Gül İsterim Şiiri - Hamdi Oruç

Hamdi Oruç
2654

ŞİİR


11

TAKİPÇİ

Gül İsterim

Gül İsterim-1

Gül kan ağlayan gözdür gülün yeri benim sinem...
Gül isterim sinemde
Gülde büyüyen toprağın karasından kaçıştır
Allaha aşktır gülle büyüyen
Toprağın karasına inat gül ol gönlüm
Toprağın karasına gül

Gül isterim
Toprağımın karasında gül isterim ben
Kan ağlayan gözdür gül...

Kazma vurdum toprağın karasına gül isterim bahçemde
İncinmesin benden toprak gül isterim ben
Gül bahçesine girsem gül isterim ben
Karadan kaçmaktır gül
Karaya kin toprağa sevgi karaya kindir gül

Toprak
Masal değil bu karalığına kahretti toprak sinemde gül diye
Kan ağlayan gözdür şu gül
Masal
Masal değil karalığına kahretti toprak bahçemde gül diye

Masal değil bu kimde var şu topraktaki kahır
Hey gül
Hey gül gönül
Toprak ve kara gizlemediğin gerçek şu çiçek şu gül

Hey
Eylül
Eylüllerdeyim ben
Yıllar yılı
Ne gülü suçla ne toprağı
Gül

Gül
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam mı kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu
Şu gül

Bahar
Masal değil bu
Bahar Baharım yok benim
Yaslı sinem
Paslı sinem
Bahar Baharım yok benim
Mevsim eylül mevsim ahir zaman

Sizden değilim ben bayım
Ne hallerini gördüm şu HAYATIN
Gül isterim ben kara toprak değil
Hayatıma mezarıma gül isterim

Ne hayallere kandım
Ne Hayallere kandım ben
Bez istemem ay-yıldızı yoksa bana bayrak değil...
Kuru yaprak düşer yeşilliği yitiren yaprak değil
Hayatıma mezarıma gül isterim

Kara toprak ne varki halinde
Ben senden karayım
Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı
Sinemde kan ağlayan şu gönül eserin kara

Yıllar yılı karayım
İstanbula Ankaraya gül İsterim
Gül
Gönül
Karsa Edirneye gül isterim
Meyve veren dal isterim
Yol yordam yol isterim

Kahrından öl gönül
Kirlisin karasın hala
Karalığının kahrından ağladı toprak
Sinemde gül isterim
Göğsümde gönül isterim ben
Sizden olamam bayım ben
Karsa Edirneye gül isterim ben

Lale
Gönül
Kara toprağın karası lale gönle ak değil
Beyazın toprağa esirliği hak değil...
Kar olur yağar toprağa lale olur güler bir gün şu bayrak..
Ay-yıldızlı bayrağa rüzğar isterim ben

Gül
Gül kara toprağın kan damlayan gözü
Ülkemde gül
Sinemde gül
Cehenneme razıyım uğrunda gülün
İstanbula Ankaraya gül İsterim

Gül kara toprağın özü
Aşk güneşi yak bizi
Gülsün gülün yüzü
Kara toprakta alev gibi
Şu ay-yıldızlı bayrak gül gibi
İstanbula Ankaraya gül İsterim ben

Ve
Gül vardı güneş vardı
Evlerimizde sokaklarımızda
Gül vardı Güneş vardı
Gönle gülen güldü o medeniyet
Karadan karanlıktan sisten hesab sordu o gül
Çağımda"Tek dişi kalmış canavar"
Medeniyet dedikleri
Gönül

Ve
Yaşım kırk oldu
Kara toprağıma kar düştü
Kar beyaz değil kara gül isterim
Gül isterim
Bahar
Dost bildim yar bildim seni aşkıma bahar
İstanbula Ankaraya gül İsterim

Mutluluğun kapısı gül
Gül İsterim
Mutluluk veren el isterim
Dünya gurbetime doğsun güneş
Toprağın karasının yandığı ateş
Gül isterim ben
İstanbula Ankaraya gül İsterim

Baharı
Toprağı
Sevdim
Yaş kırk olunca
İstanbula Ankaraya gül İsterim

Bu mecnuna leyla
Bu Ferhata şirin
Dağları delik delik ederim
Dalda hür yeşil yaprak
Ben esirim
Leyla
Sinemde gül isterim
Göğsümde gönül isterim ben

Yaş kırk ben esirim
Yak karasını toprağımın
Yıldız ol güneş ol aşk
Haydi dost ...yar
Ey aşk Ey gül
Geç kaldım yanmaya
Sinemde gül isterim
Göğsümde gönül isterim ben

Sürgün olduğum ülke toprak
Dalda hür yeşil yaprak
Dalgalanmak ister bu bayrak
Yaş kırk oldu

Kar yağmış gibi beyaz laleler isterim
Beyaz güller
Benim için ağarabilirsin toprak
Bana beyaz laleler verebilirsin toprak
Bana beyaz laleler verebilirsin bahar
Neden elleri boş geldin...gönlüm için...
Bahar

Gönlüme hep cimri oldu şu bahar...
Bahar gül isterim ben
Yaş kırk oldu

Göz yaşım sana düştü toprak
Bana uzatmadın yeşil yaprak
Gönlümün hakkı değil mi yeşil yaprak
Hani dosttuk biz...
Mideme verdin süt diye övünme
Karasın bana hep kara gönlüme hep kara
Cimri ve fukara...
Oldu şu toprak
Hani dosttuk
Bahar

Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı
Göklere açtım mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu

Gül açmış mavi göğe kuyu
Selvi boyu gülde
Cennetin huyu gülde
Kevserin suyu gülde
Gül isterim bahar

Toprağım kara benim gül isterim
Masam kara benim bir vazo gül isterim
Ebu bekir Ömer Osman Ali gibi
Olsun her biri güllerin
Camiler bir vazo şu kara toprağa şu kara zamana...
Firavun geldi imana şu çağ gelmedi imana...
Gönlüme dostça yaklaşsan ne olur
Bu sarayda o bebeğe...
Hani dosttuk zaman
Hani dostutk
Bahar
Toprak

Hamdi Oruç da"Bir dava adamı
Gül dava adamı..."
Gül ister bahar

Benim ülkem gül gönül ülkem gül
Gül isterim
Toprak
Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı
Göklere açtım mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu

Kargayı kov bülbül çağır bahçesine gönlümün
Gönlüm ülkem gönlüm memleketim anamdır gönlüm...
Bayrağımdır canımdır gönlüm...
Ve gül çağırın ve gül çağrının gülü ömrüm
Gizlesin kara toprağım karalığını
Gül koy kaldır karalığını gönlümün...
Bahar

Gül isterim gül isterim...anamdır gönlüm
Peşimde mezar ve ölüm
Gül aradım camilerin ön saflarında
Camiler gül...camiler cennet
Dünya zalim dünya gurbet...
Sürgünlük ülkem kara toprak
Dalda hür yeşil yaprak
Dalgalanmak ister bu bayrak
Yaşım kırk oldu...
Bahar

Bu hasret çekilmez artık
Dünya daha zalimdir zaman ahir zamandır...
Bir mavilik aradığım camilerin ön saflarında

Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı
Göklere açtım mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu

Şimdi gül koyuyorum yaşamıma gül duygularım var benim
Sesime bülbül sesi
Soframa petek petek bal
Ömrüme gül isterim bahar

Gül İsterim
Beyaz duygularım var benim
Ben eşrefi mahlukatım
Ben beyaz güvercinim...
Camilerin ön saflarında
Bedenim ve gönlüm...
Yaşım kırk oldu
Kırk yıllık ömrüm

"Medine rüzğarı bu esen
Medine mevsimi
Hira mevsimi
Gül mevsimi
Oh
Bahar

Hira okulu gülde
Gül mevsimi gül devri görülür gülde
Nisan yağmurları bu sarı çiçeğe gülde
Sevgi seli bu gölde
Bedir Uhud hendek barış sevgi bu gülde
Şimdi gül mevsimi
Ben sizden değilim bayım
Gül isterim..."
Camilerin ön saflarında
Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı
Göklere açtım mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu

Ve
Geceydi dünyada
Karanlığın sarayları boy verdi
Kar düştü,Sevdanın kanı dondu...

O Nebinin doğumu bir şafak,
O güneşti,yıkıldı karanlığın sarayları...

Süt anneye verildi
Bembeyaz bir süt
Bereket yağdı bereket üstüne
Medine`de yıldız yıldız izleri...
Medine uyandı öptü Nebinin ayağını

Dünya karanlığın ağında
Sadrının kitabını açtı melek
Gökler bir kitap gibi okundu...
Gökler nur saçar bir kitap gibi

Hira dağında
Güneşe tutulan ayna...
İlk ayetleri okudu nebi
Yağmur sessizliğiyle
Kur`an geldi ayet ayet
Çölde sevda pınarı
Rabbinin adıyla okudu Nebi
Kurtuluşa hamileydi cihan
Bütün gönüllere gül sergisi

Örtülere büründü Nebi
Haticenin örttüğü teselli bulutu...

Toprak
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu

Kışın kar beyaz örtü karalığına...
Kara topraktan yaratıldım karalığımı gizledim
Örtülere büründü o Nebi o güneş
Ve doğdu sonra ufuktan güneş doğar gibi
Nasibsizler var ışıklara nasibsizler
Yıldızdan aydan nasibsizler...
İnandım Allahım

Meyvesini verecekti o dua
Ömer kükredi gök gibi
Ziyaret edildi Beytullah
Kırk yıldız secde etti gibi

Ebu Cehil getiremedi şehadet
Ebu Cehilin dilinde diken

Hayata nurdan elbise giydirdi
O büyük Peygamber

Miracta ümmetim dedi Nebi
Ümmeti öz çocukları
Ebu Bekir sıddık
Ebu Bekrin gözlerinde güneş...

Şirin
Vefa gülde Bu ferhata şirin gülde
Bu çöl kuşu kuruyor yıllar yılı çölde
Çöl asırdasın sarı çiçek gönül...
Deniz gülde göl gülde
Bulut gülde bahar gülde
Nisan yağmurları gülde
Su gülde ateş şu çölde sarı çiçek gönül sana
Dünya gurbetin yıkılır gül güle...)

