Gül İsterim/2
Gül ister baharım
Gül isterim ülkeme
Benim ülkem gül gönül ülkem gül
Gül isterim
Toprak
Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı
Göklere açtım mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu
Kargayı kov bülbül çağır bahçesine gönlümün
Gönlüm ülkem gönlüm memleketim anamdır gönlüm...
Bayrağımdır canımdır gönlüm...
Ve gül çağırın ve gül çağrının gülü ömrüm
Gizlesin kara toprağım karalığını
Gül koy kaldır karalığını gönlümün...
Bahar
Gül isterim gül isterim...anamdır gönlüm
Peşimde mezar ve ölüm
Gül aradım camilerin ön saflarında
Camiler gül...camiler cennet
Dünya zalim dünya gurbet...
Sürgünlük ülkem kara toprak
Dalda hür yeşil yaprak
Dalgalanmak ister bu bayrak
Yaşım kırk oldu...
Bahar
Bu hasret çekilmez artık
Dünya daha zalimdir zaman ahir zamandır...
Bir mavilik aradığım camilerin ön saflarında
Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı
Göklere açtım mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu
Şimdi gül koyuyorum yaşamıma gül duygularım var benim
Sesime bülbül sesi
Soframa petek petek bal
Ömrüme gül isterim bahar
Gül İsterim
Beyaz duygularım var benim
Ben eşrefi mahlukatım
Ben beyaz güvercinim...
Camilerin ön saflarında
Bedenim ve gönlüm...
Yaşım kırk oldu
Kırk yıllık ömrüm
"Medine rüzğarı bu esen
Medine mevsimi
Hira mevsimi
Gül mevsimi
Oh
Bahar
Hira okulu gülde
Gül mevsimi gül devri görülür gülde
Nisan yağmurları bu sarı çiçeğe gülde
Sevgi seli bu gölde
Bedir Uhud hendek barış sevgi bu gülde
Şimdi gül mevsimi
Ben sizden değilim bayım
Gül isterim..."
Camilerin ön saflarında
Zifiri karayım ağladım kahrımdan yıllar yılı
Göklere açtım mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu
Ve
Geceydi dünyada
Karanlığın sarayları boy verdi
Kar düştü,Sevdanın kanı dondu...
O Nebinin doğumu bir şafak,
O güneşti,yıkıldı karanlığın sarayları...
Süt anneye verildi
Bembeyaz bir süt
Bereket yağdı bereket üstüne
Medine`de yıldız yıldız izleri...
Medine uyandı öptü Nebinin ayağını
Dünya karanlığın ağında
Sadrının kitabını açtı melek
Gökler bir kitap gibi okundu...
Gökler nur saçar bir kitap gibi
Hira dağında
Güneşe tutulan ayna...
İlk ayetleri okudu nebi
Yağmur sessizliğiyle
Kur`an geldi ayet ayet
Çölde sevda pınarı
Rabbinin adıyla okudu Nebi
Kurtuluşa hamileydi cihan
Bütün gönüllere gül sergisi
Örtülere büründü Nebi
Haticenin örttüğü teselli bulutu...
Toprak
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu
Kışın kar beyaz örtü karalığına...
Kara topraktan yaratıldım karalığımı gizledim
Örtülere büründü o Nebi o güneş
Ve doğdu sonra ufuktan güneş doğar gibi
Nasibsizler var ışıklara nasibsizler
Yıldızdan aydan nasibsizler...
İnandım Allahım
Meyvesini verecekti o dua
Ömer kükredi gök gibi
Ziyaret edildi Beytullah
Kırk yıldız secde etti gibi
Ebu Cehil getiremedi şehadet
Ebu Cehilin dilinde diken
Hayata nurdan elbise giydirdi
O büyük Peygamber
Miracta ümmetim dedi Nebi
Ümmeti öz çocukları
Ebu Bekir sıddık
Ebu Bekrin gözlerinde güneş...
Şirin
Vefa gülde Bu ferhata şirin gülde
Bu çöl kuşu kuruyor yıllar yılı çölde
Çöl asırdasın sarı çiçek gönül...
Deniz gülde göl gülde
Bulut gülde bahar gülde
Nisan yağmurları gülde
Su gülde ateş şu çölde sarı çiçek gönül sana
Dünya gurbetin yıkılır gül güle...)
Altmış üç yıl ömrü Nebinin
Altmış üç güneş göğsümüzde
Vahyin rahmetine karşı çıktılar
Çiçek büyümedi ömürlerinde
Baş ezdi ellerindeki taş
Toprak
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu
Kumlar sevinçle öperdi gül ayakları
İşkenceler edildi Nebiye
O sevdasıyla gül gördü işkenceyi
Güneşini gördü sevdanın
Elime güneşi verseler
Dönmem sevdamdan` dedi
Gül mevsimi şimdi
Dünya karanlığın ağında
Mekke Bilal gibi bir köle...
