Oda hakkın vergisi
Yar gönlümü yakmadan bu kalbime el atma
Ben aşka esir oldum oda bana sevdalı
Şu çan yanıp solmadan bu teni dosta satma
Ben aşka esir oldum oda bana sevdalı
Bir gül sevip gönül verdim o gül beni derde saldı
Hançerleyip kora atma sinemdeki yaraları
Gözyaşımla çok gül derdim sevmediğim bir bağ kaldı
Hançerleyip yâda satma sinemdeki yaraları
Ben aşığım bir aşığı aşkın bahrinde yorarlar
Mevla’m aşkı ver kalbime gözyaşım öze insin
Ben senin gönül sultanı olduğunu bilmem, mi?
Bu gönlümün deryasına sevdayı veren sensin
Ben senin gönül sultanı olduğunu bilmem, mi?
Elim açık sana rabbim bu canı sen affeyle
Sevgi gözün görüp gönlün yanması ile elde edilen hakikattir fakat bu zamanın neslinde sevgi diye bir hakikat kalmadı bu nesil gönlün isteği ile nefsin isteğini birbirinden ayıramıyor onun için şehvetin adını sevgi koyuyorlar
sevgi
Ruhun isteridir
Şehvetse nefsin isteğidir
Nefsin arzusu bitince istekte bitiyor
Uslan artık deli gönül
Seni yaş ile yorarım
Gel hak için can ver bin öl
Seni taş ile yorarım
Başın eğ aşk yellerine
Gözden yaş gelmezse gönül durulmaz
Yar benim kalbimi yakıp kül etme
Kul sevdanın aşkı ile yorulmaz
Yar benim gönlümü yakıp kül etme
Seven kula sevda nedir sorulmaz
Yardan ayrı kalan kalp sevda ile uğraşmaz
Sen sevki sevdan seni bir gül ile dost etsin
Yaradan yol vermezse ruh sevdayla dolaşmaz
Sen sevki sevdan seni bir gül ile dost etsin
Sev sevdanı sabit tut gönül sevdayla güler
Bülbül iken gül suyuyla karılmış
Nur cemal görünce kandım efendim
Bir sevdanın umuduyla sarılmış
Gül güzü görünce yandım efendim
Keklik gibi kanadımı kırdılar
Samyeli esince,sarardı güller
Her gördüğün yüze, kanma sevdiğim
Ayaz yaktı kalbi lal oldu diller
Her gördüğün öze, yanma sevdiğim
Bazı göz var güzellere bakıyor
Yol ver gidim
Yol ver gidim karlı dağlar belinden
Bağlar viran olmuş güller perişan
Sevmeyen anlamaz sevda dilinden
Kalpler zehir dolmuş dinler perişan
az önce harika bir şiir okudum şimdi ise o şiirin sahibini yürekten kutluyorum.