Altmış üç yıl ömrü Nebinin
Altmış üç güneş göğsümüzde

Vahyin rahmetine karşı çıktılar
Çiçek büyümedi ömürlerinde
Baş ezdi ellerindeki taş

Toprak
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu

Kumlar sevinçle öperdi gül ayakları
İşkenceler edildi Nebiye
O sevdasıyla gül gördü işkenceyi
Güneşini gördü sevdanın
Elime güneşi verseler
Dönmem sevdamdan` dedi

Gül mevsimi şimdi
Dünya karanlığın ağında
Mekke Bilal gibi bir köle...
Bilalin gür sesidir
Hayat veren çöle

Üç yıllık muhasara
Küfrün karanlık kilidi
Çürüdü yıldızların ışığında
Işıklar bir güzel bir güzel

İki dostun ölümü
Eylülün işaretleri
İki dostun ölümü
İki kar tanesi

Hey gül
Gönül
Eylül
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu

Hicret etti Nebi
Devlete ilk adım
Şafakta ilk ışık

Hicret emri geldi
Yıldızlar kaydı Medine`ye
Taif`in taşları kahrından yandı
Medine, nur üstüne nur geldi

Medine şimdi anne kucağı
Hicret yolunda Nebi
Müşrikler oyun kurdu
Ne zaman ışığa karanlık karşı durdu
Süreka küfrün oku
Saplandı kumlardan sipere
Ey Süreka kumlar vurur tokatı
At sürülmez nur üstüne...
Kumlar yer yüzünde yıldızlar gibi

Ay doğdu Medineliler dedi:
Geceye vuruldu yumruk
Her an yeni bir gömlek
Gece soyunur vahşi elbiselerini
Her gün ayrı kıtada

Hoş geldin dediler
Yüzlerinde nur ellerinde nur
Ateş gibiydi çöller
Deve çöktü kutlu yere
Gülistana dönüştü
Bilal ilk müezzin
Bilal su veriyor Medine`ye

Gazveler yapıldı küfürle
Karanlık öldü
Güneş yıkar geceyi
Ağıtı söylenmemiş tek ölü o

Mekke feth edildi,
Dalga dalga temizlenen bir denizdi Mekke
Allaha şükredildi,şükür kulluk
Ümmet-i Muhammet bir büyük deniz...

Uhutta kırılan diş
Papatya
O bahar habercisi
Hamza yoluna baş koydun
Hamza dağ oldun gözümüzde...

Hamza
Hey gül
Hey Hamza gönül
Eylül mevsimidir şu Uhut
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam mı kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mı mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu

***
Yıllar yılı
Bir damla su gönlüm seni arayan ey sevgili
Dere dere , nehir nehir
Deniz deniz

Deniz
Hey gül
Gönül
Eylül
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam mı kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu

Yıllar yılı
Bir harf gönlüm
Adını arayan
Hece hece

Yıllar yılı
Bir rüzğar gönlüm
Ayak izlerini öpen
Cami cami
Türbe türbe

Yıllar yılı
Yıldız yıldız
Güneş güneş gönlümün aradığı
Ey sevgili
Ziyaret ettim kabrini
Aktı gözümden yaş
Zaman geçiyor mu duruyor mu
Zaman bir güzel bir güzel
Vardım Uhuda
Sitem ettim Uhuda
Kırıldı dişin diye
Uhut ağladı
Uhut bir güzel bir güzel
Ey sevgili
Ramazanlar kur`an ayı
Ramazanlar senin diye
On bir ay
Arıyorum ramazanları
Topluca getirilen salavatları
Gecenin karanlığını nura döndüren
Hep bir ağızdan söylenirken adın efendim
Dünya bir güzel bir güzel

***

Medinede gül mezarın,Medine gül
Medineye savursalar beni tozlar gibi
Alemlere rahmet olarak geldin
Yoluna diken döküldü

Yetime yoksula kanat geren
Zulmü söndüren sevgili
Elimi şakağıma koyup günlerce
Tarihi çevirdim yaprak yaprak
Gördüm ışık ışık bir çağ
Tek o gül çağda yetim hiç ağlamadı
Altın bir çağ

Ağlar sensiz bütün çağlar ey nebi
Köleler hiç sevinmedi böyle
Dünkü çöl gül bahçesi şimdi
Gökte kuşlar sevinçli
Yerde güller sevinçli...

Alemlere rahmet olarak geldin
Adın anıldıkça ateşler söndü
Karanlık inledi adın anıldıkça
Karanlıkları yıktı güneş adın
Esirgenmesin bizden güneş adın
Kalem kalem minarelerimiz var ey nebi

Nefsine yapılmasını istemediğin şey yapılmaz başkasına
Yetime yoksula kanat gerenler var...
Ekmek bölüşülmüş sofralarda...
Yine gel güneşlerle gel,bize de gel
Yine yık zulmü yetim ağlar,yoksul ağlar
Güneşlerle gelen nebi
Güneşlerin bir güzel bir güzel
Esirgenmesin bizden güneşler diye
Güneşlerine ay çiçeği şimdi binlerce gönül...

Ebu bekirlerin ,Ömerlerin
Osmanların Alilerin var yine
Hamza hazır yoluna kurban olmaya
Hamzalar hazır yoluna kurban olmaya
Yıkılsın zulüm yetim ağlar,yoksul ağlar

Ömer geliyor denilmişti
Telaşlanmıştı ümmetin
Ömer gelmişti
Güneş gördü Ömer
Ömer bir güneş oldu
Ömer bir güzel bir güzel
İzinde ömerler...
Alemlere sonsuz rahmetsin efendim

Ömer
Hey gül
Gönül
Eylül
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu

Düşmanların geliyordu sevr mağarasına
Yarın askerlerin olacaktı bu günkü düşmanların
Örümcekler ördü ağı o çarpık ayaklara
Yeri-göğü doldurur askerlerin
Askerlerin bir güzel bir güzel

Geldin ...
Dünkü çöller gülüstan oldu
Ayağının değdiği yerler mescit
Haktan alıp gücünü yağdın çöller üstüne
En katı kalpler üstüne
Yine rahmete muhtacız efendim
Sonsuz rahmetsin efendim

İki cihanda güneş sensin ...
Yastığa başımı koyunca dilim dua pınarı
Dilim bir güzel bir güzel
Gül yüzün için bir dua pınarı dilim...
Esirgenmesin gül yüzün efendim
Esirgenmesin bizden gül rüyalar
Sonsuz olsun bize rahmetin efendim

Dönmek yok yolundayız efendim
Karanlıkların üstüne basa basa
Hamzaların ,Ömerlerin gibi
Gülden izleri öpe öpe yolundayız
Alemlere sonsuz rahmet olan efendim

Gül İsterim-2

O gül rasul , O gül rasul'
Yandı gönlüm gül hasret ile
Bakarken yanar gönlüm
Yerleri- gökleri sevdim

Yerler- gökler müştak gül rasule
Yerler gökler bir güzel bir güzel
Yıldızların gönüllerinde gül hasret
Çiçeklerin gönlünde gül hasret...

Gönlünde ateş gibi bir gül hasreti baharın
Çiçekli dallar ağlatır beni
Dillenince çocukları sevdim
Çocuklar çiçekli dallar gibi
Dillerde adı gül rasulün
Dillerde bal tat
Diller bal peteği...

O gül rasul , O gül rasul'
Mirac geceleri ağlatır beni
Miraç nasip oldu
Selam verdi
Yüce Allah
Melekler hayran o sevgiliye ...
Yedi kattır gökleri sevdim

O gül rasul , O gül rasul'
Yandı gönlüm gül hasret ile
Ben ay çiçeklerini sevdim
Ay çiçekleri gönülleri ümmetin
Ay çiçekleri gördüm yıldızlar sayısınca
Yönlerini dönmüşler güneş mezara

O gül rasul , O gül rasul'
Ben uçurumlara bakarken yandım
Sarmaşık çiçekleri gönülleri ümmetin
Ben sarmaşıkları sevdim
Sarmaşık çiçekleri uçurumlarda
Arıyorlar güneş mezarı

Yanar gönlüm gül hasret ile geceleri
Ben geceleri sevdim
Yıldızlar ne güzel
Yıldızlar göklerde şen
Yıldızların gözleri indi
Mezarına gül rasul'ün ...

O gül rasul O gül rasul
Yaksın beni bu gül hasret...

***

Ey gül
Ey gül rasul
Yaşım Altmış oldu
Beni gül kokun çarptı şükür
Ya sıfırla çarpılsaydı bu altmış

Anlamadım neden döner bu varlık
Sen varlık bahçesinde gülsün
Her bir sözün
Kutsaldı hırkan gibi
Nerde Ebu Hureyreler nerde şimdi efendim

Ey gül
Ey gül rasul
Ben ufkuma güneş değil gül isterim

Ey gül
Ey gül rasul
Yaş altmış oldu yaşlandım
Gül sevgin var gönlümde diye
Kaç taifte taşlandım.

***

Haktan geldi emir
Yandı Ömer...
Nasıl yanmasın Ömer
Hiçret emri ile
Yanmıştı mekke
Hala taşlarında yanıklık
Her yanan gül oldu ...
Ey gönlüm çal başını taşlara
Her sabah güneşler doğuyor
Neden sönen gül oluyor...

***

Vah dünya aldattın bizi
Ondört asır önce
Alemler selam durmuş güneşine ayına...
Allah`a kul gül rasule ümmet olunmuş
İlerledik ilerledik tepeler aştık
Yardan uzaklaştık nara geldik

Okuduk Kur`an-ı ne buyuruyor Allah
O gül
O gül rasul
İki ip bıraktı bize
İki nur bıraktı bize
İki gül bıraktı bize...
Sorduk mu nefsimize
Güle hicret yolunda
Neresinde yolun

Her sabah doğdu mu
Hiradan gönlümüze güneş
Uykuda mı hala
Uykuda ise hala
Yansın o mekkeler yansın bağrımızda
O kırk yaşında
Mekke karanlıkta
Hira mağarasında o
Gelmiş beklenilen dost

Can Hira... Nur Hira...
Işık ışık göğsümüze vur Hira

***

Yüce Allah buyurdu
O gül
O gül rasul
Savaşı şirke...
Adını şakır yer-gök
Gönlüne ay güneş adı...
Allah`ım inandım ben
Bilmeyenler bilsinler
Gül koklanmak içindir
Ezilemez yerlerde
O gül adı düşürenler yerlere
Düşecekler yerlere

***

Sökün engellerin dişlerini
Veysel olur gönüller
O gül
O gül rasul
Aşkı güldü onun
Seccadesi güldü...

