Dünya'da zaten kan ve gözyaşı hiç eksik olmuyor. O katledilen mazlumları, kadınları, çocukları gördükçe ben zaten çoğu kere gözyaşlarıma hâkim olamıyorum ki ne yalan söyleyeyim. Şimdi bir de sen çıktın geçenlerde beni hüngür hüngür, hem de bardaktan boşanırcasına ağlattın. Buna rağmen bana faydalarını, hayatıma yaptığın kıyakları da asla ve asla inkâr edecek değilim. Daha önceleri de senin yüzünden çok kere ağladığım olmuştur lakin bu son ağlatman, diğerlerine benzemeyecek kadar ağır ve şiddetliydi. Bunu yazdım bir tarafa ve hiç unutmayacağım. Yine de her şeye rağmen sana beddua etmiyorum. Bazen insana ağlamak da yakışıyor ne diyeyim?
Bilirsin sen de, gözyaşının rengi yoktur. Sadece sen ağlatmadın ki beni. Hayatıma giren ve sonra hiç bir şey olmamış gibi, hiç bir şey yaşanmamış gibi terk edip de giden kadınlar ki bir zamanlar ben onları tam yüreğimin orta yerine koymuştum. Benden hediye olsun gözyaşlarım onlara, şimdilerde çok uzaklarda olsalar da. Hiç birisinin isimlerini unutmadım, isimleri tabi ki yüreğimin defterinde kayıtlı. Sana da küsmediğim gibi, beni ağlatan o kadınlara da küsmedim hiç bir zaman. Ne yapalım ben böyleyim işte, acı da çeksem, ağlatsalar da, kimselere küsemiyorum...
..
Neler gördün neler şu yalancı dünyada. Ha! sahi sen de benim ile aynı yaştaydın değil mi; unutmuşum. Ah! be gözlerim. Avrupa'nın göbeğinde doksanlı yıllarda acı dolu, kan ve gözyaşı dolu bir savaş yaşandı. Biliyorum yanaklarımdan aktı o içinde biriktirdiğin gözyaşların. Kimsenin sesi sedası çıkmadı biliyor musun? Biliyor musun; koyun boğazlar gibi, tavuk boğazlar gibi insan boğazladılar bu caniler, insanlıktan nasip almamışlar... Medeni dedikleri o Avrupa'nın tam ortasında oldu bunlar; tam ortasında. Aylarca Birleşmiş Milletler dedikleri, benim de BİRLEŞMİŞ İLLETLER dediğim, ABD'nin güdümünde ki kuruluştan çıt çıkmadı... Yüz binden fazla Müslüman şehidimiz var. Zannetmesinler ki bir gün hesabı sorulmayacak, zannetmesinler ki yaptıkları yanlarına kâr kalacak. Gaflet ve delâleti iyi bilirler, onların yakın dostudur her iki duyguda...
Ah! be gözlerim kara kıta Afrika'da bir lokmaya muhtaç insanlar gördün. Birileri kuş sütünün eksik olmadığı sofralarda tıka basa karınlarını doyururken, kusacak kadar yemek yerken, kara kıta Afrika'da bir lokma ekmek için, bir kilo patates, pirinç için birbirini ezen çiğneyen insanlar gördün. Okula gitmesi gerekirken, küçücük çocukların elinde Kalaşnikoflar ile birbirlerine silah sıktıklarını gördün. Görmez olsaydın, duymaz olsaydın keşke bunları, insanlığından bu kadar utanmazdın...
Her zaman mensubu olmaktan onur ve gurur duyduğumuz bir dinimiz, bayrağımız ve ülkemiz, canımız Türkiye'miz var. Ah! be gözlerim, tertemiz dinimizi, kitabımızı, yurdumuzu aşağılamaya çalışanları, din adamı kisvesi altında toplumun ahlakını ve huzurunu bozanları, bayrağımızı yakmaya kalkanları, başta yurdumuzun kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını toplumun gözünden küçük düşürmeye gayret edenleri de gördün. Unutma, unutma sakın gördüklerini...
Ah be gözlerim daha neler gördün neler. Milletim ile dalga geçen nice siyasetçiler ve nice devlet adamı kılıklı, soytarı geldi geçti bu gözlerimden. Bazen kızdım onlara alabildiğine, sinirlendim sövdüm saydım, ağladım bazen sinirimden. Benim gözyaşlarımı hiç biri kaale almadı, oysa çok kıymetlidir benim gözyaşlarım. Döktüğüm zaman kirpiklerimin arasından daralan ruhum genişlerde genişler, işte o zaman iniş olur bütün yokuşlar... Benim ve benim gibilerin akıttığı gözyaşlarının yüzüsuyu hürmetine zalimlerin defterini dürmeye hazırlanıyor yüce Allah cc. İnşallah bir gün mazlumlarında yüzü gülecek...
