Önyargı; bir beklentinin doğruluğu ve yanlışlığı teyit edilmeden kanaate bürünmüş hâlidir.
Önyargılarının esiri olmuş insanlar; zamanla o önyargıların 'doğru' olduğunu kabullenen bir topluluk inşa ederler. Sonrası mı? Konuşma adâbı olmayan, tartışma kültüründen uzak, kul hakkı gözetmeyen, kendi 'doğruları' ekseninde patinaj çeken dar görüşlü bir toplum ...
Oyuncak yerine elinde silah. Kim bu vebâl altında olur iflâh. Analar babalar çekerken bin âh. Örülen duvarlar yaralar beni..
Acımadan kıyılır nice canlara. Nasıl teselli olunur o yavrulara. Hayat cehennem edilir günahsızlara. Atılan bombalar yaralar beni..
》 Sapanıyla destan yazan, nice bebeler gördüm. Tankların önünde siper, minik bedenler gördüm, dev yürekler gördüm. Yaralar beni..《
Sosyalmedya'da sürekli başkalarının fikirlerini savunan/paylaşan ve sırf bu sebepten (aslında her insana bahşedilmiş olan) "kendi fikrini üretme ve paylaşma becerisi" kaybolmuş birçok insan olduğunu farkettim. Özbenliğini yitirmişler topluluğu! Üzerine taz yazılır ;)
Asıl özgürlük; kendi özgürlüğünü kısıtlayabilmektir! Yani insan; hayatı her alanda özgürce yaşama fırsatı olduğu anlarda dahi, doğrular ve yanlışlar ekseninde, kendi kendini (hiç bir baskı altında olmadan) kısıtlayabiliyorsa; özgürlüğün zirvesini yaşıyor demektir..
Özlemek; tarifsiz bir acının, tatlı bir kılıfa bürünmüş hâlidir..
Kalbi kırmak istemezken çatlattı. Çatlağı sarayım derken kırdı açtı. Açığı kapatırken bıktı bıraktı. Kırmamak bu ise, aceb kırışı nasıldı?..
Elde etmek için dört dönerken, elde tutmak için kılını kıpırdatmayanlar; gün olur, pişmanlık taklaları atmaya başlarlar..
Problemen zijn er niet om er een probleem van te maken! Problemen zijn er, om er iets goeds van te maken..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!