***

Tarihler boyu rahmetin solmayan gülüsün ...
Hz. ademin duasına nur oldun
Hz. İsmailin boğazındaki bıçağa sur oldun
Yere - göğe fer oldun efendim...
Anam-babam feda sana
Adın Ahmet idi incilde...
İki cihan güneşi efendim

Akıyor gönlüm güzel Mekke'ye
Doğduğun yer diye
Mekke bir güzel bir güzel
Bütün ümmetlerin beklediği
Gelişin bir güzel bir güzel

Öpüyor rüzgâr Medine`nin taşını, toprağını
Gül ayakların değdi Medineye
Medine bir güzel bir güzel
Secdelerde alnını arıyor rüzgâr
Devesi düldül nereye diz çöktü?
Uhut`ta esiyor mecnun gibi bir rüzgâr ...

Hasretinle yanmış Uhut
Dün yandığı gibi
Yolunu gözlüyor Bedir
Taşların, ağaçların düşü
Dile gelmek
Adını anmak yine...

Dün Bilal`in vardı
Çağrının bülbülü
Ebubekr`in, Ömer`in, Osman`ın vardı

Ali`n vardı
İlim sarayının dört kapısı
Kapındaydı Ali
Kapındaydı Hamza
Hamza ki Allah`ın çekilmiş kılıcı...
Bu gün yine ümmetinin yiğitleri var Hamzalar var
Kapın bir güzel bir güzel
....

Dün Uhut derdi ki:
-Askeriyle gelse Nebi...
Ah
Uhut ağlıyordu Hamza`yı görünce
Hamza kırık karanfil yerde
Karanfillerimiz bir güzel bir güzel...

Geldin dün
Geldin nur geldi...
Köleler sevindi
Güneş başka güneş gökte
Ay başka ay
Ayna gibi kırıldı işaretinle ay
Ay bir güzel bir güzel

O gün görünce o orduyu
Selâma durdu Bedir
Bedir bir güzel bir güzel
Kıyamete kadar küfre tokat Bedir
Hendek küfre hendek...

Dün Beytullah bekliyordu
Bekliyordu bir güzel bir güzel
Mekke, Mekke olalı
Hiç böyle gamlı olmadı
Ah Beytullah
Halin içler acısı...
Dünyaya nur saçtı Beytullah...

Evren kadar büyüktü ordun
Bulutlar şemsiyen oldu
Örümcekler ağ örme ustası
Güvercinler geldi uçup
Kör etmek için küfrün gözünü
Dünyaya nur saçar sevr mağarası...

....

Vahiy gelmişti
Bir o gün mutluydu Hira
Hira hiç böyle sevinmedi
Oku diye çınladı toprak
Okumak için huzura koştu
Taş toprak
Ağaç yaprak...
Hira kaya kaya küfrün yolunda
Hira bir dağ gönül
Dağdır aşkı bilen gönül
Kavrulmuş taşları bile
Aşkın çölünde
Hira bir güzel bir güzel

Bulutlar dağların başında taç
Güneşi ilk dağlar görür
Ay dağların avuçlarında çiçek
Dağ gibi gönüllerinde ümmetin Ebubekir, Ömer, Osman, Ali ...

Pınarlar dağların gözyaşı
Ağaçlar göklere özlemleri
Ağaçlar bir güzel bir güzel
Dağlar hürlüğün zirvesinde
Zikir akar ırmaklardan
Etrafında ağlar rüzgâr
Kuşları dayanıklı dağların
Gönlümün kışı dağların pençesinde can verdi

Selam
En kaygan zamanda
Depremlerde
Gönüllerimizi sıkı tutan dağlara
Sevgileri bizde dağ olanlara
Dağlar gördüm
Dağlar bir güzel bir güzel
Aşkın çölünde kum taneciği gibi gönlüm

Yok oldu eneler birlikte
Denizler gibi camilerimiz var

Çağrımız gür
Bilallerimiz var
Karanlıkla kavgamız
Yasirlerimiz var

Şu ezanlar ki susmayacak
Ezanlar bir güzel bir güzel
Kulağımıza ezan okunmuş bizim
Bir sevda var içimizde
Ağaçların bahara sevdası gibi
Karanlığa kavgamız
Kavgamız bir güzel bir güzel
Güneşin kavgası gibi

Kur`an ki Hakk`ın kitabı
Okuduk, öptük koyduk alnımıza

Ümmetin olduk
Ateş düşmüş içimize
Ümmetin olmak bir güzel bir güzel
Şükür vacip bize
Ödenir mi bu hak
Kutsal davanın garip olduğu yerde
Şehit olsak Yasir gibi

Eyvah ki eyvah eksilirse gönüllerde sevgin
Tarihler boyu
Sensin rahmetin solmayan gül
Eyvah ki eyvah güneşi görmezse gözler...

***

O gül rasul
Yer yüzüne rahmet inmiş onunla
Yıkılmış karanlığın surları onunla

O iki cihan güneşi
Adını öğrettiğinde annem
Küçük bir çocuktum henüz
Bir ışıktı içimde
Gül yüzü
Bir ışık vardı dudaklarımda
Adı dilimde
Bir güneş içimde şimdi
Candan öte
Bu bahçede tek gül yüzü
Ben bir dünya istedim
Onun güneşinde yıkansın
Arınsın bütün kirlerinden
Bir güzel bir güzel

Güzel ahlak verilmiş Ona
Rabbin terbiyecisi
Kur`an verilmiş Ona
Musa'nın asası verilmiş Ona
O güneşti karanlık yırtıldı
Karanlığımıza gönderildi güneş gibi
Öyle aydınlandı ki dünya
Artık kız çocukları diri diri gömülmüyor
Aydınlandı dünya bir güzel bir güzel

Gül yüzü gül gönüllere dolmuş
Bütün gözlerde özlem var
Bütün özler özledi onu
Bağrım oldu çöller gibi
Gülsün her gece bana
Bana gül rüyalar
Gül kokar yüzü
Gönlüme ay sözü...
Gökte ay sevinçli ay yüzünü gördüğü için
Güneşe sevdalı gönlüm
Onun acısı hiç diner mi
Asrın kuyularındayım...
Rüyalarda gül cemali
Rüyalar bir güzel bir güzel
Gül yüzünü görmezsem uykularımda
Çorak şu ömür

Hüzünlü şimdi feza
Feza bir güzel bir güzel
Güle gülmek yasaklandı diye
Bülbüllerin fiğanı var
Balçıkla sıvanan şimdi güneş
Ahir zaman mı ne
Sağımda-solumda gafiller
Bir zaman ki sis duman
Akıllar hasta
Vicdanlar hasta ...

Efendim güzellik denizi
Efendim sevgi denizi...
Gül yüzlü
Aşkına denk bir aşk verilmemiş hiç kimseye
Savaşı hep şirke
Güneşin kavgası gibi kavgası
Kavgası bir güzel bir güzel
Gönülden siler geceyi
Adı anılsın daim
Adı ışık versin daim'
Rahmet o alemlere
Ona sevdalanın yollar
Adı anılır yerde-gökte...
Aşk güneşidir efendim
İki cihan serveridir efendim
Susmadım vurulurken bir gülün boynu
Ona sevdası var güllerin
Güller bir güzel bir güzel
Adını şakımakta bülbüller...
Seherler yansın ahınla bülbül
Gül adı andıkça yan bülbül...

Ey Rahman ve Rahim olan
Gafletten uyandır bizi
Gül yüzlü efendimizin
Sevgisi ile yandır bizi...
Naçar yine insanlık
Kılavuzu o insanlığın

Dillerde daim olsun adı...
Teri gül kokulu rasulün
Hep gül koksun bize Mekke
Hira hep güneş olsun bize
Medine Nehir gibi aksın çölümüze
Bereketler aksın ömrümüze...
Duamız bu
Ey Rahman ve Rahim olan

Karanlık yine karanlık
Zulüm yine diri
Doğumuyla yıkılmıştı Kisraların sarayı
Sevgisiyle yık gönüllerde
Kapkaranlık kisraların sarayı

***

(DOĞUMU)

Aminenin yastığında çiçeği ...
Alemlere güneş olmuş Mekke
Gökler yıldız yıldız şimdi pervane
Işıkları bir güzel bir güzel
Yer gök hayran seyretmede güneşini
Yüzü bir güzel bir güzel

Aminenin yastığında çiçeği ...
Hoşgeldin diyor bütün varlık
Çok beklendin adı Ahmet olan bebek
Alemlere rahmet olan bebek...

Aminenin yastığında çiçeği ...
Ahir zaman nebisi
Allahın habibi...
Doğdun ey güneş
Gecelerden en nurlu bir gecede
O günden beri bana
Her gece bir güzel bir güzel
O doğdu diyor yaşlı bir yıldız
Gelecekti güneş gibi
Yer -gök hep bekledi onu...
Bu gelen bir güzel bir güzel
Doğdu diye sevinçli yer- gök
Yer- gök bir güzel bir güzel
Doğdu diye yıkıldı zulmün sarayı...
Güneş gibi doğdu aleme...
Her gece Beytullah sevinçli
Güller bülbüller sevinçli...
Hangi yıldız demiştir:
Abdülmuttalip sevin şimdi
Abdülmuttalip, kararan dünyanda ışık şimdi
Amine yastığında çiçeğin şimdi...
Karanlık titriyor güneş doğdu şimdi
Müjde verilsin Yusufa -Züleyhaya
Hz Adem dua etti andı onu
Hz. İbrahim dua etti bekledi onu...
O enbiya`nın müjdelediği nur
Hz İbrahim`in soyundan geldi
Soyu bir güzel bir güzel

Neden diyorum:
Anne mezarını baba mezarını
Göre göre büyüdü...

O gül yüzlü
Hira'nın Kucağında
Tefekküre dalışı
Bir güzel bir güzel
Hiranın kucağında
Gelmiş beklenen
Hira bir güzel bir güzel

Bir elime ayı
Bir elime güneşi
Verseniz dönmem yolumdan dedin
Bir dava emanet ettin bize efendim
Aşkın bir güzel bir güzel

Sen gülsün biz gül ümmetiz
Senin için yaratıldı bu saray
Mazlumu korudun ,yetimi sevdin
Yolun sevgi yolu
Neden diyorum
Uhut'ta kırıldı dişin
Yoluna diken döküldü...

