Paris Paris’se bana ne
Gönlüm ahıra döndükten sonra
Dünya cennetmiş fatihe ne
Aslı, şirin, leyla gurbetin ateşindeyse
Cennete gidecek misim umurumda değil
Melekte yalancı çıkar
Kız kediye benzer
Verince yalar, vermeyip aldığında tırnaklar
Bayan gül gibidir
Desenini sevdiklerine, dikenini sevmediklerine batırır
Kadın şaraba andırır
Yıllar geçtikçe daha da güzelleşir
Buram buram Anadolu kokar
Gönül yurdumun tohumundan
Bastığım kara toprağa.
Gökten bakmaya doyamadığım
Manalı güzel gözlerini
İliklerime kadar yağdırırsın
Çayın iyisini tiryaki demler
Rakının kralını akşamcı içer
Kadın evde, erkekte meyhanede efkarlanır
Görüşme odası ise yatak odasıdır
Çocukla görüşme günüyse kahvaltı masasıdır.
Ne güneşin tadı var
Nede yaz yağmurunun
Ne adım kaldı
Nede tadım tuzum
Kader midir başımda esen
Yoksa şeytanın zulmü müdür
Nereye gidebilirim ki önüm açıkken
Kainatın yalnızlığını yaşıyorken
Upuzun yol bitmek bilmeyen
Hiç bitmeyecek yoldayım artık
Dönüş yok kalktı tren gidiyorum
Vadem dolunca bedenimle
Dünyaya geliyorum yalnızlık
Mazimi hatırlıyorum yalnızlık
Bugünüme bakıyorum yalnızlık
Yarınımı düşünüyorum yalnızlık
Öbür dünyamı kurcalıyorum yalnızlık
Kalbimin derdini dinliyorum yalnızlık
O kadar huzurluyum ki
Acıyla kötülük teker teker gelebilir
Sana yazdığım şiiri
Herkesin okuması zorunda değil
Dağa ezgimi haykırana kadar
İşin bitince okursun özel köşemizde
Yaşamak umuduyla
Güya dünyaya geldim
Dünyamdan vazgeçtirip
Kainattan ettiler
Anneme söylemeyin
Bir gün ben ölünce
İnsansız hayat beni bekler
Sadece doğayla bendeniz
Bide kafa dengi
Birkaç hayvan dostlar
Canım dediklerim davetimi




-
Gokhan Celebi
Tüm Yorumlarharkuleda tebrık edıyorum