Furkan Diker Şiirleri - Şair Furkan Diker

0

TAKİPÇİ

Furkan Diker

Bunu okuyan herkese sesleniyorum;

Ben sadece bir yabancıyım. Belki bu satırları okurken bir otobüstesiniz. Belki gece yarısı odanızın sessizliğinde belki de kalabalığın içinde kendinizi yalnız hissediyorsunuz. Nerede olursanız olun şunu bilin; hayat sandığınızdan daha kısa zaman ise sandığınızdan daha acımasızdır. Bir gün sevdiğiniz insanların sesini son kez duyacaksınız ve bunu o an fark etmeyeceksiniz. Bir gün son kez bir sokağın köşesinden dönecek son kez bir dostla gülecek son kez birine sarılacaksınız. İnsan hayatındaki en değerli anların çoğunun son kez yaşandığını o an anlayamıyor. Bu yüzden kırgınlıklarınızı sonsuza kadar taşımayın. Gururunuzu mezarınıza kadar götürebilirsiniz ama sevginizi götüremezsiniz. Sevdiğiniz insanlara onları sevdiğinizi söyleyin. Annenizin, babanızın, kardeşinizin, dostunuzun sesini duyduğunuz her günün bir hediye olduğunu unutmayın. Bir gün hepimiz bir hatıraya dönüşeceğiz. Kimimiz bir fotoğraf karesinde kalacağız, kimimiz bir şarkıda, kimimiz eski bir mesajın içinde. Ardımızdan büyük başarılarımız değil bir kalbe nasıl dokunduğumuz hatırlanacak. Eğer bir gün kendinizi çok yalnız hissederseniz gökyüzüne bakın. Aynı yıldızlara bakan milyonlarca insan var. Kimi ağlıyor, kimi bekliyor, kimi özlüyor, kimi de hayata yeniden tutunmaya çalışıyor. Belki birbirimizi hiç tanımıyoruz ama aynı göğün altında aynı acılara ve aynı umutlara sahibiz. Eğer bugün hayat sizi yoruyorsa biraz dinlenin ama vazgeçmeyin. Çünkü sizin haberiniz olmadan bile bir yerlerde varlığınız birinin dünyasını güzelleştiriyor olabilir.

Ben kimim bilmiyorsunuz. Belki adımı hiç öğrenmeyeceksiniz. Bu satırlar bir gün karşıma çıkmazsa bile sizden küçük bir ricam var. Bir çocuğun gülüşünü önemseyin. Bir yaşlının anlattığı hikayeyi sonuna kadar dinleyin. Bir hayvana su verin. Bir ağacın gölgesinde birkaç dakika durun. Sevdiklerinize sarılın. Çünkü hayatın anlamı büyük zaferlerde değil fark edilmeyen küçük güzelliklerde saklıdır. Yıllar sonra bu satırları hatırlarsanız eğer beni değil kendinizi hatırlayın. Çünkü bu yazı aslında bir yabancının değil bir gün her şeyi geride bırakacak olan insanlığın ortak vedasıdır. Eğer hala nefes alıyorsanız hala geç değildir.

Devamını Oku
Furkan Diker

Tanrım,
Bu mektubu sana dua niyetiyle yazmıyorum. Çünkü dualarımı bitirdim. Bu bir yakarış da değil. Bu yorgun bir insanın iç döküşü. Yıllardır susuyorum. Sen sustukça ben sustum. Belki sen duyarsın diye değil kendimi kaybetmeyeyim diye. Artık soruyorum;

-Bunca yıl beni gördün mü gerçekten?
-Yoksa ben sadece kalabalık bir sessizliğin içinde kaybolmuş bir ses miydim?
-İnsan ne kadar bekler?

Devamını Oku
Furkan Diker

Kaldırım taşlarında üşür ayaklarım
Gecenin yükü çöker omuzlarıma
Bir avuç umut ister yorgun kalbim
Kimse dönüp bakmaz yaralarıma

Bir kapı ararım ışığı sızmayan

Devamını Oku
Furkan Diker

Ey sevgili!
Nasıl anlatayım sana kendimi
Sen ki gönül bahçemin hüzün çiçeği
Ah çekerim her koklayışta
Ruh meftun sana
Gözlerin gece de mahperi

Devamını Oku
Furkan Diker

Günaydın Kaf Dağı'nda ki umutlar
Günaydın sevgili Anka kuşu
Ve sana da günaydın yaşadığım hayat...