Kavgan bir güzel bir güzel
Ey el 'emin,ey dürr-i yekta
Yüreğim yandı yüreğim yandı

Ey el 'emin,ey dürr-i yekta
Şimdi sana hasret var her bahar açan yaprakta
Mezarın Medine'de gül kokulu bir toprakta
Ebu bekir Ömer Osman Ali bir dağ...
Aşk peygamberisin
Ey gül rasul
Adını anarken dilim
Bir dua pınarı dilim

Ağlayan insanlık güldü
İnsanlığı boğmuştu karanlık fikirler
Elinden aktı nurlu nehirler
Ne karanlıktır geceler gelmeden sen
Güneşler diktin toprağına gönüllerin
Gül kokun gelsin
Yürünür ateşler üstüne
Adın Ahmet adın Mahmut gül hasretindeyiz
Gül hasret bir güzel bir güzel

Ey varlığın baş tacı
Ey kalplerin ilacı
Sevgin bir güzel
Sevgilerin paşası sevgin...
Veysel karani bir güzel bir güzel
Aşık oldu sana Veysel Karani
Veysel Karani buldu ab-ı hayatı...
Sordum gül kokunu
Sordum Veysel Karaniye
Gül kokun bir güzel bir güzel

***

(PEYGAMBERLİK )

Alemler selam dursun güneşine ayına...

Uyan Mekke uyan
Yeter bunca uyku
O kırk yaşında şimdi
Mekke uyanma vaktin şimdi
Hira mağarasında o
Gel ey beklenilen dost...

Olsun Hira gönlümüze güneş
Gönlümüz bir güzel bir güzel
Hayat tatlı
Ölüm tatlı şimdi...

***

(HİCRET)

Sevin Halime valide sevin
Akıyor Kucağına bereket pınarı..
Ay yıldız güneş ışık ışık akıyor

O hicret yolunda şimdi
Bekle Medine bekle güneşini
O hicret yolunda şimdi

Medine nurlu bir eldesin şimdi
Medine eşsizsin şimdi

Mekke toprağı gül kokulu
Firakına olmaz tahammül...

***

(VEDA)

Altmış üç yaş veda yaşı
Ağladı Mekkenin dağı taşı...
Ağla şimdi ey bulut
Ağla şimdi Medine ağla

Rüzğarlar mezarına koşup ağlıyor
Yorgun dizleri ağlıyor
Göremeyen gözler ağlasın
Diller ağlasın sözler ağlasın...

Altmış üç yaş göç yaşı
Evren hüzün elbisen olsun giyin kıyamete kadar...
Ölüm uzak olsun yerden gökten
İşte Fatıma hazır yerine ölmeye...
Fatıma dağ gibi bir sevgi ateşi

Altmış üç yıl bir bereketli bir bereketli...
Miracı bir güzel bir güzel...
Işık saçtı yüzü
Gül yüzü gönüllere şifa...

Ağla yer-gök hep ağla
Anam babam sana feda diyen ümmeti öksüz şimdi
Altmış üç yıl bir güzel bir güzel

Ümmeti nurdan nehir
Beytullah temiz bir kalp gibi...
Temiz bir havuz gibi mescitler yer yüzünde...
Ayaklarını öpmeyen kumları savursun deli rüzğarlar

Savaşı vardı şirke...
Savaşı bir güzel bir güzel
Gönlünde yok gece
Ona ümmet olanın
Ona ümmet olmak bir güzel bir güzel

Adını şakı yer-gök
Alemlere ay
Alemlere güneş o adı...
Gönüllerde özlemi ateş o nebinin...

Bütün gözlerde arayış var gül yüzü
Bütün özler özler onu
Sevgisi bir güzel bir güzel
Güneş onun aşkıyla yanmış

Sökülsün engellerin dişleri
Veysel olmuş gönüller
Hırkası bir güzel bir güzel

Ey gül yüz
Berrak bir nehir gibi
Ak rüyalarımıza her gece
Mü`minlere gül rüyalar Allah`ım...
O rüyalar bir güzel bir güzel

Altmış üç yıl bir kulluktu
Geceyle savaşan ay gibi o
Seccadesi bir güzel bir güzel

Gül bu naat
Gül
Gül

"Gül nebi sende gül görmeyen
Güneş görmeyen kör olsun..."
Gül sende cennet sende
Dünyamıza ahiretimize..

Ve

"Bu naat gül gül bahçesinde...
Gül olsun gül bahçesinde..."
Dünya durdukça

1.
Allahın buyruğu ile gül olur toprak...
Ve gül nebi gül olur...
Gül eder hamdi gönlünü o gül...
Gül eder Hamdi gönlünü o gül

Allah buyruğudur:
İsmail olana Zemzem verilsin
Musa olana asa
Bu yasa
Ve
Senli rüyalar ilaç gönlümdeki yasa
O rüyalar gül rüyalar ey gül yüzlü...
Veyseldir gönlümüz bizim...

Veysele gül yüzün bahardı bayramdı
Veysel bahar görmedi bayram görmedi bu dünyada...
Rüyalarımı güneş edensin güneşsin
Hayallerimi güneş edensin güneşsin...
Ömrümü güneş edensin güneşsin
Dünyamı güneş edensin güneşsin..
Kisranın sarayları karanlığın sarayları...
Sana ve seni seven gönlüme efendim...
Gül efendim gül efendim
Gül güneşim gül güneşim

ve

Ve bu şiir bitmez
Şiir değil gül
Bahçelerde gül bitmez

ve

Güldün mü cennet güler bize
Gül rüyalarda cennet bize...

Gül şu evrenin gönlü...
Gül gülü seven gönül
Gül nebi
Rahmet gül sende
Gül efendim
Güle hasretim şu dünya gurbetinde gül efendim
Güle bakışım gül
Aya yıldıza bakışım gül

Gül efendim
Gel efendim
Rüyalarıma
Gül efendim

Ben sizden değilim bayım
Gül efendim...

Bahçene girdim gül efendim
Bahçende güller derdim gül efendim..

Gül efendim
Gül efendim
Bu bahçe sana bülbül efendim
Bu gönül sana bülbül efendim

Çiçek olsam
Rengim senden
Gül efendim

Aşk bahçesinde
Gül efendim

Gül gül
Efendim gül
Dünya gurbetime

Ben eşeref-i mahlukatım...
Aşka kök atmış çınar gönlüm
Dünya gurbetinde gönlüm
Yıldız yıldız kırdım kabuğunu gönlümün
İçinde sultan gülün gül efendim
Gül paşam gül annem...dünya gurbetinde
Bahçemde gül sensin gül efendim...
Bu evren bahçe bahçenin toprağı gönül efendim
Gör gül gönüldedir evrenin sultanını
Bu evren bir gönül içinde gül efendim...
Bu evren bir gül için gül efendim...
Gül yiğidim gül annem gül paşam

Server-i nebisin sen

Sen geleceksin diye
Bahar verilmiş dünyaya
çiçek verilmiş su verilmiş...
Huzurlu uyku verilmiş...

Gökler bilmiş kıymetini
Allah senin için yaratmış cennetini
Koyun kuzusuna haram eder sütünü
Senin güzel tebessümün olmasaydı

Server-i nebisin sen
Güneş gibisin sen dünya gurbetine gönüllerin...
Dünya gurbetine gönüllerin gülsün bahçesin cennetsin
Yıldızlar geceye hediye
Gönüller tabibisin sen
Gönüllere bir cennet hediye...

Hamdi Oruç

2.

Gül naat

"Gül nebi sende gül görmeyen
Güneş görmeyen kör olsun..."

Ve

"Bu naat gül gül bahçesinde...
Gül olsun gül bahçesinde..."
Dünya durdukça

1.
Allahın buyruğu ile gül olur toprak...
Ve gül nebi gül olur...
Gül eder hamdi gönlünü o gül...
Gül eder Hamdi gönlünü o gül

Allah buyruğudur:
İsmail olana Zemzem verilsin
Musa olana asa
Bu yasa
Ve
Senli rüyalar ilaç gönlümdeki yasa
O rüyalar gül rüyalar ey gül yüzlü...
Veyseldir gönlümüz bizim...

Veysele gül yüzün bahardı bayramdı
Veysel bahar görmedi bayram görmedi bu dünyada...
Rüyalarımı güneş edensin güneşsin
Hayallerimi güneş edensin güneşsin...
Ömrümü güneş edensin güneşsin
Dünyamı güneş edensin güneşsin..
Kisranın sarayları karanlığın sarayları...
Sana ve seni seven gönlüme efendim...
Gül efendim gül efendim
Gül güneşim gül güneşim

Geceydi dünyada
Karanlığın sarayları boy verdi
Kar düştü,Sevdanın kanı dondu...

O Nebinin doğumu bir şafak,
O güneşti,yıkıldı karanlığın sarayları...

Doğumu şafak olan sevgili
Süt anneye verildi
Bembeyaz bir süt
Beyazdı papatyalar kadar...
Medine gül dudaklarla öptü Nebinin gül ayağını
Medine`de yıldız yıldız izleri...
İzleri bir güzel bir güzel

Sadrının kitabını açtı melek
Gökler bir kitap gibi okundu...
Gökler bir güzel bir güzel

Hira dağında
Güneşe tutulan ayna...

İlk ayetleri okudu nebi
Yağmur sessizliğiyle
Kur`an geldi ayet ayet
Tevbe temizlik nur beyazlık denizi çöle...
Çölde sevda pınarı
Bu pınar bir güzel bir güzel
Rabbinin adıyla okudu Nebi
Kurtuluşa hamileydi cihan
Bütün gönüllere gül sergisi

Örtülere büründü Nebi
Haticenin örttüğü teselli bulutu...

Ömer kükredi gök gibi
Hoş geldin beklenen er...koca Ömer...
Ziyaret edildi Beytullah
Kırk yıldız secde etti gibi
Yıldızlar bir güzel bir güzel

Ebu Cehil getiremedi şehadet
Ebu Cehilin dilinde diken
Ebu lehedin kurusun eli dili...

Hayata nurdan elbise giydirdi
O büyük Peygamber
O nur bir güzel bir güzel
Miracta ümmetim dedi Nebi
Ümmeti öz çocukları
Ebu Bekir sıddık
Ebu Bekrin gözlerinde güneş...

