GÖKYÜZÜ ŞİİRLERİ

GÖKYÜZÜ ŞİİRLERİ

İbrahim İnan

Gökyüzüne bakarak kurmuştum ben bütün hayallerimi
oysa göyüzü masmaviydi hayallerim karanlık
yalnızlığım dizboyuydu gökyüzü ise kalabalık...
..

Devamını Oku
Orkun Işık

Kalbin ki, bir gökyüzü kadar masmavi geniş mi geniş
Bir kalpten bir kalbedir tüy hafifliğinde ki bu iniş! ..
Yaşamak belki bir hediye belki bir sebeptir ama;
Yaşamak, ama seni yaşamak: Onurlu bir tükeniş! .
..

Devamını Oku
Ahmet Aksoy 2

zifir karanlık
yerler de gökyüzü de
sabaha çok var
..

Devamını Oku
Mustafa İhsan Albayrak

Denize vurarmış ilk gün ışıkları, yine deniz ile kaybolurmuş.
Herşey seninle güzelmiş, herşey senle güzelmiş.
Gökyüzü ve deniz ne güzelmiş..
.........
.........
.........
..

Devamını Oku
Görkem Buğra Kızılkaya

Yerden bir hayli yüksek, kartal seslerinin nehir sularına karıştığı, yazı soğuk, kışı sıcak bir dağdaki masmavi gölde başlar hayat. Nehir gibi akar gider yıllar. Dalga sesleri yüreğime karışır ve kalbim her vurduğunda bir tsunami, gözümde saklanan sahilleri sular altında bırakır. Bazen bembeyaz bulutlar yardım eder kar tanesine. Bazen de gökyüzüm masmavi olur ve güneşi engelleyen tek bir bulut geçer önüme. Hiç bulutun olmadığı, güneşin sarısının gözlerime vurup onları kızıla boyadığı olur bazen. Bir buluta hasret duyar bedenim ve ellerim dağın arkasındaki kara bulutlar için zorla tırmanmaya çalışır yüreğine gönlümün sahte prensesinin. Israrla karanlığı, yağmuru ister gözlerime yansıyan kalbim. Yalnızlığı hayal ederken beynim, bedenim ona eşlik eder ve sevgilisi olur karanlıkla dost olan güneşim. Arkadaşımın üzerine doğar ve içindeki aşkı dışarı çıkarmaya çalışır. Bana hiç dokunmaz çünkü bilir benim aşkımın karanlıkta saklı olduğunu ve karanlığın en yakın arkadaşım olduğunu.

Küçücük bir umuttur, yatalak yatağımın yanı başında durup açılan pencereyle içeri giren rüzgar ve bir tutam gökyüzü getirmiştir bana bulutlarda saklanmış. Saçlarıma yansıtmış rengini önce ve temizlemiş sonra güneşin sarısıyla ağartarak bütün dertlerimi. Onlar silinmedi hayatımdan ama biliyorum ki üstü kapalı kalmış bir tohum çukurunda, bedenimin güneşle kuruduğu yerde yani toprakta başka bir fidanla tekrar doğacak içimdeki bu aşk. Son kez budanan gövdemin çatırtılarını çok iyi dinle sevdiğim. Kollarım sana kapanmış bir hâlde seni sevdiğimi söyler ama bedenim o kara bulutlardaki son yağmurla sana kavuşmayı bekler.
..

Devamını Oku
Hüseyin İhsan Sönmez

gelmek elde değil gitmek zamanla
kuşlar bile yuvasında mevsiminde kalıyor
çökerken bir karanlık yalnız başıma
gözlerinden gökyüzü kucağıma ağlıyor
..

Devamını Oku
Dursun Tiftik

Şablonlara sığdırılamaz aşk
Yeryüzü aklıdır onun
Gökyüzü yüreğidir
Şâd olması için insanın AŞK gereklidir
..

Devamını Oku
Abdullah Yılmaz

Gökyüzü güneşten parlaktı.
Sen süzülürken,
85’in sonbaharında,
O çığlıklar, hala kulaklarımda.
..

Devamını Oku
Aytekin Orhan

Sesinin ulaştığı gökyüzü
Neden bana görünmez
Benim göğüm bana yabancı
Yıldızlar sana göz kırparken
..

Devamını Oku
Özgür Doğa

bazen elin kolun bağlanır sanırsın gökyüzü akıyor
sayarsın alkışlayan elleri boğazın sıkılır
damlarsın konduların tabanlarına yorganın altında ağlayıp
buhar olan gözyaşları sahici mi adımı unuttuğun
..

Devamını Oku
Baybars Bilim

Gökyüzü bile seni gizliyor
sen bambaşka birisin
öyle özelsin ki kimseler seni keşfetmesin
..

Devamını Oku
Ahmet Ağdere

Yine düştüm içine kor bilmece
Gel çözelim desem, yok bir imece
Gökyüzü bir o kadar uzak parlak
Beni kaybediyorum hece hece
..

