Gürgendi kızağım
Gürlerdi süzülürken beyazda
Oturaklıydı, gürgendi
Sarılınca yelesine kaçardı
Gürgendi dedik ya!
Ne gazı, ne freni...
..
Ölen Şehit Kalan Gazi (GÜLCE-YİĞİTÇE)
Ölen Şehit kalan Gazi,
Yer Tanrı’dan gök Tanrı’dan.
Ana baba bala eşi,
Der Tanrı’dan bir Tanrı’dan.
..
Hayat ince bir yelpaze, avuçlarımdan akıp giderken damlanın denize kavuşması gibi sana koşuyorum. Sedef bir yağmur damlasını yüreğinde inciye döndürmesi gibi, bende seni yüreğimin umanında ki sisler içinde büyütüyorum. Elveda zamanındaki sözlerine kapıyı aralamak yerine, sıkı sıkı kapatıyorum. Gönlümün aynasında masum ve samimi duran görüntünün kaybolmasın diye, ikinci görüntünün yansımasına izin vermiyorum. Değil yüreğimle, gözlerimle bile adatmayı düşünmedim seni.
Sevgin billur bir kadeh, kırılmasın diye yüreğimde taşıyorum. Aşkın, nazenin bir mum alevi gibi sırf yanmaya devam etsin diye karanlığı gündüze çeviriyorum. Ben seni adını nane şekeri gibi tutuyorum ağzımda, damağımda ruhumda.
Aynı gök kubbenin altında yaşmak bana yetiyor. Başımı kaldırdığımda gökyüzü, güneş, mehtap, yıldızlar aynı. Umurumda değil nerdesin? Kiminlesin? Nerde uyuyorsun? Şarapnel parçasıyla yaşayan gazi gibiyim. Gözlerinle görmediğin sadece sesini bildiğin dalgalarının sesini duyduğun varlığında huzur bulduğum bir deniz kıyısında yürümek gibisin.
Gökyüzünde tepsi gibi parlayan mehtap insanı cezp ediyordu. Mehtaba benim gibi bakanların, hicran ve ayrılık hastası olduğunu biliyordum. İşte bu ay seni ve beni birleştiriyor. Kader karanlığının bizi sarıp sarmalamasına izin vermiyorum. Duyduğum hazzın içine doldurduğum hasretin büyüklüğü ve küçüklüğü hiç önemli değil.
..
mevlanamiz var
geldik done done pir sultanimiza
sevdik onu can ettik can canimiza
ne olursak olalim kurban vatanimiza
evliyalar pirler yunuslarda var
..
Cumhuriyet şansımız özgürlük adı
Cumuhurriyet vardır özgür yaşadım
Ana oldu cumuhurriyet babam özgür
Haykır var gücünle özgürlük güzel
Dedemiz şehiti babamız da gazi
Onurla savaştı cumuhurriyet var ya
..
Bu gün 23 Nisan bütün çocuklara bayram
Her Türk sana minnettar,minnettar bütün vatan
Türküm, doğruyum, Atamla gururluyum
Mutluyuz, neşeliyiz tüm dünya bize hayran
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kan ise
Bu gün bütün bir dünya, bizlere hayran ise
..
Kurban olam sana canım Erzurum,
Beyaza bürünmüş dağların senin.
Kış geçince güzel olur baharın,
Bürünür yeşile bağların senin.
Buram buram tarih kokar her yanın,
..
'Ekoloji 'sözcüğü yeniden tanımlandı Türk Dil Kurumu (TDK) , Türkçe Sözlük'te 'çevre bilimi' olarak geçen 'ekoloji' kelimesini yeniden tanımladı. Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi öğretim elemanı Tahir Çalgüner'in yaptığı çalışmanın ardından TDK daha önce çevre bilimi olarak tanımladığı 'ekoloji' kelimesini yeniden tanımladı.
TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, tarafından yapılan açıklamada da ekoloji kelimesiyle ilgili olarak da çok sayıda başvuru aldıklarını, bunların, ekoloji kelimesine karşılık gösterilen çevre biliminin bu kelimeyi tam olarak olarak karşılamadığı, çevre biliminin daha alt bir dal olduğunu kaydetti.