Altmış üç yıl ömrü Nebinin
Altmış üç güneş göğsümüzde

Vahyin rahmetine karşı çıktılar
Çiçek büyümedi ömürlerinde
Baş ezdi ellerindeki taş
Yıkanır taş gözler döker yaş
Öksüz çiçekler bir güzel bir güzel

İşkenceler edildi Nebiye
O sevdasıyla gül gördü işkenceyi
Güneşini gördü sevdanın
Elime güneşi verseler
Dönmem sevdamdan` dedi
Gül kavgamdan dedi...

Üç yıllık muhasara
Küfrün karanlık kilidi
Çürüdü yıldızların ışığında

İki dostun ölümü
Eylülün işaretleri
İki dostun ölümü
İki kar tanesi

Hicret etti Nebi
Devlete ilk adım
Şafakta ilk ışık

Hicret emri geldi
Yıldızlar kaydı Medineye
Yollar bir güzel bir güzel
Medine, nur üstüne nur geldi

Hicret yolunda Nebi
Müşrikler oyun kurdu
Ne zaman ışığa karanlık karşı durdu
Süreka küfrün oku
Saplandı kumlardan sipere
Kumlar yer yüzünde yıldızlar gibi

Ay doğdu Medineliler dedi:
Geceye vuruldu yumruk
Gönlünde en nurlu buyruk...
Her an yeni bir gömlek
Gece soyunur vahşi elbiselerini
Her gün ayrı kıtada

Hoş geldin dediler
Yüzlerinde nur ellerinde nur
Şirke engel şirke sur...
Ateş gibiydi çöller
Deve çöktü kutlu yere
Gülistana dönüştü
Bilal ilk müezzin
Bilal su veriyor Medineye

Gazveler yapıldı küfürle
Karanlık öldü
Ağıtı söylenmemiş tek ölü o

Mekke feth edildi,bir denizdi Mekke
Allaha şükredildi,şükür kulluk
Ümmeti Muhammet bir büyük deniz

Uhutta kırılan diş
Papatya
O bahar habercisi
Hamza yoluna baş koydum
Hamza dağ oldun gözümüzde...
Hamzalar bir güzel bir güzel
Medineye gelen senin şimdi gönüllere gel...
Ellere dillere gel...

2.
Bülbül figansız olmaz.Aşkın "A"sında bir bülbülüm
Sen gülsün...güzelsin nurlu elsin gül yaprağı sözlerin...

Güldün gönüllerimizin toprağında...
Hz. ademin duasında nur olan sevgili
Hz. İsmailin boğazındaki bıçağa sur olan sevgili
Yere - göğe fer olan sevgili
Anam-babam feda olsun sana
Adın Ahmet idi incilde...
İki cihan güneşisin efendim
Tarihler boyu
Sensin rahmetin solmayan gülü ...

İki cihan güneşisin efendim
Akıyor gönlüm güzel Mekke’ye
Doğduğun yer diye
Mekke bir güzel bir güzel

Öpüyor rüzgâr Medine`nin taşını, toprağını
Gül ayaklar değdi Medineye
Medine bir güzel bir güzel
Secdelerde alnını arıyor rüzgâr
Deven düldül nereye diz çöktü?
Uhut`ta esiyor mecnun gibi bir rüzgâr ...
...
İki cihan güneşisin efendim
Hasretinle yanmış Uhut
Dün yandığı gibi
Yolunu gözlüyor Bedir
Taşların, ağaçların düşü
Dile gelmek
Adını anmak yine...
Adında bahar gönlün toprağına
Dalına yaprağına o çınarın..

Dün
Bila`lin vardı
Çağrının bülbülü
Ebubekr`in, Ömer`in, Osman`ın vardı
Ali`n vardı
İlim sarayının dört kapısı
Kapındaydı Ali
Kapındaydı Hamza
Hamza ki Allah`ın çekilmiş kılıcı...
Bu gün yine ümmetinin yiğitleri var Hamzalar var
Kapın bir güzel bir güzel
İki cihan güneşisin efendim
....

Dün Uhut derdi ki:
-Askeriyle gelse Nebi...
Ah
Uhut ağlıyordu Hamza`yı görünce
Hamza kırık karanfil yerde
Hamza bir güzel bir güzel...
İki cihan güneşisin efendim

Geldin dün
Geldin nur geldi...
Köleler sevindi
Güneş başka güneş gökte
Ay başka ay
Ay bir güzel bir güzel
Ay karanlığı dağıtan el...
Ayna gibi kırıldı işaretinle ay
İki cihan güneşisin efendim

O gün görünce o orduyu
Selâma durdu Bedir
Bedir bir güzel bir güzel
Kıyamete kadar küfre tokat Bedir
Cennete uçuran kanat Bedir
Hendek küfre hendek...
Kıyamete dek
Essin o rüzğar kazılsın küfre hendek...
İki cihan güneşisin efendim

Dün Beytullah bekliyordu
Bekliyordu bir güzel bir güzel
Mekke, Mekke olalı
Hiç böyle gamlı olmadı
Ah Beytullah
Halin içler acısı...
Dünyaya nur saçmış Beytullah...
Allah var Allah...
İki cihan güneşisin efendim
....

İki cihan güneşisin efendim
Evren kadar büyüktü ordun
Bulutlar şemsiyen oldu
Örümcekler ağ örme ustası
Güvercinler geldi uçup
Kör etmek için küfrün gözünü
Dünyaya nur saçar sevr mağarası...
....

Vahiy gelmişti
Bir o gün mutluydu Hira
Hira hiç böyle sevinmedi
Oku diye çınladı toprak
Okumak için huzura koştu
Taş toprak
Ağaç yaprak...
Hira kaya kaya küfrün yolunda
Hira bir dağ gönül
Dağdır aşkı bilen gönül
Kavrulmuş taşları bile
Aşkın çölünde
Hira bir güzel bir güzel

Bulutlar dağların başında taç
Güneşi ilk dağlar görür
Ay dağların avuçlarında çiçek
Ay yiğittir tarihimde öbek öbek...
İki cihan güneşisin efendim
Dağ gibi gönüllerinde ümmetin Ebubekir, Ömer, Osman, Ali ...

Pınarlar dağların gözyaşı
Ağaçlar göklere özlemleri
Ağaçlar bir güzel bir güzel
Dağlar hürlüğün zirvesinde
Zikir akar ırmaklardan
Etrafında ağlar rüzgâr
Nasıl ağlamasın rüzğar...
Kuşları dayanıklı dağların
Gönlümün kışı dağların pençesinde can verdi

Selam onlara
En kaygan zamanda
Depremlerde
Gönüllerimizi sıkı tutan dağlara
Sevgileri bizde dağ olanlara
Gönüllerimize üzümlü bağ olanlara
Sevgi dağları bir güzel bir güzel
Aşkın çölünde kum taneciği gibi gönlüm

İki cihan güneşisin efendim
Yok oldu eneler birlikte
Denizler gibi camilerimiz var

Çağrımız gür
Bilallerimiz var
Karanlıkla kavgamız
Güneş sönse sönmeyecek davamız var...
Yasirlerimiz var

Şu ezanlar ki susmayacak
Ezanlar bir güzel bir güzel
Kulağımıza ezan okunmuş bizim
Bir sevda var içimizde
Ağaçların bahara sevdası gibi
Karanlığa kavgamız
Kavgamız bir güzel bir güzel
Güneşin kavgası gibi
Tepemizde güneş gibi...

Kur`an ki Hakk`ın kitabı
Okuduk, öptük koyduk alnımıza
Ateş düşmüş içimize
Gönlümüze yok karanlık güneş düşmüş içimize

İki cihan güneşisin efendim
Ümmetin olduk
Ümmetin olmak bir güzel bir güzel
Şükür vacip bize
Ödenir mi bu hak
Kutsal davanın garip olduğu yerde
Şehit olsak Yasir gibi

Eyvah ki eyvah eksilirse gönüllerde sevgin
Tarihler boyu
Sensin rahmetin solmayan gülü
Eyvah ki eyvah güneşi görmezse gözler...

3.
Aşkın"A"sında bir bülbülüm
Aşkın "elif-Basında"elifim ben...

O gül rasul , O gül rasul…
Çöle çöl deme onunla gül...
Yıldız oldu geceye özler
Nurlu gözler onu özler...
O gül rasul , O gül rasul…
Yandı gönlüm gül hasret ile
Bakarken yanar gönlüm
Yerleri- gökleri sevdim

Yerler- gökler müştak gül rasule
Yerler gökler bir güzel bir güzel
Yıldızların gönüllerinde gül hasret
Çiçeklerin gönlünde gül hasret...

Gönlünde ateş gibi bir gül hasreti baharın
Çiçekli dallarda gül hasret
Çiçekli dallar ağlatır beni
Dallar bir güzel bir güzel
Dillenince çocukları sevdim
Çocuklar çiçekli dallar gibi
Dillerde adı gül rasulün
Dillerde bal tat
Diller bir güzel bir güzel
Diller bal peteği...

O gül rasul , O gül rasul…
Mirac geceleri ağlatır beni
Miraç nasip oldu
Selam verdi
Yüce Allah
Melekler hayran o sevgiliye ...
Yedi kattır gökleri sevdim
Çöle çöl deme gül ...de.

O gül rasul , O gül rasul…
Yandı gönlüm gül hasret ile
Gül hasret bir güzel bir güzel
Ben ay çiçeklerini sevdim
Ay çiçekleri gönülleri ümmetin
Ay çiçekleri ağlatır beni
Ay çiçekleri güneş aşığı..
Ay çiçekleri gördüm yıldızlar sayısınca
Yönlerini dönmüşler güneş mezara

O gül rasul , O gül rasul…
Ben uçurumlara bakarken yandım
Sarmaşık çiçekleri gibi uçurumlarda gönülleri ümmetin
Uçurumlarda sarmaşıklar
Ben sarmaşıkları sevdim
Sarmaşıklar bir güzel bir güzel
Sarmaşık çiçekleri uçurumlarda
Arıyorlar güneş mezarı
Aşıklar gibi sarmaşıklar...

Yanar gönlüm gül hasret ile geceleri
Ben geceleri sevdim
Yıldızlar ne güzel
Yıldızlar göklerde şen
Yıldızların gözleri indi
Mezarına gül rasul’ün ...

O gül rasul O gül rasul
Yaksın beni bu gül hasret...

