Defter defter kapattım geçmişi. Tek tek vedalaştım hatıralarımla. Kare kare resimledim her sokağımı. Düşlerimde okşadım çocukluğumun yetim kalmış başını..
Mahalle mahalle gezerken Amsterdam'ı. Tane tane selamladım her anımı. Tebessümlerle karışık hüzünlensem de. Düşlerimde kutladım çocukluğumun her yaşını..
Zaman geçti, düşler geçti, bugüne döndüm. Dün derken, bugün derken, yarınların resmini gördüm. Tek tek eledim dostları, dost olmayanları. Adeta yaşıyorum şimdi, düşlerimin özlenen baharını..
The most important thing in love is; to hear what isn't said..
Bazen unutuyor gibisin, benim canım olduğunu. Hatta unutuyor gibisin, benim de bir canım olduğunu..
Diplomasi kültüründen habersiz insanlarla uluslararası siyaset konuşmak; bir ergenle şirket yönetim stratejileri üzerine konuşmaya benzer. Ne o, o seviyede düşünebilecek tecrübededir, ne de siz konuyu onun seviyesinde izah edebilirsiniz.
Yapılan doğrular da dahil, iktidarın herşeyini ve her ferdini ölümüne eleştiren bir kitle ile, yapılan yanlışlar da dahil, iktidarın herşeyini ve her ferdini ölümüne savunan iki ayrı "enteresan" bir kitle ile karşı karşıyayız ;)
Siyasette hiçbir şey; ne halkın gördüğü gibi, ne de halka anlatıldığı kadardır. Bu sebeptendir ki; hiçbir siyasi gelişmeyi, hiçbir siyasetçiyi ve hiçbir siyasi ideolojiyi, kendi marifetinizmiş gibi ölümüne savunmayın. Yorulan da, yanılan da siz olursunuz..
Partizanlık; senin olmayan doğruları kendi başarınmış gibi ve senin olmayan yanlışları kendi hatânmış gibi savunmaktan başka bir şey değildir! Kendine ait bir söylemin, bağımsız bir girişimin, kendi ürettiğin fikir ve projelerin yoksa; enerjini yok yere hebâ ediyorsun demektir..
Hayatı yalan, her hâli yalan. Sorsan o dur mağdur olan. Sözü şüpheli, sadakati talan. Sorsan o dur güveni yok olan..
Yaşanılan başka, anlattığı başkadır. Bir bir anlatsa da, doğrusu bambaşkadır. Ayarı bozuk, terazisi bozuk; vefâsızcadır. Her numara var; menfaati bitince, araftadır..
O bin söver, hatta sırtından vurur. Sen bir söver kovarsın; o ona zulüm olur. Ne söylesen boş, ne söylenir ki böylesine. Yel alır, sel alır, el alır; söyleniyorum işte, öylesine..
Dağıttı kalbi, yâr denilen. Duygular haddini aşınca. Sustu, heyecanla sevilen. Kaygılar murada ulaşınca.. Gözleri sevgi haykırırken dün. O aynı gözler git diyor bugün. Çırpınmak boşadır büsbütün. Yâreninden, yâr da cayınca..
Bilmedin kapına gelen hikmeti, ziyareti. Kendinden bildin her ânı, zamânı, ziyafeti. Görmedin şefkatle sunulan imtihânı, fazileti. Sıradan bildin her sözü, selâmı, marifeti..
Şimdi bırak, herşey sâdeliğiyle kalsın. Herkes fırçasını tabloya kendi çalsın. Bırak! Her resim kendine yakışır mâna alsın. Herkes kendi resmini duvarına kendi assın..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!