Anlamaz dediler sevdiğim yalan
Hiç ses yoktu ama seni konuştum
Beşinci tavan dört duvardı kalan
Sayıca çok ama hep ben konuştum..
Sessizlik gürledi sensiz o an da
Yağmur gözyaşıma bir bir düşünce
Gözyaşımla yağmur bir sırdaş olur
Aklımda karmaşık bin bir düşünce
Toprakta buluşup bir yoldaş olur
Hayalin gün olur ay ışık saçar
Rabbe giden yollar ne güzel
Her atılan adım
Huzura uzanan bir el
Korkar insanoğlu adından bile
Oysa asıl kavuşma
Asıl varış yeri ölümle
Nur üstüne nur'dun
İnen gök kubbe'den
Simsiyah geceme
Efendim
Geceler karanlıktı
Gönlüme çöken
Niceleri gelmiş diyardan göçmüş
Yaralı SEVDALAR yürek yaralı
Yiğitler şehadet şerbeti içmiş
Karla kaplı güzel dağım yaralı..
Zalim ermeninin yaptığı zulüm
Çoçukluğum gelir aklıma
Başımı kaldırıp yıldızlara
Bakardım umutla
Ne kadar parlaktılar
Tutmak isterdim
Mutlu olacaktım tutunca
Her yaşadığım an tek benim anım
Kopyası olamaz tekrarı hiç yok
Acıyla kıvrandı her gün sol yanım
Yaralı yüreğim ilacı da yok
Aynı yerde dönüp duruyor dünya
Yol mu bilirdi bu divane gönlüm
Güllerle süslenmiş yolun olmasa
Dert mi bilirdi bu virane gönlüm
Dikenlerle dolu sevdan olmasa
Aşk ne bilirmiydim düştümde gördüm
Neden suskundur
Bu diller
Neden göremez
Bu gözler
Sevda nedir bilmeyenlere
Sen gösterdin şehidim
Konuşacak kim kalmış
Doğruyu hakikati edeble
Taş toprak ot dan başka
Hayvan bile anlıyorda
Düstügumüz halleri
Insanoglunun ustune




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!