sezgisel bir şey benimkisi
bir tür Ekim akşamüstüsü oyunu
biliyorum ucunda hep bir keşke var
belki var
ne resmi
ne senli benli
sensiz nefes almıyor bu beden
kurumaya başladı, çoraklaştı
gel artık!
nadas zamanı degil
ekin vermek lazım
kafam bozuk bu aralar
elim hep bir sigara arıyor
ama içmiyorum
senin esrarın yetiyor bana
bu saatten sonra ne fark eder ki
kim gitmiş
kim kalmış
kim varmış
kim yokmuş
bir varmış
bir filmin fragmanı kadar kısaydı
beni öpüşün
ne konusu tam aşktı
ne de ben baş roldeydim
oysa en iyi sahneler
senin benim gözlerime baktığın
49 gün olmuş sen gideli
ay dolunay, beden sensizlikten bitap
masamda senden kalan kırıntılar
evde eski gazeteler
senin kadar asil bu asal zamanlar
gel - git lerin bile bir düzeni var
senin ne gelişin belli
ne gidişin...
şimdi kafamızda bir dünya
bir boşlukta yürüyoruz...
midemizde anlamsız bir gerginlik
alnımızdan kalbimize doğru ince bir sızı
bir ölünün bedeni kadar soğuk bedenlerimiz
üstümüzde eski püskü bir iki dert
anlatmak ister misin?
- evet.
sonra dinlemeden gitti.
geride sadece parfümü kaldı...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!