Gideni sormayacaksın arkadaş
Ne uçan kuşa
Ne kayan yıldıza
Ne de bir çocuğun gülüşündeki umutlara
Düşündükçe terk edip gidenleri
Fırlattım bir kenara hüzünleri
Hayal kırıklıklarımı da
Bakkal kutusuna koyup koliledim
Günü gelince lazım olur gibisinden
Sensiz zaman nasıl da inatlaşıyor benimle
Sensiz geçirdiğim 87. gün,
Bugün.
Sensizlik bir tümör gibi sararken
Vücudumun dört bir yanını
Yaşarken kefenle dolaşır oldum
Gözyaşlarım karışırken yarım şişe votkaya
Dur yüreğim dur!
Bırak gitsin zalim aşklar
Hapsolsun kokuşmuş bir zindanda
Dur yüreğim…
Bırak inadı
Kovalama aşkı
Ateş edildikten sonra yere düşen
Boş kovan gibiyim
Ne düştüğüm yerden kalkacak takatim var
Ne de ellerimden tutup kaldıracak biri
Yaşam bazen öyle ağır geliyor ki
Taşıyamaz oldum bedenimi
Unuttuğum şeylerden
Kumdan kaleler yaptım
ama
Hayat denizi öyle bir köpürdü ki bu duruma
Dalgalarıyla kalelerimi yıkmaya çalışıyor
Ruhuma dökülen mevsim ellerin
Gönlümün kıyılarına vurur tüm gelgitlerin
Tenimde sıcaklığı saklı tüm öpücüklerin
Yanağımda çukurdur arsız gülücüklerin
Ay nazlanır tepede parlar bir başına
Aynı denize bırakılmış
İki balıktık bu coğrafya da
Birbirimizi bulmamız milyonda bir
ihtimal dahilinde
Sözleri ruhuma değdiğinde
Kulağımda çınlayan her şarkı
Nasırıma basarcasına acıtıyor
Sana dair özlediğim her şeyi
Geceleri alkole yatırıyorum özlemini
Uyumadan önce
Uçurtmalar var gökyüzünde hepimizin, iplerini ayrı tuttuğu?
Uçurumlar var düşlerimizde hepimizin, aşağıya sarkmaya korktuğu?
Ve bilinmez bir şiir aklı, kalplerimizde hepimizin ezberleyipte unuttuğu!
Hatırlamalı ve hatırlatmalı! O zaman bulunur aşkın girdabı!
O zaman anlarsın, gerçek ile serabı!
İçmeden sarhoş olan gördün mü hiç? Şarabı ?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!