I
Ben bir kere kayboldum,
Yalnızdım.
Kimse tutup yol göstermedi.
Martılar yalan söyledi.
Elbisesiz yakaladı yağmur
Vücudu pürüzsüz vücudu ıslaktı
Seviştik durduk tüm gece boyu
Oysa konuşmamız bile yasaktı
Sabah iki günahkar buldu yatakta
Beklenen bir günün ertesi,
Yağmurlu, yabancı bir cumartesi.
Tutuk tutuk bir sigara içişimiz
Cafe La Gondola
Sarışın bir şehrin,
Esmer kalmış tek köşesi.
Koyu menekşe gözlerin ilkyaza haberci
Bahar sevinçleri içimizde
Nazik ellerinle uyandır güneşi
Güneş nasılda mağrur
Işık ışık.....
Saat Onbir Çeyrek:
Aklıma yine sen geldin
Sana bir demet kırmızı karanfil vermek geldi.
Ama şu anda uyumuşsun,
Gözlerin güneşlere kapalı.
Mehmet çobanken de severdi dağlarda yürümeyi
Askerken de.
Annesi 'çabuk dön oğul' demişti kına yakarken.
Mehmet çabuk döndü askerden,
Annesi sarıldı oğluna ağlayarak,
Mehmet artık iki el bir ayak.
Hani bir yıldız alıp geceden
Omuzlarıma konduracaksın ya
Dünya umurumda değil
İçimdeki isyan susacak
Seni aydınlığımda bulacağım ya
Yıldızlar umurumda değil
Bu şehrin geceler
Ne beni alacak kadar güçlü
Ne seni hatırlatacak kadar güzel
Bu şehrin geceleri hastalıklı
Sarışın soksak lambalarına küskün
Bir başka dünya kadar
Buyrun önce bir sigara yakın
Civit mavisi gözleriniz aydınlığa açılmadan
Size kahve sunalım az şekerli
Gidişiniz bir nehir gibi fısıltılı
Size bir şiir sunacak şair
Çivit mavisi gözleriniz aydınlığa açılmadan
Her şey bulutların altında kaldı
Bana bulup yalnızlığımı getir
Kim anlayacak seviştiğimizi
Tenin tenime değmeden gözlerimizle
Ben yalnızlığıma fena alışığım
Bana yalnızlığımı getir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!