..
Ulusal Önderimiz
Mareşal Gazi
Mustafa Kemal Atatürk'ün
Saygın annesi
Zübeyde Hanımı
Vefatının 93. yılında
Saygıyla anıyorum
..
Yıl 1282. Üstadım Seyyahı Fakir Evliya Çelebi Hazretleri ile bendeniz Yusuf Tuna’nın Muğla’ya yolu düştü. Muğla ve havalisinde o devirde Menteşe Bey tarafından kurulan Menteşeoğulları Beyliği hüküm sürmekteydi. Menteşe Beyi ile ona bağlı Türkmen Akıncıları Meğri’ye sefer düzenlemişler Bizans’ın artık Rumları ile savaş yapıyorlardı.
Biz de akıncılarla beraber at sürüp Meğri ovasında düşman ile cenge tutuştuk. Öyle çetin bir cihat oldu ki, sankim yer gök ’’Allah, Allah’’ nidalarıyla inliyor, Rum bozguncuları alt edip geçen Türk yiğitleri Kargasekmez’i aşıp Yanıklara geldiklerinde Kargı ovasında başlayan savaş yavaş yavaş Meğri ovasına doğru yayılıyordu. Alp Erenler kılıç sallayıp düşman haklarken Menteşe Beyin sol koluna inen bir düşman kılıcı kolunu yaralayan Rum şovalyesinin kellesini bir kılıç darbesiyle uçurdu. Kolunu bir bezle sıkıca bağlayıp zeytinyağı ile dağlayan Menteşe Bey, ‘’Haydi arslanlarım, davranın. Düşmana aman vermeyelim. Bir kol vatana feda olmuş çok mudur? ’’ diyerek askerlerinin başında savaşa devam ediyordu.
Adım adım ilerleyen Türklüğün cengaver bozkurtları Telmessos artığı Meğri’nin Rum çaşıtları ile onlara yardıma gelen Rodos şovalyelerini çil yavrusu gibi dağıtmışlar Günlükbaşı’na gelmişlerdi. Burada savaş iyice şiddetlenmiş, bire bir eş tutan yiğitler ile küffar arasında dalkılıçların şakırtıları, at kişnemeleri elli arşın ileriden duyulurken,ardından düşmanı saran Türkmen yiğitleri düşmanları yok etti ve oradan kaçabilen düşmanların peşinden Meğrideki kalelerine doğru at sürdüler.Burada savaş çok çetin geçti.Kaleden çıkan Rüm şovelyeleri Türklere saldırıyor ve amansız bir mücadele veriliyordu.Sonunda kale düşmüş ve Menteşe Beyin eline geçmişti.Hemen kale burcuna Türk bayrağı çekildi.Bu sırada yaralı Türkleri kontrol eden Menteşe Beyin ardından yaralanmış olan bir Rum şovelyesi arkasından sinsice yaklaşıp bir kılıç darbesi ile Menteşe Beyin kafasına vurdu ve Menteşe Bey kalenin önüne düşüverdi. Sonra yerden kalkarak bir Allah nidası çeken Menteşe Bey kopan başına aldırmadan kafasını kesen düşman askerini yalın kılıç kovalıyor, ‘’Allah’ım öcümü almadan canımı alma’’ diye dua ediyordu. Kendine saldıran düşman askerinin ardından koşturarak Fethiye kale kapısı önüne geldi. Burada düşmanı tepeleyip haklayan Menteşe Bey de şehid oldu. Fethiye kale kapısına bir türbe yapılıp Menteşe Bey dualarla defnedildi.
Bu olaydan sonra Meğri ovası tamamen fethedilerek Türklerin eline geçmiş, Meğri olan bu beldenin adı Beşkaza yapılarak, Türkmen obalarından biri olmuştur.Daha sonra ilk şehit pilotlarımızdan Fethi Beyin uçağı Beşkaza sınırları içinde düştüğü için onun anısına Beşkaza adı Fethiye olarak değiştirilmiştir.
