Sularda süzülen ufak sallar,
Ufukta kaybolan uzun yollar.
Gizlice ağlayan ıslak yüzler,
İçten içe yanan derin sözler.
Ruha dökülen ulu sevdadır,
Dinmeyen fırtınalı sedadır.
*
Köylerde yayılan ufak kazlar,
İnleyerek kırılan şu sazlar.
Çileyi içine atan canlar,
Yüreği yanarak akan kanlar.
Ruha dökülen ulu sevdadır,
Dinmeyen fırtınalı sedadır.
*
Bahçede edilen basit nazlar,
Titreyip donduran sert ayazlar.
Şehri bırakarak göçen canlar,
Tahtını terk eden sert hakanlar.
Ruha dökülen ulu sevdadır,
Dinmeyen fırtınalı sedadır.
*
Gökten işitilen gür avazlar,
Yükseğe düşen soğuk beyazlar.
Ulu dergahta pişen insanlar,
Sonu gelecek geçici anlar.
Ruha dökülen ulu sevdadır,
Dinmeyen fırtınalı sedadır.
*
İçten edilen uzun niyazlar,
İklimleri değişen ilk yazlar.
Davarları otlatan çobanlar,
Tarlaya tohumları atanlar.
Ruha dökülen ulu sevdadır,
Dinmeyen fırtınalı sedadır.
*
Masumca pırıldayan ayazlar,
Göğü süsleyen temiz beyazlar.
Eziyet çekip ölen insanlar,
Derin sularda batan aslanlar.
Ruha dökülen ulu sevdadır,
Dinmeyen fırtınalı sedadır.
*
Çabucak sona eren şu yazlar,
Kabul olunmayan saf niyazlar.
Zalim tahtını hemen yıkanlar,
Ulu deryaya şevkle akanlar.
Ruha dökülen ulu sevdadır,
Dinmeyen fırtınalı sedadır.
Kayıt Tarihi : 20.05.2026 00:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!