Küsmüsün
Konuşsana çocuk
Neden bakışların
Öyle donuk
Neden ellerin
Öyle düşmüş boşluğa
Dişlerine kurşunmu sıkışmış
..
Sevgim sana denizdi
Sen parlayan yıldızımdın
Ben sana ulaşmak için
Deryalar misali coşar çağlardım
Bülbül gül için ben senin için
Feryat ederdim
..
Gittin, hiçbir güzelliği kalmadı yaşamanın.
Gittin; göç yolunda sürüsünü kaybeden bir ceylan yavrusu gibi kalakaldım dünyanın tenhasında. Çöl sıcağında bir kum tepeceğinde yapayalnız kalmış bir menekşe, sonsuz gözüken okyanusta bir tahta parçasına tutunmuş kazazede bir çocuk gibi sonum aşikar bir halde bekliyorum ömrümün nihayetini. Giderken götürdüğün tüm yıldızları her gece gökyüzünde ararken, son nefesini vermek için çırpınan bir gladyatörün uzaktaki evini hasretle özlemesi gibi özlüyorum seni. Evini, karısını, kızını ve özgürlüğü.
Gittin; hüzünlü bir şarkıya nakarat olarak hapsedilmiş nefesimle, her söylenen ayrılık şarkısında demir taraklarla etlerim kemiklerimden sıyrılmakta. Ne kadar inlesem ne kadar feryat etsem kimse dönüp bakmıyor kalabalıklarda. Kentin tüm ıssız kaldırımlarını vatan edinsem yanımda sabahlayacak ne bir ayyaş, ne bir evsiz, ne bir tinerci var. Hepsi karanlık çöktüğünde şehre gözlerini kapatıp uykuya dalarken, benim gözkapaklarıma takılan oltanın iğnesi gözbebeğimdeki son resmini yakalayıp götürmek için bıkmadan usanmadan peşimden dolaşmakta.
Sen giderken kalbimin en derinindeki yaşam ışığının da gittiğini bilemeden yol aldığın o yollar şimdi takadı kalmamış bir adamın zindanlardan zindanlara sürüklendiği bir pusula oldu. Ne zindan dindiriyor hasretimi ne ilaç oluyor karanlık evimi aydınlatan günışığı.
..
kan kusan düşünceler
ızdırap içinde kelimeler
yalan aşklar yalan sevgiler
feryat içinde kalpler
ihtiras içinde niyetler
bir seraba doğru uçuşan gayeler
yaşadığını zanneden biçareler
..
Seviyorum diye feryat eyleyen
Şu kabrime ne olur bir cevap ver
Aşkınla dünyamı karardan sen
Şu sözüme ne olur bir cevap ver
Deniz gibi kabarır şu gönlüm
Bir boşlukta uçar şu gönlüm
..
hani okşarya saçını tarar gibi uykun kaçmasın diye arada bir siler terini
hani yatırırya dizlerini kuş tüğü yastık gibi uyuşan dizlerini bozmaz yine uyanmasın diye
hani basarya bağrına her defasında sanki kırk yıllık özlemi söker atar gibi
hani yemez yedirir giymez giydirir öpüp koklamaya doyamaz anne
titrek sesiyle 'evladım' diyişi vardır kimse umursamasa da anne sözünde içtenlik vardır
kendi düşse ağlamazda ana yüreği evladının saçının teline bir feryat bin figan
..
Bahar gözlerinde yok olup gittiğim
Esen yelden sorduğum
Neredesin
Yüreğimin canhıraş sesi
Gözlerimin yağmuru
Gelsen
Gelebilsen
..
HALEP YANIYOR
Bir kadın gördüm çocuğunu kaybetmiş
Kar yağıyordu üstüne
Soğuk işlemiş ciğerine
Yanıyordu ateşler içinde
Ama o aldırmıyordu
..
Erenler dağına çıktım erenler
Gözlerime kar yağınca üşüdüm
Feryat ettim duy sesimi erenler
Aç yatanlar görününce düşündüm
Milletin sırtından zengin olanı
Yoksulun dilini anlamayanı
..
İşte gerçek apaçık, batmaktadır gözlere
Ne gerek var öfkeye, incitici sözlere?
İnsan hürdür, isterse karanlık yolu seçer;
Bu hayat köprüsünü, ister imanla geçer!
Dileyen iman etsin, teslim olsun Rabbine; *
..
Dünü gördük ama yarın bilinmez
Kader denen şey silgi ile silinmez
Sevgisiz ölen kalp geri dirilmez
Ömrü de sevgiye adayıp gideriz
Dil sussa da kalp bin bir dile konuşur
Gönül feryat eder keder ile boğuşur
..
İlk bakışta vurulduğum
Gülüşüne yol olduğum
Karşısında lal olduğum
Endamına tutulduğum
Söyle canan can.....
Bu gördüğüm güzel misin?
..
Köşe başında bir bıçak artığı
Devran döndü akşam çağladı
Sana inat saatlerin ardı suspus
Duvarların ardı yara
Gel gör ki bu akşam sana
Yazdığım şiirleri yakacakken
Suskunluğum çağladı
..
Garip bir duygudur
İzah edilemez,
Zaman yetmez anlatmaya
Erdamlik kaybolur
Mıh gibi cakılırsın yalnızlığa.
Vakit gecmez,akıl dallanır
..
Dolanıp duran bir hayvan
İstediğini alınca bir köşede kalan
Yaradanına karşı şükrünü ilan eden
Gönül hoşnütluğu ile uzanıp yatan
Bunlar memnuniyetin ifadesidir inan
Çocuk ana-baba etrafında dolanır
..
Düşününce o günleri
Ağlamamak elde değil
Çoşunca hasret selleri
Çağlamamak elde değil
Yanar yürek yanar durur
Feryat edip ağlar durur
..
Gülü sevdiğini dersin,
Diken batınca eline,
Ne de çok feryat edersin,
Bak dağlara,
Gün batıyor üstüne,
Gık çıkmıyor dağlardan,
Yüreğinde hissediyor,
..
Kılıçlar çekilmiş, ortalık feryat figan
Fatihalar okunmuş millet toz duman
Aziz ömürler duman duman
..
Büyük imtihan bitti, indi tabut
Geldiği yere gitti, kaplı kabuk
Cevapların burada, defterin, tut
Feryat! Ah dönebilsem, geçti sabık.
Kimi getirdi geri, hangi ağıt
En şaşaalıları rafta kâğıt.
..
Yine mevsimlerden Sonbahar,
Aylardan hüzün...
Yaşam, Bir kelebeğin ömrü kadar.
Ve son deminde... solan yüzün.
Sessiz bir feryat yüreğini dağlar,
Haykırmak istersin... ama bitmiştir sözün.
Hicran mı, hicret mi... nedir doğru karar,
..