Üniversitelerden gelen görüşler doğrultusunda ekoloji kelimesinin tanımını değiştirdiklerini belirten Akalın, internetteki sözlükte değişiklik yaptıklarını, Türkçe Sözlük'ün yeni baskılarında da ekolojinin yeni tanımına yer vereceklerini bildirdi.
TDK'nın kararına göre, ekoloji kelimesi, canlıların hem kendi aralarındaki, hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı olarak tanımlanırken, sözlüğe, ekolojist, ekolog, ekolojizm gibi terimler de ilave edildi ve bunların tanımları yapıldı.
..
Yeryüzünde adillik uğruna asilliği siper edinerek
En çok şehit veren Millettir Türk!
En çok katlima uğratmaya yarışan ülkelerin varlığına
Allah aşkını giyinip sabrı bilgiden şaşmayan
Yeryüzünde yaşamlara kanat geren vicdanı taşıyarak
En çok şehit veren Millettir Türk!
..
Alaeddin Keykubat'ın annesi Ümmühan,
Bir gece rüyasında yiğit bir kimse gördü.
Bu pir-i fani olan ay yüzlü mübarek can,
Bir anda ona görünüp içeriye girdi.
Dedi Hak yolunda şehit oldu canla tenim,
Düşmanla cenk eylediğim kılıcım gümüştü.
..
İnsan: bir hiç uğruna
Gidip, hiç olacaksa
Kendini, hiç sayarsa
Zararlı çıkmaz asla
Her heves ve hevada
Mevcut, bin türlü bela
..
Ey şanlı, şerefli gaziler durmak zamanı geçti
Şanlı gaziler varıp, şehit olmaya var mısınız?
Nice vatan evlatlarımız şehit olmayı seçti
Şanlı gaziler gidip, şehit olmaya var mısınız?
Nasıl olsa bir gün ölüp ahirete gideceğiz
Kaderde varsa şehit olmak son makam diyeceğiz
..
Katiller belirlendi….
Gaz maskesi, Baret, Gazlı bez,
Eldiven, Çakı, Puşi
Bir de Deniz gözlüğü…
Ellerindeydi pankartları…
“Simit sat, onurlu yaşa”
..
100]Aslında dinsel otoriteci tema iki bakımdan gerekli idi. Bir ümmetçi yapılanma içinde gelen yapının, duyup anlayacağı en temel harekete geçirici sembolizmdi bu. Bir durum karşısında birden ortak amaçlı birlikler oluştururdu. İkinci neden de, haldeki toplumsal otorite, teokratik yönetimli yapısı nedeniyle; bir toplumsal otoriteden bir de inançsal (şeriatçı) otoriteden, yani; iki ayrı otoriteden oluşuyordu. Biri dini otorite, diğeri de günlük somut olan deneyimsel nesnel otorite idi. Bu yüzden halka dini teme üzerinde seslenilmesi bir zorunluluktu. Gazi hazretleri, Rauf Orbay, Rafet Bele, Raif Dinç gibi birçok isimler bu bilinç ve bu gayretin içinde idiler.
Bu ve buna benzer birçok öncelikle, yerel kurtuluşları öne alan ve sonra da, aşama aşama mümkün oldukça genel kurtuluşları sağlamayı amaçlayan bu dernekler, Müdafaayı Hukuk derneği adı altında birleştirildiler. Böylece direnişçi, nokta örgütlenmeleri bir üst çatı koordinesinde hukuki, meşruiyetçe zeminleri sağlanmıştı.
Artık bu üst yapı, en küçük birimlere değin bir ağ bağı ilen iletişken örgütlenme idi. Bunların temel felsefesini, Gazi ortaya koyacaktı: 'hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh ki tüm vatandır' diyerekten çekim alanını ortaya koyacaktı. Özel amaçlı direnç eşilmeleri, genel amaçlı dirençlere dönüştürdü. Geleceğin plânını bir çırpıda ortaya koyup, bu örgüt; umutsuzluğun umudu yapılmıştı.
