Geceyi bir bıçak gibi biledim bu hırsla,
Zifiri karanlığı doğrayıp geliyorum.
İçimde biriken o devasa fırtınayla,
Sana ait ne varsa yıkıp geçiyorum!
Kıvılcımlar saçıyor gözlerimin karası,
Bastığın toprakta yangınlar başlatırım.
Kapanmaz artık bu hançer yarası,
Cihanı ardında kül eder, ağlatırım!
Karanlığı kuşanıp geldim kapına,
Bu gece şefkati siyaha boyadım.
Yıldızları sökerim birer birer gökten,
Karanlık odanda nefessiz bırakırım.
Öyle bir nefret ki bendeki bu gece,
Şafak sökmeyecek, güneş doğmayacak.
Adın dilimde uğursuz bir hece,
Seni benden başka kimse duymayacak.
Yeminler ederim tuttuğum kaleme,
Adını fırtınalara yazar geçerim.
Köprüleri yakar, yolları bükerim,
Göğsümden o eski sızıyı sökerim.
Gece en büyük şahidimdir bu hırsa,
Fırtınalar koparırım sustuğum yerde.
Zalimlikse zalimlik, bendeki bu duruş,
Gözümde bir damla yaş bulamazsın.
Kabuslar salarım uykunun en derin yerine,
Uyanıp adımı haykırasın nefretle.
Dertler eklerim o dertsiz günlerine,
Hesaplaşacaksın bendeki bu hiddetle.
Kılıç kınından çıktı bir kere,
Gayrı bu hesap mahşere kaldı.
Geleceğini yıkar, uykunu bölerim,
Gaddar bir gölge gibi çökerim üstüne.
Gel gör ki adının geçtiği eşikte,
Sallanan kılıcım havada kalır.
Benim şer dediğim kalkanındır senin,
Dünyayı yakarım canın yanmasın diye.
Ama rüzgar sert esip külü savurunca,
Korkarım o yangın canını yakar diye.
Avucuma toplarım kıvılcımları usulca,
Sığınırım bendeki o eski maziye.
Varsın kıyamet kopsun, yerinden oynasın,
Dönüp de bakarsam namerdim gözyaşına.
Bıçağın ucunda parıldar keskin nefretim,
Geleceğini dilim dilim keser atarım.
Ama fırtına dinip, ateş külü basınca,
Bıçağı çeviririm kalbimin tam kalbine.
Kıyamam fırtınada o tek bir saç teline,
Sen yaşıyasın diye ben kendimi öldürüm.
ENGİN TOPKAN (18.07.2026)
Engin TopkanKayıt Tarihi : 19.07.2026 14:35:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



