Yüreğimi tutsak ettin
Ey deniz gözlü yarim
Sevgime haksızlık ettin
Bil ki gönlü firardayım.
Elim varmaz arayamam
Kolay mı kabullenmek
Kabullenebilmek...?
Kolay mı aşkım bu kadar büyükken
Seni sevmiyorum demek...?
Kolay mı onca sevgiyi kalbime gömü
Arkamı dönüp gitmek...?
Çığlıklardayım,
Sessizliğin ortasında
Feryat figan dardayım
Susmakta bir eylemdir bilirsin: eylemsizlik eylemi
Ki ben ne zamandır mutlak susuşlardayım
Sen beni gerçekten sevdin mi?
Varlığımı yürekten özledin mi?
Yokluğum acı verdimi sana?
Keşke yanımda olsaydın dedin mi?
Yoksa unutmak bu kadar kolay mıydı?
Sapına kadar yalnızım bu gece,
Yalnızım sapına kadar
Gökyüzünde tek tek yıldızlar anlar bir tek benim halimden
Kendi içinde yanan
Ve yandıkça kendi ışığından kaçan
Yalnız yıldızlar anlar...
Hey asılsız zaman
Nasıl da vefasız çıktın
Adını hiç bilmediğim yerlerde
Ve hiç verilmemiş bir randevuyu bekler gibi
Hep seni bekleyip durdum...
Zor şey aşık olmak, aşkına birebir karşılık bulmak
Zor şey boylu boyunca sevdalı bir yaşam
Zor şey bir ömür severek yaşamak
Çok zor şey kendini bilmek ve sevdayı yaşatmak
Çünkü zor şeydir kavramak bir apaçık gerçeği
Bir ılık rüzgar eser
Ruhumda bir eski ezgi titrer
Gözlerim dalıp gider uzaklara
Ve bir uzun yolculuk başlar
Geçmişten geleceğe.....
Varlığın ateş pahası
Gücüm yetmiyor sahip olmaya
Her şeye alışıyor insan
Yokluğuna bile.... Zamanla...!
1- Umutsuzum dedi genç ihtiyar. U-mutsuzum
Daha hayatının baharında olmasına bakmadan
Gün ola harman ola sözüne aldırmadan
Damarlarında bir bahar tazeliğinde akan ve geçen zamana inat sonsuz bir devinimle çağlayan
Umut ırmağına ‘bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına’ dalmadan, haykırdı genç adam: umut-suzum...
Yararınlar diye bir kavram yok ne zamandır bu hastalıklı ruhun derinliklerinde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!