4.
Sen Muhammedsin ben Hamdi övmek için yaratılmışım seni...
Gül yüzlü efendim
Elif duruşlu efendim...

Yer yüzüne rahmet inmiş
Can Muhammet seninle
Yıkılmış karanlığın surları
Nur Muhammet seninle...
Gül yüzü bir güzel bir güzel

Ey iki cihan güneşi
Adını öğrettiğinde annem
Küçük bir çocuktum henüz
Bir ışıktın içimde
Gül yüzünle
Bir ışık vardı dudaklarımda
Adın dilimde
Bir güneşsin içimde şimdi
Candan öte
Bu bahçede bir gül senin yüzün
Ben bir dünya istedim
Senin güneşinde yıkansın
Arınsın bütün kirlerinden
Bir güzel bir güzel

Güzel ahlak verilmiş sana
Rabbin terbiyecin
Kur`an verilmiş sana
Musa’nın asası verilmiş sana
Sen güneştin karanlık yırtıldı
Karanlığımıza gönderildin güneş gibi
Öyle aydınlandı ki dünya
Artık kız çocukları diri diri gömülmüyor
Aydınlandı dünya bir güzel bir güzel

Ey gül yüzü gül gönüllere dolan
Bütün gözlerde özlem var
Bütün özler özledi seni
Bağrım oldu çöller gibi
Gülsün her gece
Mü’minlere gül rüyalar
Gökte ay sevinçli ay yüzünü gördüğü için
Gül yüzünü görseydim en büyük sultanlık bana...
Gül yüzün en büyük sultanlık insana...
Bana gül kokar yüzün
Gönlüme ay sözün...
Güneşe sevdalı gönlüm
Onun acısı hiç diner mi
Asrın kuyularında...
Rüyalarda gül cemalin
Rüyalar bir güzel bir güzel
Gül yüzünü görmezsem uykularımda
Çorak şu ömür

Hüzünlü şimdi feza
Feza bir güzel bir güzel
Güle gülmek yasaklandı diye
Bülbüllerin fiğanı var
Balçıkla sıvanan şimdi güneş
Gün günü aratıyor efendim
Ahir zaman mı ne
Sağımda-solumda gafiller
Bir zamandayım sis duman
Firavunlaştı zaman
Akıllar hasta
Vicdanlar hasta efendim

Gül yüzlü efendim
Savaşın şirke
Güneşin kavgası gibi kavgan
Gönülden silerdi geceyi
Adın ışık verirdi daim…
Rahmet oldun aleme
Denizler göller gibi
Sana sevdalı yollar
Adı anılan yerde-gökte...
Aşk güneşi efendim
İki cihan serveri efendim
Susmadım vurulurken bir gülün boynu
Gül yüzlü efendim
Sana sevdası var güllerin
Güller bir güzel bir güzel
Adını şakımakta bülbüller...
Gül yüzü özlenen efendim
Seherlerde namaz kıldım
Adını andım...

Ey Rahman ve Rahim olan
Gafletten uyandır bizi
Gül yüzlü efendimizin
Sevgisi ile yandır bizi...
Naçar yine insanlık
Kılavuzu o insanlığın

Dillerde daim olsun adı...
Teri gül kokulu rasulün
Hep gül koksun bize Mekke
Hira hep güneş olsun bize
Medine Nehir gibi aksın çölümüze
Bereketler aksın ömrümüze...
Duamız bu
Ey Rahman ve Rahim olan

Karanlık yine karanlık
Zulüm yine diri
Karanlık iri...
Doğumuyla yıkılmıştı Kisraların sarayı
Sevgisiyle yık gönüllerde
Kapkaranlık kisraların sarayı

5.
Aşkın"A"sındayım ilk tanışmasındayım tevbelerin…
Güzelliklerin sevgilerin
İlk baharındayım ilmin Hiranın…

İlmin dağıdır Hira
Hira’nın Kucağındasın efendim
Gül yüzlü efendim
Anne mezarını baba mezarını
Göre göre büyüdü
Büyüdü bir güzel bir güzel

Bir güzel bir güzel
Tefekküre dalışı
Hiranın kucağında
Gelmiş beklenen arkadaş
Arkadaşı bir güzel bir güzel

Bir elime ayı
Bir elime güneşi
Verseniz dönmem yolumdan dedi
Bir dava emanet etti bize
Aşkı bir güzel bir güzel

"Hüzün yılları" yaşıyoruz onsuz...
Onun ümmetiyiz gül ümmetiz
Onun için yaratıldı bu saray
Güneş yıldız ay...
Bu saray bir güzel bir güzel…

Boynu büküldü ümmetlerinin...
Mazlumu korudu ,yetimi sevdi
Onun bir yolu var sevgi yolu
Sevgi yolu bir güzel bir güzel

Uhut’ta kırıldı dişi
Yoluna diken döküldü
Yüreğim yanıyor efendim
Yüreğim bir güzel bir güzel
Yüreğim Nuha gemi Musaya asa...
İslama el...

O el–emin,o dürr-i yekta
Mezarı Medine’de gül kokulu bir toprakta
Ona hasreti var çağımızın her bahar açan yaprakta
Şimdi toprak bir güzel bir güzel

O aşk peygamberi
O gül rasul
Sevgisi evrene yayılmış
Evren bir güzel bir güzel…

Adını anarken dilim
Bir dua pınarı dilim
Dünya şimdi
Bir güzel bir güzel

İnsanlığı boğmuştu karanlık fikirler
Ağlayan insanlık onunla güldü
Ne karanlıktı geceler
O gül rasul
O başımızın tacı
O kalplerin ilacı
Gül kokusu bir dem gelse
Yürünür ateşler üstüne
Adı Ahmet adı Mahmut gül hasretindeyiz
Gül hasret bir güzel bir güzel

O gül kokulu
Aşık oldu ona Veysel Karani
Veysel Karani buldu ab-ı hayatı
Veysel karani bir güzel bir güzel

6.
"Aşkın"asındayı gül okulundayım gül aydınlığında...
Gül kokulusun
Medinede gül mezarın
Medineye savursalar beni tozlar gibi
Savrulmak bir güzel bir güzel
Alemlere rahmet olarak geldin
Yoluna diken döküldü

Elimi şakağıma koyup günlerce
Tarihi çeviririm yaprak yaprak
Tarih seninle bahçe gül toprak
O gül çağda yetim hiç ağlamadı
O çağ bir güzel bir güzel
Köleler hiç sevinmedi böyle
Gökte kuşlar sevinçli
Yerde güller sevinçli
Yetime yoksula kanat geren
Zulmü söndürensin
Nefsine yapılmasını istemediğin şey yapılmaz başkasına
Güzelliklerle geldin
Kainatın efendisi efendim...

Gelişi bir güzel bir güzel
Ebu bekirlerin ,Ömerlerin
Osmanların Alilerin var
Hamza hazır yoluna kurban olmaya
Sonsuz rahmetsin efendim

Ömer geliyor denilmişti
Telaşlanmıştı ümmetin
Ömer gelmişti
Güneş görmüştü Ömer
Ömer bir güzel bir güzel
Bir yıldız olmuştu Ömer
İzinde ömerler...
Alemlere rahmetsin efendim

Düşmanların geliyordu sevr mağarasına
Düşmanların gelmişti
Örümcekler ördüler ağı ayaklarına
Yeri-göğü doldurur askerlerin
Askerlerin bir güzel bir güzel
Sonsuz rahmetsin efendim

Geldin
Çöller gülüstan oldu
Haktan alıp gücünü yağdın çöller üstüne
Yağdın güller üstüne
En katı kalpler üstüne
Yine rahmete muhtacız efendim
Sonsuz rahmetsin efendim

Alemlere rahmet olan efendim
İki cihanın güneşi efendim
Yastığa başımı koyunca dilim dua pınarı
Dilim bir güzel bir güzel
Gül yüzün için bir dua pınarı dilim...

Esirgenmesin gül yüzün efendim
Sonsuz rahmetsin efendim
Medinede gül mezarın
Medineye savursalar beni tozlar gibi
Alemlere rahmet olarak geldin
Yoluna diken döküldü

Elimi şakağıma koyup günlerce
Tarihi çeviririm yaprak yaprak
O gül çağda yetim hiç ağlamadı
Köleler hiç sevinmedi böyle
Gökte kuşlar sevinçli
Yerde güller sevinçli
Yetime yoksula kanat geren
Zulmü söndürensin
Nefsine yapılmasını istemediğin şeyi yapma başkasına buyuran
Kainatın efendisi efendim.

Ebu bekirlerin ,Ömerlerin oldu
Osmanların Alilerin
Sonsuz rahmet

Ömer geliyor denilmişti
Er geliyor
Telaşlanmıştı ümmetin
Ömer gelmişti
Güneş görmüştü Ömer
Bir yıldız olmuştu Ömer
İzinde ömerler...
Alemlere rahmetsin efendim

Düşmanların geliyordu sevr mağarasına
Düşmanların gelmişti
Örümcekler ördüler ağı ayaklarına
Yeri-göğü doldurur askerlerin
Sonsuz rahmetsin efendim

7.
Aşkın"A"sındayım gönlümde güneş Hira
Hira ışığın denizi...

Yıllar yılı
Bir damla su gönlüm seni arayan ey sevgili
Dere dere , nehir nehir
Deniz deniz

Yıllar yılı
Bir harf gönlüm
Adını arayan
Hece hece

Yıllar yılı
Bir rüzğar gönlüm
Ayak izlerini öpen
Cami cami
Türbe türbe

Yıllar yılı
Yıldız yıldız
Güneş güneş gönlümün aradığı sensin

Nasip oldu
Ziyaret ettim kabrini efendim
Aktı gözümden yaş
Zaman geçiyor mu duruyor mu
Zaman bir güzel bir güzel

Nasip oldu varmak Uhuda
Sitem ettim Uhuda
Kırıldı dişin diye
Uhut ağladı efendim
Uhut bir güzel bir güzel

Ramazanlar kur`an ayı
Ramazanlar senin diye
On bir ay
Arıyorum ramazanları
Topluca getirilen salavatları
Gecenin karanlığını nura döndüren
Hep bir ağızdan söylenirken adın efendim
Dünya bir güzel bir güzel

Alemlere rahmet olan efendim
İki cihanın güneşi efendim
Yastığa başımı koyunca dilim dua pınarı
Gül yüzün için bir dua pınarı...
Esirgenmesin gül yüzün efendim
Sonsuz rahmetsin efendim

8.
Aşkın"A"sı gönüllere doğuşun
Sen aşkdan doğdun efendim..
Beklendin yıllar yılı
Baharlar geldi sen gelmedin..

Aminenin yastığında çiçeği şimdi...
Alemlere güneş şimdi
Alemlere bir yıldız şimdi Mekke
Işıklar saçıyor evrene
Işıkları bir güzel bir güzel
Melekler pervane olmuşlar
Yer gök hayran seyretmede güneşini şimdi
Alemler aşık ona
Yüzü bir güzel bir güzel

Aminenin yastığında çiçeği şimdi...
Hoşgeldin diyor bütün varlık
Çok beklendin adı Ahmet olan bebek
Alemlere rahmet olan bebek...

