Geç Kalan Işığın Anatomisi

Onur Göknil
106

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Geç Kalan Işığın Anatomisi

Yalnızlığın içinde
başka insanların seslerini değil,
taşların büyümesini işittim.
Toprak,
acele etmediği için
çiçek açabiliyordu.
Bir gün ölüm de geldi.
Ne siyah bir atın sırtında,
ne korkunun gölgesinde.
Sessiz bir bahçıvan gibi eğildi
kurumuş dalların üzerine.
Toprak
kimseyi yutmadı.
Yalnızca,
dünyayı taşımaktan yorulan isimleri
köklerine usulca emanet etti.
O zaman anlaşıldı ki,
yıldızlar da
ışıklarını gönderdikten çok sonra görünür.
Belki insan da
gittikten sonra
en çok sevilmeye başlar.
Belki bütün mezarlar,
gecikmiş teşekkürlerin
taştan yazılmış tercümeleridir.
Ve ölüm...
Bir kapının kapanışı değil.
Rüzgârın,
adımızı artık
yüzümüz olmadan da söyleyebildiği
ilk sabahtır.
İşte o vakit,
aşk da,
hayat da,
hüzün de,
huzur da,
bilgelik de,
ayrılık da,
yalnızlık da
aynı ağacın
başka mevsimlere bırakılmış
yaprakları olur.
Birbirine dokunmadan,
aynı kökte su içerler.
Çünkü insan
ömrünü düz bir yol sanır.
Oysa kalp,
hep aynı çemberin içinde
başka bir göğü arayarak dönen,
yönünü kaybetmeyen,
yalnızca her dönüşte
kendini yeniden bulan
eski bir pusuladır.

Onur Göknil
Kayıt Tarihi : 5.07.2026 18:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!