altmış sekize girdim dün.. yolun sonu geldi gibi
sanki üç yüz yıl olsaydı, yine görünmezdi dibi?
demem o ki öldüğümde, gereksiz şeyler olmasın
eski dilde abuk sabuk dua filan okunmasın!
kaçınılmaz olduğundan, imam olacak ne yazık!
yaşım ilerledi epeyce
fakat ayaktayım dimdik
ne siyatik ne romatizma
hastaneyle doktorla sıkı fıkı değilim şimdilik
fakat beri yandan
vaktidir
vıcık vıcık vatanperverlik..
viyak viyak vefakarlık..
vahim vazifeşinaslık
vecibeleri vesveselerinden vareste
varoluş varsıllığını vurgulamanın
hop dedik beyler
van minits yani
kusura bakmayın
kuran kursu açılımı da yapsanız
kara çarşafa rozetler de taksanız
tüm kelimelerimi yitirmişim sanki
şiire giden yollar mayınlı
gün ışığı fayda etmiyor ruh üşümesine
yobaz karanlığında ürperiyor bilincim derken
tüketilmiş buruşuk cümleler saçılıyor çevreme
ama vaz geçmek için henüz erken
sessizce açıldı kapı
elinde al elma
havva’nın torunu!
masum görünüşlü
işveli gülüşlü
es verilirdi eskiden
eski aşkım derken
derin bir iç çekimi
bugünlerde x diyorlar
eski aşk için
bir yer vardır beden içre çıkıp girilmez
ne arkadaş ne sevgili evlat da bilmez
öyle bir giz öyle bir sır ne laf ne sözde
hiç yok gibi hep var gibi tasvir edilmez
ne dürtüdür ne yetenek ne bilgi ne huy
çok yalan söyledim
ne yalan söyleyeyim ki?
beyaz pembe kırmızı
sevgililerime
sonsuz sınırsız sevgim hakkında
ya
yarin yalımlı yakut yanağına
yahşi yüzüne yazacaksın, yazacaksan
ya
yurdun yanlış yönetimine..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!