Dipsiz Gölmüş adın senin,
Daldıkça girdap bitmez sende
Yüreğime dönmüş feryadın,
Dert bende derman sende.
Oturup dertleşelim bu gece,
Kelebekler kadar hürüz işte,
Dokunsam sen coşacaksın,
Sen dokunsan ağlayacağım.
Bir sessiz dağ başındayız,
Sen milyonlarca yıl gördün,
Ben gençliğin çağındayım,
O zaman sen anlat yanayım.
Kuşları anlat toplanan başına,
Kelebekleri anlat sürü sürü,
Yada güzelleri anlat bana,
Güzeller Baharın Gülleri.
Balıkları anlat bilmeden,
Nasıl gider karanlık Gölde,
Umutlara koşan kimler var,
Ölen var mı umut uğruna.
Yaprakları anlat yeşil yeşil,
Değmesin nazar gümüş sulara,
Kurbağalar gibi zıplar yüreğim,
Bir sevdadan başka sevdaya.
Hayallerini anlat gece kuşkusu,
Kabusu anlat kaybetme korkusu,
Gözlerini anlat bu neyin uykusu,
Sevenler kaybedermiş anla.
Benden sorma nereden geldin;
Neden başıma bela oldun diye,
Ben dertlerin en derinindeyim,
Bu gece sefer için çıktım yola.
Sen yalnızsın ben yalnızım,
Gece üçü vururken saatler,
Sen kafanı vermişsin dalgalara,
Benim elimde şekerli kahve.
Sen anlat ben dinleyeyim gizlice,
Ağlarsak gizli gizli kime ne,
Sabret az kaldı bugün de sabaha,
Sen bir dipsiz göl ben aylak baba.
Özdemir nice Baharlar gördü,
Zemheriden zarar gelmez bana,
Bir Mektup kadar içini döktü,
Kalan dertler gelecek Bahara.
Kayıt Tarihi : 5.06.2026 08:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!