bir güne bir ömür sığdı sayende
aklımı fikrimi çarkedemedim
ömrümü bir günde sona getirdin
bir günde yaşlandım farkedemedim
sevgin yalan aşkın tuzakmış meğer
bir güne bir ömür sığdı sayende
aklımı fikrimi çarkedemedim
ömrümü bir günde sona getirdin
bir günde yaşlandım farkedemedim
sevgin yalan aşkın tuzakmış meğer
Kalbime inecek birgün bu korku
Sebebim olmanı istemiyorum
Anlatılmaz İnan bana bu duygu
Farkında değilsin çok seviyorum
Merak ediyorum elimde değil
bir tren çığlığı kulaklarımda
kanlı yaşlar düşer yanaklarımda
bir dua gibiyken dudaklarımda
adını nefretle anmak farz oldu
kör bir kuyu sanki hala derinde
Ne varsa bırak gel ardinda kalsın
Kalbindeki sevgi o yeter bana
Ruhumu sönmeyen ateşler sarsın
Rüzgar bakişlarin değsin bu cana
Basimin dondugu bu son gecede
Gunesim dogunca unutulursun
Isminin gectigi en son hecede
Kadeh kirilinca unutulursun
Gurbeti kendine bir mekan ettin
Beni buralarda hergün beklettin
Bütün hislerimi böyle tükettin
Seni seven gönlüm senden vazgeçti
Kırıldı dallarım soldu yaprağım
Herkes bir gün girecek şu toprağın altına
Ya Karaca ahmet te yada başka bir yerde
Ameliyle başbaşa kalacak en sonunda
Hiç kimse olmayacak yaşadığı o evde
Bir kaç gün tutacaklar yassını ağlayarak
Sesin bülbül gibi gül bahçesinde
Kurumuş dallara hayat veriyor
Bakışın kurumuş çöl toprağına
Yağmurlar yağdırıp hayat veriyor
Gönlüm de huzurum kutsal mabedim
19:54.
hayat kayıp giderken sensiz avuçlarımda
karanlık deniz olur yürüdüğüm yollarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!