her şeyin adı konmadan kaldığı bir an
kısa duraklar, uzun gitmeler gibi
bana yaklaş, beni taşıma
sadece varlığını bırak, fazlasını değil
bir sabah vaadi olmasın
Bazı günler içimde bir boşluk var, adı yok,
dibi su tutmamış bir kuyu gibi, bakınca kendimi geri alamıyorum.
Sesim oraya düşüyor, yankı beklemiyorum artık,
çünkü beklemek dediğimiz şey, çoğu zaman gecikmiş bir alışkanlık.
anlamanın bir saati varmış,
geç kalmak kendime özgü bir ibadet gibi
herkes bir şey satıyor,
boşluk bile fiyat biçmiş kendine
hava ağır, nefes pahalı
sabahlara karışamıyorum,
ışık benden geçiyor,
ben ondan değil.
sokakta yürüyen herkes,
bir parçamı taşıyor gibi.
bir ses vardı,
şimdi yankısı bile yok.
hatırlamamak istedim,
oldu.
o boşluk
her şeyin sesi vardı,
ben duymuyordum.
çünkü Tanrı’nın sesi,
duyulmaz bir sessizliktir.
ve belki,
I.
Bir gül kurudu masamda,
rengi solmadı; sadece anlamını unuttu.
Belki de çiçekler bile,
sevilmekten sıkılıyordur bazen.
bir sabah uyandım,
göğsümdeki ağırlık gitmişti.
ölmemiştim,
ama eski ben çoktan gömülmüştü.
küllerimden değil,
artık acelem yok.
zamanı kovalamaktan vazgeçeli çok oldu,
çünkü fark ettim,
zaman değil biz geçiyoruz.
bir zamanlar ellerim demire, betona, çizgiye alışkındı;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!