GÖLGELER VE NÜMUNELER
Zamanın çarkında bir ince sızı,
Aynaya yansıyan gölgeden ibaret.
Kayıp bir ülkenin sönük yıldızı,
Bize dünyadan kalan tek alamet.
Her yüzde bir nümunedir o eski çağ,
Bir siluet fısıldar derinden derine.
Gönül desen örer, sanki gizli ağ,
Dokunur mazinin kirli eline.
Işık çekilince başlar o oyun,
Duvarlar canlanır, dillenir taşlar.
Kaderin önünde eğilir boyun,
Gözlerden sessizce süzülür yaşlar.
Asıllar kaybolmuş, suretler kalmış,
Bir serap peşinde yorgun adamlar.
Ruhumuz karanlık rüyaya dalmış,
Gölgeye can verir sessiz adımlar.
Bir numunedir ömür, geçici, fani,
Ebedi olanın solgun bir izi.
Nereye kayboldu o şenlik, hani?
Yalnızlık sarıyor aniden bizi.
Karanlık odada lambanın feri,
Büyütür duvarda devasa şekli.
Dönülmez o yoldan, gitsek de geri,
Hayat bir gölgeden ibaret belki.
Kitaplar arasında kuruyan yaprak,
Geçmiş baharlardan bir nümunedir.
Sonunda olacak her beden toprak,
Bu telaş, bu kavga söyle kimedir?
Gölgeler uzanır ikindi vakti,
Günün vedasıdır toprağa, taşa.
Böyle kurulmuştu ezelden akti,
Ne gelse razıyız o dertli başa.
Birer nümune bıraktık yarına,
Birkaç satır yazı, kırık bir plak.
Karışıp giderken vaktin çarkına,
Geriye sadece susmak kalacak.
Şevki, sen misin bu ruhun ikizi?
Ey nümune, söyle asıldan ne nişan?
Bırak artık bu derin, bu meçhul izi,
Işıkta kaybolsun ruhu perişan.
Şevki Çiftçi
26.06.2026
Gönen
Seher Vakti.
Kayıt Tarihi : 26.06.2026 05:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!