GELECEEĞİN DESTANI
Bırak o geçmişi, bir yıkık şehir misali,
Her köşesi yas, her taşında bir vebal.
Gözyaşı değil, artık bir paslı zincir,
Ruhuna çöken, bitmeyen bir hal.
Gölgeler, dünün hayaletleri, fısıldar adını,
Burada kal, der, tut ruhun yasını!
Sanma ki dert seni seçti, sensin onu besleyen,
O seni yutmadan, hayata yeniden seslen!
Sen ki, topraktan fışkıran o yeni filizsin,
Dünün külü değil, yarının serdarısın!
Şimdi kaldır başını, ufukta kızıl bir davet kurulur,
Gelecek, elinde boş bir sayfa, sana sunulur.
Umut, yüreğinde parlayan tek bir ateş,
Korkuyu yakan, ruhuna sımsıcak bir güneş.
Oturup ağlamak yok, diz çöküp beklemek ise hiç,
Yarın sana gelmez, yarın için sen yola çık!
Her şafak, yeni bir fetih için çekilen kılıç,
Omuzunda dert ve tasa var durma onları biç!
Bütün dertlerinden artık kendini sal,
Hikaye şimdi başlıyor, durma başrolü al!
Öyleyse, sil o pası, kır o eski prangayı,
Geçmişi göm ki, yeşersin yaşam toprağı!
Hüzünle bakan göz, sadece geriyi görür,
Ama umutla bakış, önünde yeni bir kapı bulur.
Vakit geldi! Şimdi ya kalk, ya da kaybol,
Zaman beklemez, kendine bir yol bul!
Hüzünle değil, umutla bak yarına,
Yüksel zirveye, o sarsılmaz ve çelik azminle!
Mesut ŞEFKATLIOĞLU
Mesut Şefkatlıoğlu
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 15:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Şairimizi tebrik ediyorum.
TÜM YORUMLAR (2)