Biz de üstadım Seyyahı Fakir Evliya Çelebi ile beraber bu savaş esnasında olan ilginç olayları kaydedip, tarihe havale ediyoruz. Bu güzel beldenin selameti için yapılan cümle işleri destekliyor, bu mübarek vatan toprağının alınması sırasında şehit düşen Alp Eren gazi dervişlerin cemi cümlesine dua ederek saygıyla selamlıyoruz.
Allah mekanlarını cennet eylesin, hepsinden Allah razı olsun, amin.
..
TC'mizin Kurucusu
Mareşal Gazi
Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün
Sonsuzluğa uğurlanışının
77. Yılında'da
Bu büyük insanı
Bitmeyen bir özlemle
..
Derya kenarında kayık değilim ölem yar ölem
İçmişim badeyi ayık değilim gadan alırım da
Sevdiğim güzel oy oy
Kınaman komşular beni kınaman
Ben de bu çirkine layık değilim oy oy
Derya kenarında bir çift gazım var
..
Kelimetullahu dünyaya yaymak gayemiz
Vatanı dinde farz biliriz
Nasılsa bir gün öleceğiz
Yaşarsak gazi ölürsek şehit
Gayemiz cennet değil cemalullahtır biliniz
Dünyaya yalan der gurbet biliriz
Bedende canda sahibinindir
..
Ateş çemberinde, Atatürk Türkiyesi toz duman
Feryat, figan, gözyaşı, acı kan kokuyor umman
Bu zaman kaypak zaman, kumpas zaman, hile zaman
Zaman birlik, zaman dirlik, zaman
Safları sıklaştırma zamanı
Yurtta barış, Dünyada barış unutma ey densiz,
Unutma Gazi Atamı
..
Gün var kimi zamanda gelir müşkile çatar
Derviş gazi dünyanın anasını tez satar
Erkek olan kendini uçurumlara atar
Yabanların elindi zebunküş olabilmez
Nadir bir mana ile yaratılana şükür
Zekavet ve gönlün devası adı Şekûr
Kim inanmasa yüzüne 'Hak' de tükür
..
Bu hayat sonsuz değil ölüm var sonucunda
Vatana ölmeninse şehitlik var ucunda...
Gençliğim var, can tatlı demez, korkmaz verir can
TÜRK 'LERİ bu imânla yaratmıştır YARATAN.
Bu imân yeryüzünde TÜRK ' ü ANIT -MERT eden
..
Zalime zulmu anlatma
Zulm edersin kendine
Tadı kalmaz dünyanın
Zalim kıpır kıpır çarpan
Yürekten korkar
Sonda Köroğlu, gazi, Niyazi, ya da hiçbirşey
Olurum mu dersen...........................karası bu;
..
Önce Vatan dedik,her zaman Vatan
Böyle emretmiş,Gazi Kemal Atam
Bu emre uymuştur,yurduna tapan
Her şeyden üstündür,bu sevgi zaten.
Önce zafer sonra istiklal dedik
Vatan toprağına çok şehit verdik
..
Evet dostlarım gene bir pazar sohbetinde gerçek olan dostlarımla bir arada olduğumu biliyorum,bu günki sohbetim geçen hafta dedimya bir dede fuyası yaşıyordum. Bayram geliyor biz İstanbuldayız gönül ablayla mahmut paşadan çocuklara bayamlık aldım,karaköy yer altı geçidinden geçtik kestirmeden bir ara sokak vadır kadıköy vapur iskelesine çıkacağız ve orada işportacılar da ne isterseniz bulabilirsiniz o zamanda damalı su bardakları moda gönül abla seçiyor ben almıyacağım için bekliyorum derken bir el omuzumda baktım yaşlı bir amca ben bozuk parayı uzattım-Teesüf ederim benim dilenciye benzettin bak dedi göğsündeki istiklal madalyasını gösterince ben mahcup oldum.-Özür dilerim dede kusura bakma dedim,kulağıma
eğilerek -Sahibin varmı okadar güzelsin ki ben dulum da? Bir anlık şaşkınlığım geçtikten sonra gönül ablaya -Bak benim
taliplim çıktı karışmam deyince gönül
abla afalladı,bende dedeye-Bak dede sen hapte gazi olmuşsun ama benim öyle bir sahibim var ki kutuluşun yok kesin şehit olursun,ama bak sen dulmuşsun benim annemde dul sen burada bekle ben hemen onu alıp geleyim dedim ama bu arada gönül ablayla el ele tutuştuk bir
kaçıyoruzki sormayın o da arkamızdan
-OOOO sen gidicen anneni alıp nezaman
gelicen bu olmayacak iş diye söyleniyodu yani dedeninde akı kesmemişti bu işi biz vapua bindik gülme kırizin tutulduk evet bu haftaki anımızda bu kadar istanbuldan tüm dostlara sevgiler 23 12 2007
..
