a kul gül rasule ümmet olunmuş
İlerledik ilerledik tepeler aştık
Yardan uzaklaştık nara geldik

Okuduk Kur`an-ı ne buyuruyor Allah
O gül
O gül rasul
İki ip bıraktı bize
İki nur bıraktı bize
İki gül bıraktı bize...
Sorduk mu nefsimize
Güle hicret yolunda
Neresinde yolun

Her sabah doğdu mu
Hiradan gönlümüze güneş
Uykuda mı hala
Uykuda ise hala
Yansın o mekkeler yansın bağrımızda
O kırk yaşında
Mekke karanlıkta
Hira mağarasında o
Gelmiş beklenilen dost

Can Hira... Nur Hira...
Işık ışık göğsümüze vur Hira

***

Yüce Allah buyurdu
O gül
O gül rasul
Savaşı şirke...
Adını şakır yer-gök
Gönlüne ay güneş adı...
Allah`ım inandım ben
Bilmeyenler bilsinler
Gül koklanmak içindir
Ezilemez yerlerde
O gül adı düşürenler yerlere
Düşecekler yerlere

***

Sökün engellerin dişlerini
Veysel olur gönüller
O gül
O gül rasul
Aşkı güldü onun
Seccadesi güldü...

***

Tarihler boyu rahmetin solmayan gülüsün ...
Hz. ademin duasına nur oldun
Hz. İsmailin boğazındaki bıçağa sur oldun
Yere - göğe fer oldun efendim...
Anam-babam feda sana
Adın Ahmet idi incilde...
İki cihan güneşi efendim

Akıyor gönlüm güzel Mekke'ye
Doğduğun yer diye
Mekke bir güzel bir güzel
Bütün ümmetlerin beklediği
Gelişin bir güzel bir güzel

Öpüyor rüzgâr Medine`nin taşını, toprağını
Gül ayakların değdi Medineye
Medine bir güzel bir güzel
Secdelerde alnını arıyor rüzgâr
Devesi düldül nereye diz çöktü?
Uhut`ta esiyor mecnun gibi bir rüzgâr ...

Hasretinle yanmış Uhut
Dün yandığı gibi
Yolunu gözlüyor Bedir
Taşların, ağaçların düşü
Dile gelmek
Adını anmak yine...

Dün Bilal`in vardı
Çağrının bülbülü
Ebubekr`in, Ömer`in, Osman`ın vardı

Ali`n vardı
İlim sarayının dört kapısı
Kapındaydı Ali
Kapındaydı Hamza
Hamza ki Allah`ın çekilmiş kılıcı...
Bu gün yine ümmetinin yiğitleri var Hamzalar var
Kapın bir güzel bir güzel
....

Dün Uhut derdi ki:
-Askeriyle gelse Nebi...
Ah
Uhut ağlıyordu Hamza`yı görünce
Hamza kırık karanfil yerde
Karanfillerimiz bir güzel bir güzel...

Geldin dün
Geldin nur geldi...
Köleler sevindi
Güneş başka güneş gökte
Ay başka ay
Ayna gibi kırıldı işaretinle ay
Ay bir güzel bir güzel

O gün görünce o orduyu
Selâma durdu Bedir
Bedir bir güzel bir güzel
Kıyamete kadar küfre tokat Bedir
Hendek küfre hendek...

Dün Beytullah bekliyordu
Bekliyordu bir güzel bir güzel
Mekke, Mekke olalı
Hiç böyle gamlı olmadı
Ah Beytullah
Halin içler acısı...
Dünyaya nur saçtı Beytullah...

Evren kadar büyüktü ordun
Bulutlar şemsiyen oldu
Örümcekler ağ örme ustası
Güvercinler geldi uçup
Kör etmek için küfrün gözünü
Dünyaya nur saçar sevr mağarası...

....

Vahiy gelmişti
Bir o gün mutluydu Hira
Hira hiç böyle sevinmedi
Oku diye çınladı toprak
Okumak için huzura koştu
Taş toprak
Ağaç yaprak...
Hira kaya kaya küfrün yolunda
Hira bir dağ gönül
Dağdır aşkı bilen gönül
Kavrulmuş taşları bile
Aşkın çölünde
Hira bir güzel bir güzel

Bulutlar dağların başında taç
Güneşi ilk dağlar görür
Ay dağların avuçlarında çiçek
Dağ gibi gönüllerinde ümmetin Ebubekir, Ömer, Osman, Ali ...

