pekmezli ekmek
tereyağlı yumurta
oturan aynı
okuyan aynı
tek değişen
bir nasılsın anı?
Bende iki, cihana girecek büyük bir yürek var
Hey gidi hey
Mahmut bey,
Sabah ezanında namaza gitmeyi unutmuşsun.
Selimiye günahlarını affetmek için bekliyor
Evrende yüreklerde açan o son çiçek
Şimdi hangi eflatun anılarda gezmektesin
Bitirecektin hani başladığın yerde
Neden o zaman hala bir hayalsin
Ağır hasta olan duyguların
öylesine geldin ve oturdun soframa
birkaç pişmiş domatesin üzerine kırılmış yumurta
nasılda sevmiştik öyle gökkuşağını yağmurdan sonra
keşke hiç tanışmamış olsaydık!
sen irmik tatlısını çok severdin akşamları
kimsenin yanına koymadı yaradan
kimsenin de yanında öyle çok kalmadı
kimde merdiveni çabuk indiysem
oraya bir daha çıkış olmadı.
kimsenin yanına koymadı yaradan
Kendine iyi bak,kendim
Artık gidiyorum peşimden gelme!
Bedenim yapışmış duygularıma
Bırakmasa da yalnızlıklar peşimi
Seni yanıma alamam
Hoşcakal demiyorum
Ve bitecek gündüzler.
Karanlık saracak etrafı,
Ve karşımda sen, duracaksın!
Karanlık dünyaların kadını.
beklesem gelir miydin gözyaşlarıma
beklemeye değer miydin akşamlarımda
bir bardak çay içmek isterken senin yanında
karanlıkta bir meçhulsün şimdi.
anlatsam anlayabilir misin sensiz saatleri
uzun boyu
kareli ceketi
kırmızı siyah çizgili gömleği
ve kareli pantolonu
onu görmeyeli
epey olmuştu.
gitme zamanı geldiğinde
imtihan olunur gönüllerimiz
adı kim olursa
kalpte kim yazılıysa
buluşur bir yerlerde kayıplarımız.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!