milenyum’un kültür başkenti istanbul
belediye başkanı iftar vermiş
kapatılmış
prenses otelin girişindeki nü’nün önü
bir ev çizeceğim ikimize
kır ortasında ya da bir gölde
direkler üzerinde
altından sular akıp geçecek
kediler köpekler uyuyacak huzurlu
bu evde ömrümüz geçecek
renkli cam parçalarından bir mozaik gibidir yaşam
çocukluk günleri
minik beyaz parçalar tertemiz
büyüdükçe açıklı koyulu griler girer aralara
erik yeşili vişne moru
kızılcık kırmızısı böğürtlen mavisi
1.allegro (canlı parlak)
mızıka armonika flüt çalanlar örneğin
veya ne bileyim kaval söz gelişi
keman gitar bilemediniz akordeon ya da trompet
hepsini anlayabiliyorum da bir ölçüde
Kadın GEBE!
İstediği gibi gezer.. Giyinir.. Dolaşır..
Sana NE BE!
28 Temmuz 2013
bak ne diyor atalar
sus biraz, sus da dinle bir dakka
“men dakka dukka! ”
“men dakka dukka! ”
tutturmuşsun bir “sandık”
medet m’olur ölüden ama işte geldiler
durgun sessiz kadınlar solgun kırılgan bitkin
evliyaya mum diker ev para bebek diler
ne gözlerinde bir fer ne soru ne de bir kin
bilgisiz yaban sâkin lâkin çaresizdiler
resmi gör
müziği duy
şiiri söyle
görmez duymaz söylemezmiş
kör değil
gördün.. gördüm
bildin.. bildim
sevdin.. sevdim
geldin.. geldim
öptün.. öptüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!