bu hayat sana göre değil
sana göre değil cennet bahçesi
elini uzatma bir güzele
havada kalır elin
girme gül dolu bir bahçeye
kovulursun
dört kardeş
aynı evde oturur
şehir onları öldürür
dört kardeş aynı evde doğarlar
mutlu
İspinoz der ki
kötü günler yakında
bir bakarsın açlık kapıda
İspinoz der ki
aileler olmuş perişan
gel buraya
yamacıma yanaş
çimene uzan
gökyüzüne bak
kurtul
tüm "ağrı"larından
gökyüzü dumanlı
bu derbederin hali dumanlı
sen seversin onu, o seni sevmez
o seni sevmeyince yüreğinde rüzgar esmez
insan
hem içeride hem de dışarıda olur mu
bir zaman muamması
bu
aynı anda hem kar yağar
mor çiçekler açtı gözlerindeki yamaçlar
yağmur beklerken herkes
kar desenleri düştü sakladığın odalardan
bugün bir araba geçti önümden
siyah suv modelinden
bir kadının kalbinde biten
gül fidanından
koparırım gonca gülü
sonra koklarım
sever her gönül ayrı ayrı
bir esin gelir seven dağından
bir türkü doğar
okyanusun derin yerinden
Ho ho ho hipopotam bensiz mi bataklıktan ayrılıyorsun?
Hoşça kal demeden mi gidiyorsun?
vurdumduymaz bir hayvansın
Şiddetli yer sarsıntılarıyla mı göçün
Sessizce olacak mı zannettin
o kurak iklimlerde, üzücü açlık zamanlarında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!