Dün seni gördüm, her zamanki yerinde,
Karanlığın ötesinden, koşuyordun bana
Saçlarını iki yana sallayarak, atıldın kollarıma.
Özlemişim yüzündeki sıcaklığı, nefesini,
Özlemişim gözlerindeki sevgiyi, kaş altından süzülüşünü,
Özlemişim kokunu, dağlarda açan kır çiçekleri gibi,
Gazi Acildeyim,
yine hastane önünde.
İnsanlar çaresiz koşturmada.
Kulaklar dikkatli, diller isim saymada.
Sanki Piyangodan ikramiye çıkmış,
Ne şanslı ismi okunan.
Küçük bir altın düşürdüm yere.
Aramadım karanlıkta bulamam diye.
Sonradan fark ettim,eledim kumları.
Şimdi üç altınım var geçmişten hediye...
Seni canımdan çok sevdiğimi anlasaydın ya,
Yere düştüğünde, kaldırırken gülmüştüm sana.
Benimle dalga geçme dedin, hadi git işine.
Hâlbuki sen ayağa kalktığın için sevinmiştim.
Bizi her zaman yok etme hesabı yapanlar,
Yalnızlıkta Çekip Gitti Buralardan
Bir Daha Geri Dönermi Bilmem
Yalnız Yaşarken Ben Sensizliği
Seni Bulunca Kaybettim Benliğimi
Şimdi Arıyorum Yalnızlığı
Doğum ve ölüm arasında ince bir çizgi vardır ayıramazsın birbirinden.Tıpkı gece ile gündüz gibi birine o kadar sarmal.
Ne kadar başkalarına ait gibi olsada;
Doğum her zaman bir mutluluktur, hayata yeniden başlamak ve zamana karşı inadına direnmektir.
Ölüm ise bir son, bir bitiş gibi görünsede, belkide oyuna yeniden başlamak için bir geri çekilmedir.
Ama yinede ölüm senden, benden herkesten uzak olsun. Karanlıktır yüzü.
Tabutlar ve mezarlıklar; korkunun sembolü, soğukmu soğuk.
''Neden şiir yazmıyorsun'' diyorsun,
Kalemler tutsak, Gönüller kiralık.
Daha söylenecek birşey mi kaldı,
Gözlerine bakıpta anlıyacak...
(Sayfa dostlarıma benden hediye bu olsun)
Gönül tarlasını ekmeyelim bu sene,
Ayrık otu kaplamış dört bir yanı
Nadasa bırakalım gönül bahçesini
Kurusun kin ve nefret tohumları
Sonbahar erken geldi bizim beldelere.
Yemyeşil yapraklar gazele dönmüş.
Bie rüzgar, bir fırtına, her taraf tarumar.
Göçmen kuşları bile şaşırdı gideceği yeri,
İşte beni titreten, bu ümmetin çaresizliği.
İslam, mezhep ve etnik nefretle yaşarken,
Akbabalar, Leş kargaları tepede cirit atıyor.
Birbirinden ayrı kalma vaktimidir şimdi,
Bu parlak fikri, bu yarım aklı sana kim verdi,
Herkesin aklını başına alması gerekiyor.
Sayın Gildirlioğlu Bu şiir size ait olup olmadığını mesajla sordum ancak sonuç alamadım. Bu şiir gerçekte kime ait olduğunu yazarsanız sevinirim. Çünkü bu şiir sizin yaşınızdan da eski..