Devamını Oku
Furkan Diker

Kalbi hassas olan insanların çoğu intihar etmeyi seçmişti. Ben yalnız yaşamayı seçtim. Oysa yalnız yaşamakta bir intihar etme biçimiydi. Aramızda fark yoktu...

Devamını Oku
Furkan Diker

Bazen öyle anlar vardır ki yaşanılanların kokusu üzerine sinmeye başlar. Boğazında düğümlenirken bütün kelimeler elveda demeden yollara düşersin. Artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını anladığında tuz basarsın yaralarına. Bütün anıların kızgın bıçaklar gibi ciğerlerine saplanırken düşlerin birer birer son bulur. Kısacası bu hayatta iyi bir kalbin varsa bedelini her zaman yalnızlıkla ödersin. Böylece bir masalın ortasında kaybolursun. Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman da birisi varmış;

Sevgi mi?
Gökyüzü ve denizin mavisi gibi
Hep uzakta hep derin…

Devamını Oku
Furkan Diker

İhtiyacım var bir çift sıcak söze
Yorgun düştü gönlüm sensiz bu gece
Bir umut bırak da tutunayım yine
Karanlık yollarımda sana ihtiyacım var

İhtiyacım var yarım kalan düşlere

Devamını Oku
Furkan Diker

Her şey turunç kokulu bahar günlerinin yaşandığı bir gecede başlamıştı. Zaman saatlerin en tenhasıyla birlikte geçerken ay karanlıklardan süzülerek pencere kenarında ki boş yatağını selamladı. En kıymetli en güzel anılara şimdiler de karabasanlar eşlik ediyordu. Adını bilmedi denizlere yol alınırken her geçen gün bir şeylerin eksildiği saksıda kuruyan papatyalardan belliydi. Sessizlik bıçak gibi kesiyordu evin her köşesini. Kalbinde ki çırpınışlar duvardan duvara çarparak sarı sayfalara bir bir dökülüyordu. Düşlerinde büyüttüğü umutlar ruhunun derinliklerinde ki dokunuşlarda kaybolmuş, kalp var oluş sebebini sorgulamaya başlamıştı. Çok korkunçtu! İnsan hiç bu kadar kör olmamıştı. Dünyanın büyüsü bozulmuş, bütün yalnızlıklar gecenin zifiri karanlığıyla yıldızlara dağılırken kaybolan yıllar kayıp giden her yıldızın belirsiz ufuklarıyla bütünleşti. Penceresini açtığında sokaklar artık turunç kokmuyordu. Derin bir sessizlik ağarmaya başlarken gökyüzü hıçkıra hıçkıra bağırmaya başladı. Aslında hep ait olmak istediği bir dünya vardı. Zaman ilaç falan değildi. İyi bir kalbe sahip olmanın bedeli en ağır şekilde ödeniyordu. En sonun da yalnızlığın kurbanı oldu. Önce kalbini sonra da ruhunu ateşe verdi. Geride kalan son sevgi kalıntılarınında göz yaşlarıyla boğulduğuna taş kesilen yastığı şahitlik etmişti. Nasıl biteceğinin bir önemi yoktu. Önemli olan nasıl bitireceğindeydi. Her şeyin bir sonu vardı. Ama kırgınlığın yoktu…

Kalabalıkların arasında gözlerden kaybolmuş, o günden sonra bir daha hiç kimse ondan haber alamamıştı. Tan vakti usulca kimsesiz sokaklara dağılırken masasının üzerine son yazdığı kitabını bırakmıştı. Geceden kalan kül tablasının kokusu bütün odayı kucaklarken eski taşlı evin bütün pencereleri açıktı. O son kitabının ismi yoktu. Sevgiler yerini kayıp bir yapboz parçası gibi sarı sayfalara bırakırken aslında herkesin bir hikayesi vardı. Onun hikayesi yeni başlıyordu. Kaderi kendi haline bırakmıştı. Olacak her şeye hazırdı. Yalnızlığın çağı başlerken isimsiz kalan kitabın son satırlarıydı;

Sevgili kendim;
Sesini duymayalı uzun zaman oldu. Belki duyarsın beni. Sevgi hiç bir şeye yetmedi. Oysa herkesin aradığı sevgiydi. Zaman herkesi aldı gitti. Yaşamak desem kim inanır. Söylesene hangi ölü bana yaşamanın güzel olduğunu anlatır…

Devamını Oku
Furkan Diker

Sevmek vardı
Sırılsıklam aşık olmak
Yağmur olmak vardı
Bulutlardan düşerken
Tenine dokunmak
Gözlerine bakarken

Devamını Oku