Çölde kaldım bir akşamüstü,
Güneş yaralı bir gül gibi battı içime.
Ney sustu sandım,
Meğer susmak da bir makam imiş
Aşkın nihaventinde.
Ey gönül, acele etme, Mevla’ya sabret,
Sevda senin malın değil, başkasının da değil.
Gözyaşların bir sırdır,
Hüzünlerin birer ders,
Bekleyişin bahar olur,
Ve mevsimler senin eserin gibi eser.
Aşk Manifestosu
Benim aşkım, dünyaya sığmayan bir bahar,
Kalpte açan güllerin, ney sesiyle titreyen ruhun yankısıdır.
O, benden öte benden ziyade var olan bir nur,
İçimdeki çiçeği büyüten, dualarla sulanan bir tohumdur.
Ben beklerim; çünkü aşk, sabırla olgunlaşır,
Allah Allah!
Saf bağlayın erenler, yürüsün gönül alayı!
Bu sefer aşk seferidir,
Bu yürüyüş Hakk’a doğru!
Allah Allah!
Ne ganimet isteriz, ne dünya malı!
Biz Kaybetmedik
Eşimiz olmadı belki,
Aynı eve girmedik,
Aynı soyadıyla çağrılmadık.
Ama biz kaybetmedik.
Çünkü kayıp, sevememektir;
El çek tabip, dokunma yarama,
Bu sızı benimdir, alışığım.
Merhem sürme kalbime,
Ben bu acıyla tanışığım.
Sanma ki derman ararım,
Aşk dedim, âteş-i sûzân düştü cân haneme,
Gül sandığım her nefes, diken verdi dâmenime.
Meyl eyledim cemâline, virân oldu bu gönül,
Âb-ı hayât beklerken zehr aktı pîyâleme.
Ne sırdır bu ki aşkım dâimâ nâlân olur bende,
Figânım gülşen-i sînâda bülbül-hân olur bende.
Göründü bir cemâl kim ayn-ı nûrdur sandım,
Meğer âyîne-i cânımda bir imkân olur bende.
Dedim: “Bir yâr gerek kim derde dermân ola”
Olanlar Oldu Bize
Daha sabah olmadan
Akşam düştü içime
Kim bilebilirdi
Hasretin böyle erken geleceğini
Baharın Ebedi Adı”
Bütün mevsimler bendeki kalpte senin baharın,
İstanbul sokakları hatırlatır adımlarını,
Martın rüzgârında, Nisanın çiçeklerinde hep sen.
Ebedi bir ışık gibi doğar her an, her yerde,
Hemşire ellerin iyileştirirken dünyayı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!