Adım Kahraman,
Soyadım Türkoğlu,
Atam Mustafa Kemal
Dünya tanıyor beni, ben Mehmetçiğim.
..
Yoksun!
Yokluğun beş kuruşsuz kadar yoksul
Eriyip bitmekte gün
Geceden fışkıracakken bugün
Sen yoksun
Ben senden yoksun
..
Şairler gönül bahçesinin bülbülleridir
Şiirler aşk çiçeklerinin gülleridir
Şair ve şiir gülistan sünbülleridir
Selam size şairler,kumrular ve bülbüller
Selam size aşıklar selam size ozanlar
Gönlünden geçen sevgileri yazanlar
Kiminiz Veysel kiminiz Köroğlu
..
Bir küçücük çocuğum,
Ellerim yumuk yumuk.
Vermişler ağzıma,
Şerbete batırılmış emziği.
Süt yok,
Dokunmalarına gerek yok ağlayacağım.
Bahanem çok;
..
KERİME ANA
Kerim Ana kerimdir naiftir vatanseverdir her zaman
Kerime Ana merttir cömerttir onurludur her zaman
Kerime ana vefalıdır sevecendir evlat canlısıdır
Kerime Ana gerekirse vatanın için canını verir
Kerime Ana keremlidir ariftir vatanseverdir her zaman
..
10]Ben de, o günü ve o günün Dünya şartlarını, en iyi Gazi anlamıştır, diyorum. Aykırı bir şey olabilir mi? Öyle olmasa idi, Gazi'nin başarısını, hutbe okuttu da, mevlitler verdirdi de, diyerekten belirtmek, söz konusu olur muydu? Mevlit okutmanın, hutbe verdirmeye değin bunların dik alasını, saltanat ve hilafette çok çok yaptı. Ama kaçınılmaz sondan kurtula bildiler mi ki? Gazi hutbe ile doğrulsun du!
Gelelim kurtuluş savaşı arifesinde ve esnasında olan, gerek Çerkez Ethem, gerek Çapanoğlu ve diğer dağa çıkan efelerle ilgili anlatılanlara. Bunlar etrafında örülen efsanelerden bir kaçı şöyle bir genellik tanımlaması üzerine kurgulanmış umut kesmemeye ilişkin beklentiler yaratmadırlar. Bunlar ölmezce olan efsuna şerbetliklerle vardırlar. Herkesin gözü önündedirler, ama görülmezler. Bunlara, kurşun işlemez. Gece kimseler görmeden gidip, düşman sathında düşman kellesi alıp gelirler vs.
Bunlar ve bu gibiden benzer ce olan nesnel gerçekliklerlen ilgili olan, ama nesnel olanı anlamaktan, analiz etmekten üşenip, akıl yormaktan kaçınan kimselerin, sorgusuz sualsiz kiplendikleri abartılı olan efsanevi yanlar taşırlar. Yine bu türden nesnelci anlamaları anlayamamanın ve olaya değin savaş yönetme sanatının başarılarını Atatürk’ten tebid (uzaklaştıran) edenlerin, belki de yakıştırdıkları bulut menkıbeleri vardır. Bu anlatımlar, akademik bir dille söyleşip, analiz ve kuşkuları etrafında, anlamlara varmak, kişi bilgi genişliği ile anlaşılır kılabileceği bir durumdurlar da.
Çanakkale savaşında, komutanlığın (Mustafa Kemal'in) yönetimsel dehası görülmezden gelinip, güya bize yardım eden, düşmanı sarıp yok eden tinsel bulut. Bu bulutun sağladığı güya marifeti Mustafa Kemal'in öznel bilinçli kafasına yakıştıramayanların, Gazi'nin üstün başarısını, kıskanmaları ve küçümsemeleri basitliğidir. Madem öyle idi de, neden 250 bin kişimizin ölmesini beklediler?
..
20*
İstemem tek bir an senden ayrılmak,
Sen beni bırakma, aman Erzurum.
Tabiat kudreti senin dağların,
Avrupa ‘lı eder seyran Erzurum.
Ellidört minaren ündür semada,
..