Bilalin gür sesidir
Hayat veren çöle
Üç yıllık muhasara
Küfrün karanlık kilidi
Çürüdü yıldızların ışığında
Işıklar bir güzel bir güzel
İki dostun ölümü
Eylülün işaretleri
İki dostun ölümü
İki kar tanesi
Hey gül
Gönül
Eylül
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu
Hicret etti Nebi
Devlete ilk adım
Şafakta ilk ışık
Hicret emri geldi
Yıldızlar kaydı Medine`ye
Taif`in taşları kahrından yandı
Medine, nur üstüne nur geldi
Medine şimdi anne kucağı
Hicret yolunda Nebi
Müşrikler oyun kurdu
Ne zaman ışığa karanlık karşı durdu
Süreka küfrün oku
Saplandı kumlardan sipere
Ey Süreka kumlar vurur tokatı
At sürülmez nur üstüne...
Kumlar yer yüzünde yıldızlar gibi
Ay doğdu Medineliler dedi:
Geceye vuruldu yumruk
Her an yeni bir gömlek
Gece soyunur vahşi elbiselerini
Her gün ayrı kıtada
Hoş geldin dediler
Yüzlerinde nur ellerinde nur
Ateş gibiydi çöller
Deve çöktü kutlu yere
Gülistana dönüştü
Bilal ilk müezzin
Bilal su veriyor Medine`ye
Gazveler yapıldı küfürle
Karanlık öldü
Güneş yıkar geceyi
Ağıtı söylenmemiş tek ölü o
Mekke feth edildi,
Dalga dalga temizlenen bir denizdi Mekke
Allaha şükredildi,şükür kulluk
Ümmet-i Muhammet bir büyük deniz...
Uhutta kırılan diş
Papatya
O bahar habercisi
Hamza yoluna baş koydun
Hamza dağ oldun gözümüzde...
Hamza
Hey gül
Hey Hamza gönül
Eylül mevsimidir şu Uhut
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam mı kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mı mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu
***
Yıllar yılı
Bir damla su gönlüm seni arayan ey sevgili
Dere dere , nehir nehir
Deniz deniz
Deniz
Hey gül
Gönül
Eylül
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam mı kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu
Yıllar yılı
Bir harf gönlüm
Adını arayan
Hece hece
Yıllar yılı
Bir rüzğar gönlüm
Ayak izlerini öpen
Cami cami
Türbe türbe
Yıllar yılı
Yıldız yıldız
Güneş güneş gönlümün aradığı
Ey sevgili
Ziyaret ettim kabrini
Aktı gözümden yaş
Zaman geçiyor mu duruyor mu
Zaman bir güzel bir güzel
Vardım Uhuda
Sitem ettim Uhuda
Kırıldı dişin diye
Uhut ağladı
Uhut bir güzel bir güzel
Ey sevgili
Ramazanlar kur`an ayı
Ramazanlar senin diye
On bir ay
Arıyorum ramazanları
Topluca getirilen salavatları
Gecenin karanlığını nura döndüren
Hep bir ağızdan söylenirken adın efendim
Dünya bir güzel bir güzel
***
Medinede gül mezarın,Medine gül
Medineye savursalar beni tozlar gibi
Alemlere rahmet olarak geldin
Yoluna diken döküldü
Yetime yoksula kanat geren
Zulmü söndüren sevgili
Elimi şakağıma koyup günlerce
Tarihi çevirdim yaprak yaprak
Gördüm ışık ışık bir çağ
Tek o gül çağda yetim hiç ağlamadı
Altın bir çağ
Ağlar sensiz bütün çağlar ey nebi
Köleler hiç sevinmedi böyle
Dünkü çöl gül bahçesi şimdi
Gökte kuşlar sevinçli
Yerde güller sevinçli...
Alemlere rahmet olarak geldin
Adın anıldıkça ateşler söndü
Karanlık inledi adın anıldıkça
Karanlıkları yıktı güneş adın
Esirgenmesin bizden güneş adın
Kalem kalem minarelerimiz var ey nebi
Nefsine yapılmasını istemediğin şey yapılmaz başkasına
Yetime yoksula kanat gerenler var...
Ekmek bölüşülmüş sofralarda...
Yine gel güneşlerle gel,bize de gel
Yine yık zulmü yetim ağlar,yoksul ağlar
Güneşlerle gelen nebi
Güneşlerin bir güzel bir güzel
Esirgenmesin bizden güneşler diye
Güneşlerine ay çiçeği şimdi binlerce gönül...