Ahir zaman nebisi
Allahın habibi...
Doğdu güneş gibi
Gecelerden en nurlu bir gece
Bu gece bir güzel bir güzel

O doğdu diyor bir yıldız
Gelecekti güneş gibi
Yer -gök hep bekledi onu...
Bu gelen bir güzel bir güzel

Doğdu güneş gibi
Doğdu diye sevinçli yer- gök
Yer- gök bir güzel bir güzel
Doğdu diye yıkıldı zulmün sarayı...
Güneş gibi doğdu aleme...
Beytullah sevinçli
Güller bülbüller sevinçli...

Abdülmuttalip sevin şimdi
Abdülmuttalip, kararan dünyanda ışık şimdi
Amine yastığında çiçeğin şimdi...
Karanlık titriyor güneş doğdu

O Halimenin ocağına bereket pınarı..
Ay yıldız güneş ışık ışık olsun
Müjde verilsin Yusufa -Züleyhaya
Hz Adem dua etti andı onu
Hz. İbrahim dua etti bekledi onu...
O enbiya`nın müjdelediği nur
Göklerin şirke koyduğu engel sur...
Hz İbrahim`in soyundan geldi
Soyu bir güzel bir güzel

Uyan Mekke uyan
O kırk yaşında şimdi
Mekke uyanma vakti şimdi
Hira mağarasında o
Gel beklenilen dost

Oldun Hira gönlümüze güneş
Gönlümüz bir güzel bir güzel
Hayat tatlı
Ölüm tatlı şimdi...

Yan Mekke yan
O hicret yolunda şimdi
Bekler Medine bekler güneşini
O hicret yolunda şimdi
O ufuktan doğuyor şimdi...

Medine nurlu bir elde şimdi
Mekke gönülde şimdi
Mekke güneşsiz şimdi
Medine eşsiz şimdi
Mekke toprağın gül kokulu
Firakına olmaz tahammül
Mekke gönüldesin
Vuslat gününü iple çek Mekke
Düğününü iple çek Mekke
Bayramını iple çek Mekke
Bekler Mekke bekler güneşinin gelmesini
Kırılacak zincirleri...

Ağla Medine ağla
Ağla Mekke ağla
O altmış üç yaşında şimdi...
Ağla onu gölgeleyen bulut

Altmış üç yaş veda yaşı
Evren hüzün elbisesi giymiş...
Ölüm uzak olsun yerden gökten
Fatıma hazır yerine ölmeye...
Fatıma dağ gibi bir sevgi ateşi

Altmış üç yıl bir bereketli bir bereketli...
Aşk doluydu özü...
Miracı bir güzel bir güzel...
Işık saçtı yüzü
Gül yüzü gönüllere oldu şifa...

Ağla yer-gök
Anam babam sana feda diyen ümmeti öksüz şimdi
Altmış üç yıl bir güzel bir güzel
İki ip bıraktı bize
İki nur bıraktı bize

Ümmeti nurdan nehir
Beytullah temiz bir kalp gibi...
Temiz bir havuz gibi mescitler...
Ayaklarını öpmeyen kumları savursun deli rüzğarlar

Savaşı vardı şirke...
Savaşı bir güzel bir güzel
Gönlünde yok gece
Ona ümmet olanın
Ona ümmet olmak bir güzel bir güzel

Adını şakı yer-gök
Alemlere ay
Alemlere güneş adı...
Gönüllerde özlemi ateş olmuş o nebinin...

Bütün gözlerde özlemi gül yüzün
Bütün özler özler onu
Zaman onu bekliyor yine
Sevgisi bir güzel bir güzel
Güneş onun aşkıyla yanmış

Sökülsün engellerin dişleri
Veysel olmuş gönüller
Hırkası bir güzel bir güzel

Ey gül yüzlü
Berrak bir nehir gibi
Ak rüyalarımıza her gece
Mü`minlere gül o rüyalar...
O rüyalar bir güzel bir güzel

Altmış üç yıl bir kulluk
Geceyle savaşan ay gibi
Seccadesi bir güzel bir güzel

9.
Şimdi çağ öksüz gönlüm öksüz...
Öksüz değilsin
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Şimdi
Sensiz bu alem öksüz...
Alemlere Ahmetsin...

Can geldi rahmete can geldi gelişiyle...
Alemlere rahmet olan efendim
İki cihanın güneşi efendim
Yastığa başımı koyunca dilim dua pınarı
Gül yüzün için bir dua pınarı...
Esirgenmesin gül yüzün efendim
Sonsuz rahmetsin efendim

Can geldi sevgiyee can geldi gelişiyle...
Yine öksüz insanlık
Yalnızım...
Unutulmuşsun
Zaman Firavunlu zaman...
Firavunlu zaman
Zaman öksüz...

Can geldi ışığa can geldi gelişiyle...
Öksüz değilsin
Adı güzel kendi güzel Muhammet...
Şimdi öksüz bu alem
Ağaç toprak taş öksüz...

Can geldi şefkate can geldi gelişiyle...
Kabeye yönelirim beş vakit
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Öksüz...
Yine öksüz insanlık...
Güneş oksüz yıldız öksüz...

Can geldi Hiraya can geldi gelişiyle...
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Güneşi bu alemin
Gül rüyalarda arar o güneşi güneş

Can geldi çöl gönüllere can geldi gelişinle...
Öksüz doğmuştun
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Öksüzlüğümüz yine doğdu neredesin...

Yüzün güzel özün güzel
Kavuşmuştu güneş-ay sana
Şimdi
Yerde-gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel
Bal bayram bu...
Öksüz değildi bu alem bu dünya sen öksüzdün...
Firavun asırlar yaşandı...

Doğdu gönlüm
Aşkınla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammed
Öksüzdü gönüller
Çiçek eller
Papatya diller...

Gelişiyle can geldi Veysele can geldi
Çiçeklere güllere
Ağaçlara dallara...
Bir veyseli de ben oldum gül peygamberin...
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Öksüzdün
Allahın habibi peygamber o gül
Adı güzel kendi güzel Muhammet
Yine öksüz
Asrım Firavunlaşmış...

Gül rüyalar Allahım bana
Bal rüyalar Allahım bana
Adı güzel kendi güzel Muhammed
Yine öksüz

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Yine bayram

Yıllar yılı
Bir damla suyum onu arayan
Dere dere, nehir nehir
Deniz deniz

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Yıllar yılı
Bir harfim
Adını arayan
Hece hece
Adı güzel kendi güzel Muhammet o
Kainatın gıptayla baktığı gül o
Yaksın hasreti etsin beni kül...
O en güzel gül o en güzel gül
Adı gül özü gül közü gül...

Gül rüyalar Allahım bana
Bal rüyalar Allahım bana

Gelişiyle can geldi kekeme dillere...
Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bal bu bayram

Yıllar yılı
Bir rüzgârım
Ayak izlerini öpen
Cami cami
Türbe türbe

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Yıllar aşık ona
Yollar aşık ona

Yıllar yılı
Yıldız yıldız
Güneş güneş aradığım o
Bütün güneşler gül bana
Can geldi yıldızlara can geldi gelişiyle...
Yıldızlar uzatmış el bana
Kevserinde nur bana
Adı güzel kendi güzel Muhammet o
Yine öksüz o...

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bal bu bayram
Yollar aşık ona

Nasip oldu
Ziyaret ettim kabrini efendim
Aktı gözümden yaş
Zaman geçiyor mu duruyor mu
Zaman bir güzel bir güzel
Zaman gül
Yanan gül

Adı güzel kendi güzel Muhammet
Yine insanlık öksüz
Ve şu köksüz karanlık
Yine ensemizde...

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Nasip oldu varmak Uhud’a
Sitem ettim Uhud’a
Kırıldı dişi diye
Uhud ağlıyor efendim
Uhud bir güzel bir güzel gül
Uhutta ağlanır
Yaksın aşkı etsin beni gül
Aşkınla dillendi bu kekeme bülbül
Şu ahir zamana o güneş o gül

Ramazanlar Kur’an ayı
Ramazanlar onun diye
On bir ay
Arıyorum ramazanları
Topluca getirilen salavatları
Gecenin karanlığını nura döndüren
Hep bir ağızdan söylenirken adı efendimin
Dünya bir güzel bir güzel gül

Adı güzel kendi güzel Muhammet o
Yaksın aşkı etsin beni gül
Aşkınla dillendi bu kekeme bülbül

Onu anıyor şimdi
Dünya gül
Yerler gökler gül...
Yerler gökler dil...
Yerler gökler kül...
Yine güneş öksüz ay öksüz gönlüm öksüz
Rüyalarım öksüz...

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç

Ey mavi seher gel beni de kavuştur gülüme...
Diriliş dedim davasında ölüme...
Hasretiyle yanayım olayım kül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Can geldi sevince aşka can geldi sevgiye can geldi gelişiyle

Gül rasul, gül rasul o…
Yandı gönlüm gül hasret ile
Bakarken yanar gönlüm
Yerleri- gökleri sevdim
Aşkında yerler gökler onun
Yerler gökler bir güzel bir güzel
Yerler gül
Yerler dil...
Adı güzel kendi güzel muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Ya Şafi deva ver bu gönlün derdine
Adı güzel kendi güzel Muhammed o
Aşkında yerler gökler
Bir seher beni de kavuştur o en paşa gülüme
Yine riyalarım öksüz güneş öksüz...