Devamını Oku
Aytekin Orhan

Aşkın bir yüzü varsa
Gökyüzü olsun
Gök sensin umut dolu
Yüzü değsin ellerine
..

Devamını Oku
Ahmet Aksoy 2

fazla zaman yok
kapanıyor gökyüzü
ağlıyor bebek
..

Devamını Oku
İsa Altunbay

Her uzvum başka telden çalar benim
Gözlerim hüsran yüklüdür kalbim aheste
Madem kuşlar içindir sonsuz gökyüzü
Peki benim gönül kuşum n'için kafeste...
..

Devamını Oku
Vedat Okkar

Bugün yağmur yağmıyor.
Elerime düşen güneş
Bugün ateş yakmıyor
Yüreğime düşen sen

Duyuyor musun kalbimden yükselenleri?
Kalbinin derinliğinden hissediyormusun
..

Devamını Oku
Burhan Kale

İnsan; beyaz bir kelebek…
Dünya; bir gökyüzü…
Rüyadayız belki de kim bilir;
İyilik, kanadı o kelebeğin
Sevgi dünyası, gökyüzü…

Adımlar ve basamaklar
..

Devamını Oku
Sabri Ceyhan

Durgun mu deniz, hüzündendir
Dalgalı mı deniz, özlemdendir
Yüreğim gibi...
Bulutlu mu gökyüzü, hasrettendir
Ağlıyor mu gökyüzü, ayrılıkdandır
Gözlerim gibi...
Sararmış mı yapraklar, vuslatı beklemektendir
..

Devamını Oku
Vahdet Mehmet Güneş

Yeşil yürüyüş gibi

dönüyoruz sevginin huzuruna

o eski hüzünler eziyor benliğimizi

öyleki sinem çelik nede tunç maden
..

Devamını Oku
Şirkan Hatay

Bir kış gecesinde, yeryüzünün bembeyaz karlarla örtülmesinin ne anlama geldiğini bilir misin? Ya da bir ilk bahar gününde, karıncaların niçin yuvalarından fırladıklarını, kuşlarınsa ağaçlarda cıvıldaştıklarını kavrayabilir misin? Veya bir yaz sabahında bitki örtüsüne düşen çiğ tanesinin değerini algılayabilir misin? Bir son baharda, ikindi vaktinde güneşin neden sararıp guruba erkenden sarktığını, yapraklarınsa solup dallarından koptuklarını çözebilir misin? Çözemeyeceğin gibi, bilemezsin. Algılayamadığın gibi kavrayamazsın. Çünkü o anların hiç birisinde sen yoktun. Ama ben hepsinde vardım. O karlar düşüp zemini kaplarken, ben onu geçmişteki kirlerin üstüne çekilen yeni bir beyaz sayfa görüp, o sayfaya aşkımızın masalını yazıyordum. Gecenin koyu karanlığında, o karlar üzerinde yürüyüp, ayak izlerimin yalnızlığımı ele verdiğinde ben, tutkumuzun geleceğiyle ilgili yerdeki beyazlığa denk ap ak düşler kuruyor ve bir sonraki kışta yanımda belirecek ayak izlerini hayal ediyordum. Aynı şekilde ben, bahar gelince, her bir karınca yuvasının başında duruyor, onların kendi yuvalarını şenlendirmek için nasıl azimle ve sabırla çalıştıklarını, nasıl çırpındıklarını izliyor ve onları izlerken seninle kurmak istediğim yuvayı tasavvur ediyor, o yuvanın tatlı iklimine kendimi bırakıyor ve onu neşeyle, huzurla dolduracağıma sözler veriyordum. Bir kuş cıvıltısını duyunca da hemen koşuyor, onların heyecanlarına ortak oluyor ve kendi sevda türkümüzle onlara eşlik ediyordum. O çiğ tanesine gelince, yaz sıcaklarının kavurduğu bitkilerin, susuzluktan kurumak üzere olduğu bir anda, yüzlerine bir yağmur damlası gibi düşen o küçücük çiğ tanelerinin, simalarından toz toprağı silip onları nasıl tazelediklerini, onlara tekrar nasıl hayat verdiklerini müşahade ediyor ve müşahade ettiğim o dirilişin, seninle ilgili kuruyan hayallerimin, umutlarımın ve beklentilerimin yeniden filizlenmesine usul usul vesile olduğunu hissediyordum. Ama son baharda, güneşin gökyüzü tarafından adeta dürülmesi ve yaprakların bizzat dallarının elleriyle uçuruma terk edilmesine şahit olurken, o misal, sevdamızın beyaz sayfasının senin ellerinle dürüldüğünü, tatlı yuva hayallerimizin senin tarafından dağıtıldığını, umutlarımız ve hayallerimizin dirilmemek üzere senin baltalarınla öldürüldüğünü hatırlıyordum. Onun için, bir daha ne kar, ne de bahar, ne bir güz ne de bir gündüz, ne yaşamak ne de görmek istiyorum…..
..

Devamını Oku