kardelenler açtı on şubat sabahında
beyaz yaprakları var
yeşil haleli
dört yürek betimlenmiş veren ellerde
bana çiçekleri
öğreten gözler
Güvercin ol kanatlan
bak mavilik ne güzel
Yıldızları görmek ister misin
turna ol o zaman
Heyhat! bu hayatın illetli tarafına
Ne güçlü ne zayıf ayakta kalır
ne de bir insanın gölgesi
Ve kırar geçer her canlıyı
sadece umut ayakta kalır
çokluk olunca cesur olan
tek kalınca it gibi titrer
çoklukta sanır kendini yaman
tek kalınca bit gibi siner
hepsini toplasan bir adam etmez
bir siyah süveter
bir siyah kelebek
bir nefes can
bir nefes canan
süveter giyer kelebek
bir esrarengiz yakaladım efendim
nasıl bir esrarengiz
bilmiyorum efendim
getir bir göreyim çavuş
peki efendim
yakıcı ateşler içinde süzülen eteklerin
bir derya içinde salınan zülüflerin
sarı göklerde akan tenlerin hakkında
düşünülmesi..
uzaklarda belki de çok yakınlarda
bir çiçek
şehrin semalarında havalanıyor
dolaşıyor yağmur yüklü bulutları
aşağı doğru süzülüyor
sonra
keskin gözlü bir martının ağzında
bir kafesin içinde yalnız bir kuş
ötmeyi bile unutmuş
her yıl bir parçacık gökyüzü ister
başka diyarları sürekli özler
aniden bir nefesle
dokuz kapı
açılır
içeri dokuzlu bir bardak çay girer
dokuzu da 41 kere tüter




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!