Geniş bir sarhoşluk dolaşıyor sokaklarda
Sâkiler yorgun
Dükkanlar kapalı…
Issız bir çölde,
Derya olmuş gönül.
Yağmura hasret derya mı olur.
Herkes herkese hasta diyordu
Kimse hasat etmiyordu sağ gönülleri
Ölsün diye bekleniyordu ruhlar
Sonra topraklarına güller dökülüyordu
Feridüddin öldü sözü sonsuzlukta yankılandı
Kays öldü Mecnunluğunu bıraktı âşık gönüllere
OLDUM ÖLDÜM
Tarih öncesinden kalma bir g/izin ateşinde yandım önce
Usul usul büyüyen bu derin sızı,
Muhabbeti devasalaştıran bu çocuksu hüzün,
SARI SARDUNYALAR MEVSİMİ
Sarı Sardunyalar mevsimindeyim bu ara
Misk ve ıtır kokuları salınarak geziyor sokaklarımda,
Milyon yanılgı, dağlar kadar yıkım, buzlar kadar soğuk sancılar tepiniyor göğüs kafesimin üzerinde.
Yılgın adımlarla yürüyen kadınların
Topuk sesleri yankılanıyor kulağımda.
Bu sensiz geçen üçüncü mevsim sevgilim!
SEVDİĞİM
İçinden geçip bittiğim ama bitiremediğim, gidemediğim, hüznüne sarılmak istediğim sokaklar gibisin bu gece sevdiğim!
Ne vakit yaban olsam kalemime, ne vakit sızın düşse dideme yağmurlarına koşasım gelir o sokakların aslında.
Bu gece Tahran´ın sokaklarına bir meczup iner,
Dokunur tüm taşlarına kentin...
Tüm hüzünlü şarkıları asar kulağına, gecenin içinde yitip gider...
Hece dökülür dillerden,
Sırrı çözülmez hallerden,
Geçtik o dikenli yollardan,
Vuslatı zor bir yol oldum.
Zamanı söküp aldım kalbimden,
SON DEMLER
Satırlar ağlarmış d/okunulmadığında
Ve ezgiler yutkuna yutkuna dökermiş kendini ıssız yüreklere …
Ne var ne yok muşum,
A'raf' da durup çirkinlikleri vuran bir ok muşum.
Gönül sofrasında aç,
Beden sofrasında tok muşum...
Kervanlar geçermiş kaburgalarımdan zaman zaman, çatlamış dudaklara mey sunan bir sâki olur muşum...
Miş'liymiş, Muş'luymuşum!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!