Ben ayrılıklara alışkınım
Her yeni gün eski günden ayrılırım
Aynadaki resmimle vedalaşır
Yeni yüzümle tanışırım
Seher vakti yıldızdan
Bir Kasım sabahındayım;
Derin bir sessizlikte,
Eşsiz notaların huşusundayım...
Gıpta ettim serçe kuşuna;
Bir güz ağacının
Benim büyüdüğüm yuvada,
Çocuklar birbirine bacı gardaştır
Karanlık dolaplar kilitli, suçlar ortaktır..
Sessizlik çökünce geceye,
Neşeli çığlıklar duyarım yatakhanede;
Kalkar yatağımdan, boş salonlarda oynarım,
Bir eski arkadaş,
Ansızın uzaklardan çıkıp gelince,
Zaman durdu bende;
Otuz yıl önceki mazi
Yeniden hayat buldu gözlerimde.
Ben,
İki evlat anasıyım,
Bir ana babanın kıymetli evladıyım.
Eşim, gelinim, bacıyım
Kardeşim, arkadaşım,
İş yerinde amirim, çalışanım....
Hatice ondokuzunda bir fidandı,
Giderken ardında bir emanet bıraktı;
Hüseyin daha bir yaşında
Emziği ağzındaydı...
Hatice’nin gidişine dayaktan dedi kimileri,
Sıcak bir yaz akşamında
Uykudayım bir istihare yatısında
Ansızın karşımda bir genç beliriyor
Parlak saçları dalga dalga
Omuzlarından aşağıya dökülüyor
Gözlerindeki sevgi yıllanmış
İşten eve dönerken
Her akşam üstü
Aynı sokakta
Küçük çocuklar görüyorum;
Gözlerinde
Bir eğreti bakış
Uzak bir dalış
Kaybettiğini arar gibi
Kendini sorgular gibi
Geçmişine hatırnaz
Aramızdaki yollar uzun
Bedenlerimiz
Bir ölünün ki kadar yorgun
Sana ayırdığımız günler
Senede üç ya da beş gün...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!