Denizde mehtap vardı, yıldız doluydu gökler,
Senin tren sesiyle yola çıktığın akşam.
Sanki benim elimdi sallanan bütün eller,
Hüzünle pencerede durup baktığın akşam.
Öldüm öldüm dirildim, yürekten yaralandım,
Herkes durdu yerinde bir tek ben duramadım,
..
ABDAL
Sevda hükmünde yazar kalem,
Gönüle düşen dile de düşer,
Dil feryat eder elbet narını,
Hakk sevdası nur eder abdalı,
..
Düşmüş zavallı,Yokki tutan elinden
Yoksullaşmış kişi,artık sevgiden;
Neyi varki? ne versin,fakir evinden.
Kalmamış gücü,Koklamaya gülünden.
Sen feryat eyle,duymazki kulaklar,
bıcak gibi kızarır rüzgarda yanaklar
..
Sevgiden yana hiç, şu yüzüm gülmedi
Kanayan göz yaşımı,bir seven silmedi
Gülmek haram oldu,virandır bağlarım
Dinmeyen acılarda, ben hergün ağlarım
Doktor derman bulamaz acı gözükmüyor
Rontgen,filim, tahlil inan bana yetmiyor
..
İnsanlık gemisi batıyor suya
Haydi bire DURMA zamanı değil
Ateş sardı baca, dalma uykuya
Boşa hayal KURMA zamanı değil
Nakarat: Feryat ediyorum duyun sesimi
Çığlığımı alın, son nefesimi...!
..
Neden ağlarsın ey gönül
Neden feryat fügan edersin
Neden gülmezsin
Söyle ey gönül seni bu kadar üzen neydi
Beni üzen Allah'a iyi kul olamamak ey gönül
Beni üzen Rabbimin sevdiği kul olmamak ey gönül sus
Ne zaman Allah'ın sevdiği kullardan olurum
..
Ateşte atsan beni, asla etmem bir feryât,
Viran olan vücudum, bırakın or’da yansın.
Senden tek dileğim var, yalnız kalbimi bırak,
Ona hiç dokunamam, zira or’da sen varsın.
Güneş gibi ufuktan, içime sen doğarsın,
Binlerce güzel görsem, benim için sen yarsın.
..
Parçalı bulutlu havalarda içim sıkılır, ruhum daralır.
Şair ruhlu kişiliğim zedelenir, hayatım kararır;
Yaşama sevincini ver bana güneş!
Çık bulutlar arasından, hayatı yaşanılır kıl biraz.
Ama ne fayda yine yağmur yağmakta, birileri mi ağlıyor ne?
Feryat-figan etmek neye yarar, bugünlerde hayat bana dar!
Bari yağsa da kar; gülüşelim, oynaşalım senle yar!
..
Sabır: acı, zorluk, haksızlık ve başa aniden gelen üzücü olaylara dayanma gücüdür. Bir üzücü olaya telaş ve feryat etmeden yaklaşmak ve sıkıntının sonuna kadar tahammül göstermek bir insanlık bilincidir.
İnsanın bu dünyada her an her şeyle karşılaşması muhtemeldir. İsyan ederek olaylara yaklaşmamız zararımızı daha da artıracaktır. Huzur ve esenlik için işte burada ortaya sabır çıkmaktadır. Kötüye karşı direnmek nefsini yönetmek insanın kendi öz görevi olmalıdır. Sabrın sırrı benliği olgunlaştırır. Yaşam sürprizlerle doludur, kimi mutluluğunu kaybedip hüsrana uğrar, karşı taraf istemese de onun hasret ve özlemiyle yanar, tutuşur, işte bu anda sabır ateşiyle yürekte pişer çekilen acılar ve ıstıraplar. Ayrılıklar yaşayabilirsin, bunu kendine elem ve çile yapıp hasreti, özlemi kucaklarsın. Sigara ya da içki ile paylaşırsın belki de, hiç birisi ilaç değildir bunlara, çözüm hiç değildir. Olayları sorgulamalı insan, nedenleri, niçinleri bilmeli, kendi payına düşeni ders almalı ve sabretmeli. Korku ve endişe üzerine yuva kurulmaz, ulaşılmaz isteklerin hasretini çekenler önce öz eleştirinizi yapınız. Yaşamın gerçeğinden hareket ediniz. Hiçbir insan ebedi değildir bu dünyada, hiçbir güzellikte hepsi gelip geçicidir, işte burada erdemli olmak çıkar ortaya, kemale ermek, nefsini terbiye etmek, gerçeklerden uzaklaştığınızda hayal âlemindeki yollar sizi üzecek yollardır. Amacını öğren, gözlerinin istediğini değil, gücünün yeteceğini kucakla, ağır taşlar kaldırırsan altında kalabilirsin. Düşün ve duygudaşlık yap, onun yerine kendini koymayı dene, bir işe veya insana ruhunla ve yüreğinle bak, pozitif bak, ondaki değerleri iyi tanı, yoksa sonucunda