Ömürden çalan acımasız saniyeler
Gündüze karışan geceler
Yokluğunla tükettiğim günler
Dilimin ucuna geliveriyor
Lakin izin yok
Prangalanmış sanki kelimeler
Alkolü fazla kaçırdım gene
Hayal aleminde dolaşırken
Sanal alemde buldum kendimi
Çok özlemişim
Kıyıdan köşeye
Şöyle bir profiline baktım
İlk aşkın gözlerinde seyrederken geçmişi
Anılar vitrininde sakladığım
Terk edilmiş
Ve
Tozlanmış
Bir bibloydu sanki aşk
Aslında her şey
Bittiği yerde başladı
Dumanla iletişim kurma hayaliyle
Sarardı perdeler
Uçsuz bucaksız derinlikte gözlerin
Boşluğunda tüm evreni gezdiren
Bir orman sanki saçların
İçinde tüm canlıları emziren
Mıknatıs edasında dudakların
Mühürlenmek için azmettiren
Tanırım ben onu
İçimi kavuran sıcaklığından
Gözlerimi kamaştıran ışıltısından
Yağmur sonrası toprak kokusundan
Tanırım ben onu
Onsuz günler en koyusundan siyahtı
Bir saç teli düştü gömleğime
Kar tanesinden daha beyazdı
Tek bir fotoğrafı var elimde
Alacalı değil siyah beyazdı...
Yanlış anlaşılan bir cümle
Yalnız yaşanılan bir hayat kadar
İğreti olabiliyordu bazen
ve
marifet
Doğan güneşin hakkını verebilmekteydi
Varlığından habersiz geçen
12325 anlamsız gün
295800 geçmek bilmeyen saat
17748000 çıldırası dakika
Ne diyordu Damien
Gözünü açtığında Dünya'ya ağlayanda sensin
Yaşadığın bu çağa gülende sensin
Sofrada ekmeği bölende sensin
Aynı ekmeği çöpe atanda sensin
Yazın Güneşin altında yatanda sensin
Güneşe tavır alıp gölgeye kaçanda sensin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!