beni gördüğünü biliyorum,
bazen ben de kendimi görür gibi oluyorum.
ama hemen ardından
bir perde iniyor içime.
belki senin elin,
belki benim korkum.
bir şey çağırdı beni,
adı yoktu.
sadece sessizdi,
ve ben sessizliğe karşı koyamadım.
gözlerimi kapattım,
bir tıkırtı duydum içeriden,
belki damar, belki düşünce.
hangisi hangisine kan veriyor,
ayırt edemiyorum.
“yaşayacaksın” dedi,
bir ses duydum,
herkesin söylediği ama kimsenin dinlemediği bir ses.
bir cümleye döküldü,
hiçbir yere varmadı.
bir kelimeyle her şey değişti.
önce yüzümde,
sonra içimde bir çizik açıldı.
kimse fark etmedi.
çünkü insanlar kırıkları
büyüdüm,
değişmedim.
aynı ses, aynı sabah,
aynı duvarın gölgesi.
kozamın duvarı
kimse duymadan çatladı.
dışarıda bir ışık var,
beyaz değil,
acıtır gibi parlayan.
bitti.
ve ben kaldım.
her şeyin geçtiği yerde,
henüz hiçbir şeyin başlamadığı bir sessizlik.
bu gece yine geldin,
hiç ses çıkarmadan,
gözlerinle duvardaki gölgemi silmeye çalıştın.
rüya mıydın,
yoksa rüyanın beni unuttuğu bir an mı?
geldim.
hiç çağrılmadım.
bir şeyleri yerinden ettim,
kendimi de.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!