Ebu bekirlerin ,Ömerlerin
Osmanların Alilerin var yine
Hamza hazır yoluna kurban olmaya
Hamzalar hazır yoluna kurban olmaya
Yıkılsın zulüm yetim ağlar,yoksul ağlar
Ömer geliyor denilmişti
Telaşlanmıştı ümmetin
Ömer gelmişti
Güneş gördü Ömer
Ömer bir güneş oldu
Ömer bir güzel bir güzel
İzinde ömerler...
Alemlere sonsuz rahmetsin efendim
Ömer
Hey gül
Gönül
Eylül
Kara toprak baharla gizler karalığını örtünür sarı çiçekler
Zifiri karayım ağlasam kahrımdan yıllar yılı
Göklere açsam mavi kuyu
Kutsal mı kutsal
Sanki Zelihaya çıkan kuyu
Düşmanların geliyordu sevr mağarasına
Yarın askerlerin olacaktı bu günkü düşmanların
Örümcekler ördü ağı o çarpık ayaklara
Yeri-göğü doldurur askerlerin
Askerlerin bir güzel bir güzel
Geldin ...
Dünkü çöller gülüstan oldu
Ayağının değdiği yerler mescit
Haktan alıp gücünü yağdın çöller üstüne
En katı kalpler üstüne
Yine rahmete muhtacız efendim
Sonsuz rahmetsin efendim
İki cihanda güneş sensin ...
Yastığa başımı koyunca dilim dua pınarı
Dilim bir güzel bir güzel
Gül yüzün için bir dua pınarı dilim...
Esirgenmesin gül yüzün efendim
Esirgenmesin bizden gül rüyalar
Sonsuz olsun bize rahmetin efendim
Dönmek yok yolundayız efendim
Karanlıkların üstüne basa basa
Hamzaların ,Ömerlerin gibi
Gülden izleri öpe öpe yolundayız
Alemlere sonsuz rahmet olan efendim
***
O gül rasul , O gül rasul'
Yandı gönlüm gül hasret ile
Bakarken yanar gönlüm
Yerleri- gökleri sevdim
Yerler- gökler müştak gül rasule
Yerler gökler bir güzel bir güzel
Yıldızların gönüllerinde gül hasret
Çiçeklerin gönlünde gül hasret...
Gönlünde ateş gibi bir gül hasreti baharın
Çiçekli dallar ağlatır beni
Dillenince çocukları sevdim
Çocuklar çiçekli dallar gibi
Dillerde adı gül rasulün
Dillerde bal tat
Diller bal peteği...
O gül rasul , O gül rasul'
Mirac geceleri ağlatır beni
Miraç nasip oldu
Selam verdi
Yüce Allah
Melekler hayran o sevgiliye ...
Yedi kattır gökleri sevdim
O gül rasul , O gül rasul'
Yandı gönlüm gül hasret ile
Ben ay çiçeklerini sevdim
Ay çiçekleri gönülleri ümmetin
Ay çiçekleri gördüm yıldızlar sayısınca
Yönlerini dönmüşler güneş mezara
O gül rasul , O gül rasul'
Ben uçurumlara bakarken yandım
Sarmaşık çiçekleri gönülleri ümmetin
Ben sarmaşıkları sevdim
Sarmaşık çiçekleri uçurumlarda
Arıyorlar güneş mezarı
Yanar gönlüm gül hasret ile geceleri
Ben geceleri sevdim
Yıldızlar ne güzel
Yıldızlar göklerde şen
Yıldızların gözleri indi
Mezarına gül rasul'ün ...
O gül rasul O gül rasul
Yaksın beni bu gül hasret...
***
Ey gül
Ey gül rasul
Yaşım Altmış oldu
Beni gül kokun çarptı şükür
Ya sıfırla çarpılsaydı bu altmış
Anlamadım neden döner bu varlık
Sen varlık bahçesinde gülsün
Her bir sözün
Kutsaldı hırkan gibi
Nerde Ebu Hureyreler nerde şimdi efendim
Ey gül
Ey gül rasul
Ben ufkuma güneş değil gül isterim
Ey gül
Ey gül rasul
Yaş altmış oldu yaşlandım
Gül sevgin var gönlümde diye
Kaç taifte taşlandım.
***
Haktan geldi emir
Yandı Ömer...
Nasıl yanmasın Ömer
Hiçret emri ile
Yanmıştı mekke
Hala taşlarında yanıklık
Her yanan gül oldu ...
Ey gönlüm çal başını taşlara
Her sabah güneşler doğuyor
Neden sönen gül oluyor...
Kayıt Tarihi : 27.08.2026 04:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!