Bilinen ne ki sır kalmış geçmişlerde
Herşey gelip geçici dünya üzerinde
Acılarla yaşamak ölüm olsa bile
Yaşamaya çalışmalı insan bu alemde
Yarın gideceğim anne
Bu savaşın sonuda ne olacağımı bilmiyorum
Küskünüm herşeye
Üşüyorum
Bu dünya beni bu kadar mı çok istemiyor
Anlayamıyorum hiçbir şeyi anne
artık sana dönmeme vaktim gelmişti
ve bir daha hiç anlamamak üzere
gitme zamanı!
ikindiydi sağımdan gelen güneş
solumdan gelen güneşe varmamak üzere
Zaman dostları unutturdu
Kapın çalınmasa hayaldir yaşamak
Dertler çoğaldı
Yar arkasına bakmadan
Bir veda sahnesinde unutuldu
Ellerinin hayalidir susuzluk
Umut dağların yüksek dağların başında kar olmuş.Ve sonsuz yüksekliklerde uçuyor.Peşini bırakmadığımız herşeyin rengi değişik.İçimizde gidilecek bir yerin olmamasıda bizi bilemediğimiz iklimlere itiyor.
Kalabalıkların yalnızlığı ölmüş.Görünmeyen hatıralar yerlerinden birer birer çıkıyor.Yüz vermeyen dünya hiçliğin son perdesini oynuyor.
Gitme kal diyemediğimiz nice hayatlar nerede? Sorgusuz idam edilen hayaller şimdi hangi yürekte?
Bakma soğuk zamanlar gibi yüzüme.
İçimde kal ey umut sessizce.
Ağlarsın başını alıp giderken yol boyu
Uğurladığın yolcuların çöllerinde yaşamak
Ya da büyük buzullarda
Uçsuz bucaksız yerlere umut götürmek
Yaşamanın başalangıcında yeniden doğmak
Karanlıkları öldürmektir.
sen hiçbir şey yapma olduğun yerde
ben seni böyle de unuturum
yüzüme bakıpta kalbine ihanet etme
ben seni çok severekte unuturum
her gün aynı yerdeyiz
Araya zaman girince
Yeryüzünden güneş gidince
Bugün hızla geçince
Unutulurmuş insan
Uzun akşamlar bitince
kapı açılacak şimdi
girecek hiç tanımadığım yüzler
ziyaretime gelmeleri için
saçlarını arkadan bağlayacak bütün periler.
sen dağlarını kırmızıya boyadığında
sessiz bir gecenin ortasında
dağıtılmış bir oda ve sonrasında
bekleyenler hep aynı aşkta
buluşmaları yaşıyor kendi halinde...
her şey kırgın her ana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!