kendini teselli edemezsin, sabır hiç edemezsin. Ulaşmak istediğin hedefi tanı, bu sevgili olur, iş olur aş olur, aşk olur, sevda olur fark etmez. Bir adım sapmadan hedefine yürü eksileri ve artıları iyi tart, ışığı sen ver karşıdakinde arama, yolunu hiç şaşırma, birini seveceksen başka gönüllere uçma arı misali bal toplama, yolunu şaşırıp elindekinden de olabilirsin. Değer ver insana, test et yola çıkacağın insanı, kalbine bir ortak arıyorsan yudum yudum özümse, içtenliği kat sevgine, ışığı ol, güneşi ol sevgilinin, acelecilik insanı üzüntü ve pişmanlığa götürür, her insanın bir değeri vardır bu değeri ölç ve değerinden fazla değer verme, yoksa yanarsın. Kişiyi anla ve tanı ne istediğini bil, kendinin de ne istediği çok önemli, örtüşmeli yaşananlar, tuzaklar vardır yaşam boyu, sinsi tuzaklar, tanıyamazsın insanı, gizler huylarını ve öz amacını, tedbirli ol, sabırlı ol, ama mutlaka bir gelecek umudun olsun. İnsanları nankör eden hırslardan uzak dur. Bir gün bu taşıdığın bütün güzelliklerin ve gençliğin ağır ağır tükendiğinde anlayacaksın ki, tüm yaşamının sabır olduğunu. Öfke ve zarardan uzak bir gün yaşamanız dileği ile, yaşamınız boyunca karşınıza uyum sağlayacağınız ve mutlu olacağınız insanların çıkması temennilerimle, hayatı dolu dolu yaşayın.
Yavuz Bayram Çalışkan (Şiirhan)
27 Ocak 2010 Çarşamba İstanbul
..
MAHKÛMİYET
Sana her gel diye feryat ettiğimde sevgili,
Ördüğün bahane duvarının ardına saklandın,
Bana görünmek istemediğini sandım ilk önce,
Oysa benim görmemi istemediğini anladım.
..
Mecnun'un aşkı Leyla'ya esen fırtına olur
Kafdağında güller ağlarken kaktüsler açar
Feryat figan eden gönüllerde bülbül ağlar
BORAn kirli yüreklere kızıl şimşekler çakar
Şirin sarayda gezer Ferhat kendi halinde
Yerde sürüklenir zavallı insan denen nesne
..
Terazideki kefenlesmis kefe egik yamuk yirtik sökük
Ah merhabam ah der demez bir feryat
Duyup duymayan evladi insanin
Hicbir seyi degilse bile hic yokluguna yitikligine
Durup dayanamayip kendi dizlerinin üstüne
Kaval kemikleri inleyip sizliyordur…
..
Caddelerde bir koşturmaca feryat figan
Çığlıklara ses verilmiyor nerede insan
Doğru kim yalancı nedir varmı bilen
Herkes seviyorsa kimdir ağlatan
Zamandan kısa ömürden uzun çağlar
Ferhat sırrını kalbinde mahzun saklar
..
İnsanın ruhu feryat ederken
Tebessümle erleri olur şen
Denizin karası beden titretirken
Karaelmas tutar sevgi ile elimden
Sana tanıdık gelir asil yiğitleri
Sorarlar nereden tanırım sizleri
..
bakma sen mehtabın iriliğine
ben hep ayın karanlık yüzündeyim
terk edip gidersen günün birinde
yüreğim sürükler aşk izindeyim
sen ilk değilsin azat ettiğim
uğruna ömrümü berbat ettiğim
..
öyle cok dolu ki bügün icim
yagmur yüklü bulut gibiyim.
her an damla dı damlayacak
yağdı yagacak aktı akacak.
..
Kara bulutları çekin üstümden,
Yağmur,dolu olmasın.
Yıldızımı görmek istiyom,
Rengim,benzim solmasın...
Kovun Başımdan dönen kuşları,
Feryat,figan olmasın.
..
Hayatta hep zann...
Kiminle tanışıp konuşsam,
zamanla cikar bir zann...
Su-i veya Hüsn-u zann,
Kim eder bugün Hüsn-ü zann
Feryat-i figan şu Ahirzaman
Nereye baksam
..
Sana hasret, sana heyran beklerim
Esmer tenlim, kara gözlüm dön gayri
Tükenmez hasretine seyran eklerim
Esmer tenlim, kara gözlüm dön gayri
Gönlümü serdim geleceğin tüm yollara
Gelmezsen eğer sergim benzer çullara
..
Kara bir tren feryat figan gidiyor
El sallamalarını yüklemiş sırtına
Sevgiden adım adım koparmış sarılmaları
Bu kaçışlar kaçış değil kalleşçe gidişler
Acı bir ses ile haykırıyor kara tren şehrin dışında
Kavuşmalara doğru,ayrılıkları almış sırtına acımadan
..