Pınarlar dağların gözyaşı
Ağaçlar göklere özlemleri
Ağaçlar bir güzel bir güzel
Dağlar hürlüğün zirvesinde
Zikir akar ırmaklardan
Etrafında ağlar rüzgâr
Kuşları dayanıklı dağların
Gönlümün kışı dağların pençesinde can verdi

Selam
En kaygan zamanda
Depremlerde
Gönüllerimizi sıkı tutan dağlara
Sevgileri bizde dağ olanlara
Dağlar gördüm
Dağlar bir güzel bir güzel
Aşkın çölünde kum taneciği gibi gönlüm

Yok oldu eneler birlikte
Denizler gibi camilerimiz var

Çağrımız gür
Bilallerimiz var
Karanlıkla kavgamız
Yasirlerimiz var

Şu ezanlar ki susmayacak
Ezanlar bir güzel bir güzel
Kulağımıza ezan okunmuş bizim
Bir sevda var içimizde
Ağaçların bahara sevdası gibi
Karanlığa kavgamız
Kavgamız bir güzel bir güzel
Güneşin kavgası gibi

Kur`an ki Hakk`ın kitabı
Okuduk, öptük koyduk alnımıza

Ümmetin olduk
Ateş düşmüş içimize
Ümmetin olmak bir güzel bir güzel
Şükür vacip bize
Ödenir mi bu hak
Kutsal davanın garip olduğu yerde
Şehit olsak Yasir gibi

Eyvah ki eyvah eksilirse gönüllerde sevgin
Tarihler boyu
Sensin rahmetin solmayan gül
Eyvah ki eyvah güneşi görmezse gözler...

***

O gül rasul
Yer yüzüne rahmet inmiş onunla
Yıkılmış karanlığın surları onunla

O iki cihan güneşi
Adını öğrettiğinde annem
Küçük bir çocuktum henüz
Bir ışıktı içimde
Gül yüzü
Bir ışık vardı dudaklarımda
Adı dilimde
Bir güneş içimde şimdi
Candan öte
Bu bahçede tek gül yüzü
Ben bir dünya istedim
Onun güneşinde yıkansın
Arınsın bütün kirlerinden
Bir güzel bir güzel

Güzel ahlak verilmiş Ona
Rabbin terbiyecisi
Kur`an verilmiş Ona
Musa'nın asası verilmiş Ona
O güneşti karanlık yırtıldı
Karanlığımıza gönderildi güneş gibi
Öyle aydınlandı ki dünya
Artık kız çocukları diri diri gömülmüyor
Aydınlandı dünya bir güzel bir güzel

Gül yüzü gül gönüllere dolmuş
Bütün gözlerde özlem var
Bütün özler özledi onu
Bağrım oldu çöller gibi
Gülsün her gece bana
Bana gül rüyalar
Gül kokar yüzü
Gönlüme ay sözü...
Gökte ay sevinçli ay yüzünü gördüğü için
Güneşe sevdalı gönlüm
Onun acısı hiç diner mi
Asrın kuyularındayım...
Rüyalarda gül cemali
Rüyalar bir güzel bir güzel
Gül yüzünü görmezsem uykularımda
Çorak şu ömür

Hüzünlü şimdi feza
Feza bir güzel bir güzel
Güle gülmek yasaklandı diye
Bülbüllerin fiğanı var
Balçıkla sıvanan şimdi güneş
Ahir zaman mı ne
Sağımda-solumda gafiller
Bir zaman ki sis duman
Akıllar hasta
Vicdanlar hasta ...

Efendim güzellik denizi
Efendim sevgi denizi...
Gül yüzlü
Aşkına denk bir aşk verilmemiş hiç kimseye
Savaşı hep şirke
Güneşin kavgası gibi kavgası
Kavgası bir güzel bir güzel
Gönülden siler geceyi
Adı anılsın daim
Adı ışık versin daim'
Rahmet o alemlere
Ona sevdalanın yollar
Adı anılır yerde-gökte...
Aşk güneşidir efendim
İki cihan serveridir efendim
Susmadım vurulurken bir gülün boynu
Ona sevdası var güllerin
Güller bir güzel bir güzel
Adını şakımakta bülbüller...
Seherler yansın ahınla bülbül
Gül adı andıkça yan bülbül...