Burada önemli olan Müdafaayı hukuk örgütü ile yapılanların meşruiyetiyle savunulur olmasıdır. Yapılacakların meşru ve hukuki olmasının öngörülüyor olması; çok belli bir dikkat çekiciliktir.
..
100] Aslında dinsel otoriteci tema iki bakımdan gerekli idi. Bir ümmetçi yapılanma içinde gelen yapının, duyup anlayacağı en temel harekete geçirici sembolizmdi bu. Bir durum karşısında birden ortak amaçlı birlikler oluştururdu. İkinci neden de, haldeki toplumsal otorite, teokratik yönetimli yapısı nedeniyle; bir toplumsal otoriteden bir de inançsal (şeriatçı) otoriteden, yani; iki ayrı otoriteden oluşuyordu. Biri dini otorite, diğeri de günlük somut olan deneyimsel nesnel otorite idi. Bu yüzden halka dini teme üzerinde seslenilmesi bir zorunluluktu. Gazi hazretleri, Rauf Orbay, Rafet Bele, Raif Dinç gibi birçok isimler bu bilinç ve bu gayretin içinde idiler.
Bu ve buna benzer birçok öncelikle, yerel kurtuluşları öne alan ve sonra da, aşama aşama mümkün oldukça genel kurtuluşları sağlamayı amaçlayan bu dernekler, Müdafaayı Hukuk derneği adı altında birleştirildiler. Böylece direnişçi, nokta örgütlenmeleri bir üst çatı koordinesinde hukuki, meşruiyetçe zeminleri sağlanmıştı.
Artık bu üst yapı, en küçük birimlere değin bir ağ bağı ilen iletişken örgütlenme idi. Bunların temel felsefesini, Gazi ortaya koyacaktı: 'hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh ki tüm vatandır' diyerekten çekim alanını ortaya koyacaktı. Özel amaçlı direnç eşilmeleri, genel amaçlı dirençlere dönüştürdü. Geleceğin plânını bir çırpıda ortaya koyup, bu örgüt; umutsuzluğun umudu yapılmıştı.
Burada önemli olan Müdafaayı hukuk örgütü ile yapılanların meşruiyetiyle savunulur olmasıdır. Yapılacakların meşru ve hukuki olmasının öngörülüyor olması; çok belli bir dikkat çekiciliktir.
..
Üsküp'e varmadan gelir Kumanova
Gel seninle güzel yarim kuralım bir yuva
Üsküp'ün içinde yatar bir gazi baba
Seni bana yar edenler girsinler sevaba
Üsküp kal'asından görünür o Nerez
..
Günlük güneşlik bir gün, Alaca Meydanı’nda;
Bir banka oturmuştum, Eski Cami yanında.
Bastonlu biri geldi; belli, yaşlılık çağı;
Sağ yanıma oturdu, aksıyordu ayağı…
Sordum, adı Necip’miş; Kuyluş Köyü’nde Mukim,
..
(…)
Anlatamadan geçemeyeceğim, bellek kutusu birden açılıverdi
aydınlık mavinin tam karşısında, aslında yakın bir
zaman, öte yandan belleğin kolay kolay unutamayacağı bir
olay, dört beş yıl önce olmalı, 1 Mayıs günü sabah erkenden
kalktım, dersime gideceğim Beşiktaş’a, her zamanki gibi
..
Gazi bu toprakların namusudur, arıdır
"İzmir'de Sarı Zeybek, Kars'da Atabarıdır"
Ankara'nın Seymeni, Dadaşı Erzurum'un
Mavi göklerimizde istiklal rüzgarıdır
Gazi bu toprakların namusudur, arıdır...
O'dur Türk Dünyası'nın ruhu, beyni, yüreği
..
KURTULUŞ DESTANI
Cihan harbi akabinde sandılar ki hasta düştü,
Bunu gören Akbabalar, hemen üstüne üşüştü.
Doğuda Ruslar saldırdı, Güneydoğuda Fransız,
Yunanın gözü Egede,İstanbulda da İngiliz.
..