Yerler- gökler müştak ona o gül rasul
Yıldızların gönüllerinde gül hasret
Çiçeklerin gönlünde gül hasret...
Aşkıyla dillensin bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç

Gönlünde ateş gibi bir gül hasret baharın
Çiçekli dallarda gül hasret
Çiçekli dallar ağlatır beni
Dallar bir güzel bir güzel
Dillenince çocukları sevdim
Çocuklar çiçekli dallar gibi
Dillerde hep adı o gül rasul
Dillerde bal tat
Diller bir güzel bir güzel
Diller şimdi bal peteği...
Bütün dillerde gül adı

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Gül rasul, o gül rasul…
Mirac geceleri ağlatır beni
Miraç nasip oldu
Selam verdi
Yüce Allah
Melekler hayran ona o sevgiliye...
Can geldi güneşe gelişiyle...
Çöle can geldi güle can geldi...Hak yola can geldi
Yedi kattır gökleri sevdim
Gökler gül
Gökler dil
Gökler kül...

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bal bu bayram
Rüyam öksüz değil güneş öksüz değil ay öksüz değil insanlık öksüz değil

Gül rasul, gül rasul o…
Yandı gönlüm gül hasret ile
Gül hasret bir güzel bir güzel gül
Ben ay çiçeklerini sevdim
Ay çiçekleri gönülleri gibi ümmetin
Ay çiçekleri ağlatır beni
Ay çiçekleri güneş aşığı..
Gönlüm can Ahmedin aşığı...
Ay çiçekleri gördüm yıldızlar sayısınca
Yönlerini dönmüşler hep güneş mezara
Ay çiçekleri yazmış şiirlerini

Aşkınla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammed
Şimdi
Yerde -gökte sevinç

Adı güzel kendi güzel Muhammet
Yine öksüz
Gülemez gönlüm o öksüz...

Gül rasul, gül rasul…
Gül peygamber gül peygamber
Ben uçurumlara bakarken yandım
Sarmaşık çiçekleri gibi uçurumlarda gönülleri ümmetin
Uçurumlarda sarmaşıklar
Ben sarmaşıkları sevdim
Sarmaşıklar bir güzel bir güzel
Sarmaşık çiçekleri uçurumlarda
Arıyorlar, tek güneş mezarını
Toprak yazmış ay çiçekleri yazmış şiirlerini
Adı güzel kendi güzel Muhammetsin
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Aşkıyla dillendi bu kekeme bülbül
Adı güzel kendi güzel Muhammed
Bende neden bu köksüz karanlık

Yanar gönlüm gül hasret ile geceleri
Geceler öldü gündüzlere can geldi gelişiyle
Adı güzel kendi güzel Muhammedin...
Ben geceleri sevdim
Yıldızlar ne güzel
Yıldızlar göklerde şen
Yıldızların gözleri indi
Mezarına o gül rasul...
Yıldızlar yazıyor ona şiirlerini
Adı güzel kendi güzel Muhammedin

Gül rasul gül rasul o
Yanmış gül hasret ile gül...
Gül hasret ile yanmış gönül
Medine onu görmüş gül olmuş...
Güller yazmış ona şiirlerini
Ateşler yazmış ona şiirlerini

Adı güzel kendi güzel Muhammet
Şimdi
Yerde -gökte sevinç
Bu sevinç bir güzel bir güzel
Bir bayram bu bir güzel bir güzel

Ah yine o öksüz...
Aşkıyla dillenmiştir kekeme bülbüller
Adı güzel kendi güzel Muhammedin
Can kattı gönlüme can muhammedin gelişi

Baktıkça bakarsın o güneşe
Pervane olur dalarsın ateşe
Kül olmam için gelişi
Gül olmam için gelişi
Hangi güneşte var gelişi
Gönle can kattı can Muhammedin gelişi...
Yağmurda yok güç o yıkar kirlerimi
Dünyama en kıymetli gül gülüşü
Ona Kur'an verildi
Yoluna gökler serildi

Kül olmam için kıyamlı duruşu
Gül dertler aşık bana
Güller aşkında
Adı verir bal tat
Adı güzel kendi güzel Muhammedin

Tavaftadır ebabiller kabeyi
Kabenin etrafında Ebabiller döner
Ay döner
Mü'minler nefsini yener
Gül savaşlarda mü'minlerledir melekler
Gökte yağmur gibi askerler Kabe için
Aşkın yolu yolu
Aşıklar süsler o yolu
Bilaller can feda demiş
Canım feda olsun
Adı güzel kendi güzel Muhammed yoluna

Yıkılacaktır karanlık
Kisranın sarayları karanlık
O gül rasul O gül rasul
Dikeni gül eden rasul
Dillerde aşk
Güllerde aşk
Yaksın beni bu gül hasret...

Adı inci canı inci
Yaksın beni bu gül hasret..
Yaşayayım gül sevinci.
Gül rüyalar bana inciden inci
Gül rüyalarda adı güzel kendi güzel Muhammed
Bu mü'mine verilsin meleklerin sevinci
Sabah-akşam

10.
Aşkın"A"sında ağlamak var bana...
Aşkın"A"sındaydı sahabe
ama Ebu talibi vardı o sahabenin...
Ebu talipsiz şimdi dünya
Öksüz dünya
İnsanlık öksüz
Karanlık köksüz...
Kisra sarayları karanlık...
Karanlık boy boy her yerde...

Ağlayalım kimin kucağında
Ebu talipsiz şimdi dünya
Köksüz karanlık

Ağlayalım kimin kucağında
Ebu talipsiz şimdi dünya
Güneşsiz kalmaktan daha zor daha acı...
Kardeş ülkelerde yıkımlar ve savaşlar
Öksüz dünya

Ebu talipsiz şimdi dünya
Şimdi kutlu dava öksüz...
Azdı yine soysuz
Kardeş ülkelerde yıkımlar ve savaşlar
Öksüz insanlık
Yine öksüz o...

İki cihan güneşi efendim
Adını öğrettiğinde annem
Küçük bir çocuktum henüz
Bir ışıktın içimde
Gül yüzünle
Bir ışık vardı dudaklarımda
Adın dilimde

Bir güneşsin içimde şimdi
Candan öte
Öksüz dünya
Ve sen öksüzsün yine

Yer yüzüne rahmet indi
Can Muhammet seninle
Can geldi güneşe can Muhammed seninle...
Yıkıldı karanlığın surları
Nur Muhammet seninle
Yine öksüz güneş yüzüne hasret yine...

Güzel ahlak verildi sana
Rabbin terbiyecin
Kur'an verildi sana
Musanın asası verildi sana

İnancım ağlasın kimin kucağında
Ebu talipsiz şimdi dünya
Şimdi kutlu dava öksüz efendim

Ahir zaman mı ne
Sağımda-solumda gafiller
Bir zamandayım sis duman
Akıllar hasta
Güneşler yasta
Gönüller yasta

Vicdanlar hasta
Öksüz dünya
Yine öksüz o

Hüzünlü şimdi feza
Güle gülmek yasaklandı diye
Bülbüllerin fiğanı var
Balçıkla sıvanan şimdi güneş
Gün günü aratıyor efendim
Ve
Ebu talipsiz şimdi dünya
Keşke güneşsiz olsaydı
Yetim ebu talipsiz bu mü'minler

Seherlerde namaz kıldım
Adını andım
Susmadım vurulurken bir gülün boynu

Ya günahlarım
Günahlarım çok
Sıra sıra dağlar gibi
Hangisini sayayım
Ümmetinin günahkarları arasında say beni
Yine rüyalarım öksüz güneşde yüzüne hasret...
Gönlümde yüzüne hasret.nur rüyalara hasret
Bende köksüz karanlık...
Kabe güneşti...
Köksüzdü Kisra sarayları

Yeni çocuk yeni dünya
Ve köksüz karanlık...
Ebu talipsiz şimdi dünya
Şimdi kutlu dava öksüz efendim
Öksüz dünya
Öksüz güneş

Ümmetin halini sorma efendim
Gaflette ümmetin
Kimi namaz kılmaz
Kiminin haramdan yok korkusu
Kokuştu tuz kokuştu su...
Vicdanı kararmış kırılmış ölçeği
Bir de güneşi balçıkla sıvayanlar
Bu güneşi balçıkla sıvayanlar
Bulur mu bir gün gerçeği
Sensiz şimdi dünya
Öksüz şimdi dünya

Güneşsiz dünya öksüz değil Ebu talipsiz öksüz dünya
Ebu talipsiz şimdi dünya
Şimdi kutlu dava öksüz efendim
Işık öksüz yıldız öksüz şimdi...
Ve gönlümde köksüz karanlık
Kisra sarayları gibi

11.

Ve bu şiir bitmez
Şiir değil gül
Bahçelerde gül bitmez

ve

Gül şu evrenin gönlü...
Gül gülü seven gönül
Gül nebi
Rahmet gül sende
Gül efendim
Güle hasretim şu dünya gurbetinde gül efendim
Güle bakışım gül
Aya yıldıza bakışım gül

Gül efendim
Gel efendim
Rüyalarıma
Gül efendim

Ben sizden değilim bayım
Gül efendim...

Bahçene girdim gül efendim
Bahçende güller derdim gül efendim..

Gül efendim
Gül efendim
Bu bahçe sana bülbül efendim
Bu gönül sana bülbül efendim

Çiçek olsam
Rengim senden
Gül efendim

Aşk bahçesinde
Gül efendim

Gül gül
Efendim gül
Dünya gurbetime

Ben eşeref-i mahlukatım...
Aşka kök atmış çınar gönlüm
Dünya gurbetinde gönlüm
Yıldız yıldız kırdım kabuğunu gönlümün
İçinde sultan gülün gül efendim
Gül paşam gül annem...dünya gurbetinde
Bahçemde gül sensin gül efendim...
Bu evren bahçe bahçenin toprağı gönül efendim
Gör gül gönüldedir evrenin sultanını
Bu evren bir gönül içinde gül efendim...
Bu evren bir gül için gül efendim...
Gül yiğidim gül annem gül paşam

Server-i nebisin sen

Sen geleceksin diye
Bahar verilmiş dünyaya
çiçek verilmiş su verilmiş...
Huzurlu uyku verilmiş...

Gökler bilmiş kıymetini
Allah senin için yaratmış cennetini
Koyun kuzusuna haram eder sütünü
Senin güzel tebessümün olmasaydı

Server-i nebisin sen
Güneş gibisin sen
Dünya gurbetine gönüllerin
Yıldızlar geceye hediye
Gönüller tabibisin sen

Hamdi Oruç
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 16:43:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!