Bu kaskatı duvarlarda sanma ki bende akıl vardır,
Hayâlin gönlüme düşse, cihân bana dar gelir; dardır.
Tabîbler zehr-i dermânla dilerler rûhu öldürmek,
Senin aşkınla ölmek de, bana şâd u bahârdır; yârdır.
Ayağımda gümüş zincir, sanırlar ki deliyim ben,
Bu zindan-ı belâ içre, adın mukaddes bir zikirdir; vardır.
Demir parmaklığın ardı, hazân olmuş bir gurbettir,
Gülüşün sızsa hücremden, karanlık nûra gark olur; kârdır.
Bana "Mecnûn" deyip geçme, benim sahrâm bu odadır,
Şu sarsıcı sükût içre, sesin bir gizli nevadır; sırdır.
Ne efsunlu bir eczâdır, ne şırınga, ne hap bilmem,
Senin bir tek nazarın ki, bu rûha en büyük şifâdır; yardır.
Vuslat-ı aşkı beklerken, bu cân eyler sana secde,
O şâfî ellerin değse, bu rûha en büyük ecirdir; bârdır
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 21:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!