Ey Rahman ve Rahim olan
Gafletten uyandır bizi
Gül yüzlü efendimizin
Sevgisi ile yandır bizi...
Naçar yine insanlık
Kılavuzu o insanlığın

Dillerde daim olsun adı...
Teri gül kokulu rasulün
Hep gül koksun bize Mekke
Hira hep güneş olsun bize
Medine Nehir gibi aksın çölümüze
Bereketler aksın ömrümüze...
Duamız bu
Ey Rahman ve Rahim olan

Karanlık yine karanlık
Zulüm yine diri
Doğumuyla yıkılmıştı Kisraların sarayı
Sevgisiyle yık gönüllerde
Kapkaranlık kisraların sarayı

***

(DOĞUMU)

Aminenin yastığında çiçeği ...
Alemlere güneş olmuş Mekke
Gökler yıldız yıldız şimdi pervane
Işıkları bir güzel bir güzel
Yer gök hayran seyretmede güneşini
Yüzü bir güzel bir güzel

Aminenin yastığında çiçeği ...
Hoşgeldin diyor bütün varlık
Çok beklendin adı Ahmet olan bebek
Alemlere rahmet olan bebek...

Aminenin yastığında çiçeği ...
Ahir zaman nebisi
Allahın habibi...
Doğdun ey güneş
Gecelerden en nurlu bir gecede
O günden beri bana
Her gece bir güzel bir güzel
O doğdu diyor yaşlı bir yıldız
Gelecekti güneş gibi
Yer -gök hep bekledi onu...
Bu gelen bir güzel bir güzel
Doğdu diye sevinçli yer- gök
Yer- gök bir güzel bir güzel
Doğdu diye yıkıldı zulmün sarayı...
Güneş gibi doğdu aleme...
Her gece Beytullah sevinçli
Güller bülbüller sevinçli...
Hangi yıldız demiştir:
Abdülmuttalip sevin şimdi
Abdülmuttalip, kararan dünyanda ışık şimdi
Amine yastığında çiçeğin şimdi...
Karanlık titriyor güneş doğdu şimdi
Müjde verilsin Yusufa -Züleyhaya
Hz Adem dua etti andı onu
Hz. İbrahim dua etti bekledi onu...
O enbiya`nın müjdelediği nur
Hz İbrahim`in soyundan geldi
Soyu bir güzel bir güzel

Neden diyorum:
Anne mezarını baba mezarını
Göre göre büyüdü...

O gül yüzlü
Hira'nın Kucağında
Tefekküre dalışı
Bir güzel bir güzel
Hiranın kucağında
Gelmiş beklenen
Hira bir güzel bir güzel

Bir elime ayı
Bir elime güneşi
Verseniz dönmem yolumdan dedin
Bir dava emanet ettin bize efendim
Aşkın bir güzel bir güzel

Sen gülsün biz gül ümmetiz
Senin için yaratıldı bu saray
Mazlumu korudun ,yetimi sevdin
Yolun sevgi yolu
Neden diyorum
Uhut'ta kırıldı dişin
Yoluna diken döküldü...

Kavgan bir güzel bir güzel
Ey el 'emin,ey dürr-i yekta
Yüreğim yandı yüreğim yandı

Ey el 'emin,ey dürr-i yekta
Şimdi sana hasret var her bahar açan yaprakta
Mezarın Medine'de gül kokulu bir toprakta
Ebu bekir Ömer Osman Ali bir dağ...
Aşk peygamberisin
Ey gül rasul
Adını anarken dilim
Bir dua pınarı dilim

Ağlayan insanlık güldü
İnsanlığı boğmuştu karanlık fikirler
Elinden aktı nurlu nehirler
Ne karanlıktır geceler gelmeden sen
Güneşler diktin toprağına gönüllerin
Gül kokun gelsin
Yürünür ateşler üstüne
Adın Ahmet adın Mahmut gül hasretindeyiz
Gül hasret bir güzel bir güzel

Ey varlığın baş tacı
Ey kalplerin ilacı
Sevgin bir güzel
Sevgilerin paşası sevgin...
Veysel karani bir güzel bir güzel
Aşık oldu sana Veysel Karani
Veysel Karani buldu ab-ı hayatı...
Sordum gül kokunu
Sordum Veysel Karaniye
Gül kokun bir güzel bir güzel

Hamdi Oruç
Kayıt Tarihi : 27.08.2026 04:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!