Karanlığı seviyorum
Yalnızlığı da
Karanlıkta yalnızlığı daha çok seviyorum
Evrenin ve hiçliğin anası
Işık aklımla oynayan sahtekâr bir sihirbaz
Oysa ne kadar masum ve sevecendik
Kirletilen bir bahar kokusunu içimizde büyütürken
Kırılgan akıllarımızda tarihsel bir ağırlık
Çift dikiş atıyordu terk edilmiş köşelerinde şehrin
Bir resimdik aslında solgun ve unutulmuş
Kamyonları dolar sancıların
Alır bir yerlere gider
Horozlar ötmeden sabahları
Gün ışır güneş yakar
El kurur yüz çatlar
O evreni kutsayan ölümsüz su
Hayat verirken o tohuma... yeşertirken
O bakmalara doyamadığım mavi gök
Her gece silinse de birilerinin gözlerinden
Yorulmak bilmeyen saatler katledilse de
Yanlış bir tepenin arkasından yükselen gök kuşağına
Evet varım
Belki bir rastlantının törpülenmiş bir ucu
Bir anlık bir şehvet kurbanı belki de
Varım ve
Masamda bir öğün yemek
küçüldü gözüm
kayboldu sanki bu aralar
içime düşmüşüm de haberim yok ne diyorum
en kaygan bir odaklanmanın ortasındayım
ışığı yansısa da günün
açlıktı yaşam savaştı
kansız ve kanla beslenen
acımasız bir ejderha
kıl nasıl büyürse itirazsız
uzar tırnak
Ben evrenin ta kendisiyim
Sen benim sayemde varsın
Gördüğün tüm okyanuslar ve dağlar
Chopin benim eserimdir her notasıyla
Tanrıysa kendime yarattığım en son işkence
yeni bir göz çizdiler içime
paslı renklerinden teneke evlerin
yeşil ovaların
yağmuru ve buğusunun
lağım ve çöpe teslim oldugu
umutsuzluğun diger şekli Kibera
Yaşayan her ağaç omuzlarını okşayan kuşlarıyla güzeldir
Dökülen her yaprak yaşadığı hatıraların acısıyla
Su
Bir hesap gütmeksizin
Hayat nefesini üflerken en kırılgan uçlarına dalların
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!