Hoşça kal ilkbaharın papatya çiçeği
Denizle gökyüzünün bakmaya kıyılmayan renklerindeki
Ela gözlerinin bakışındaki manasını sevdiğim
Neminle gözlerimden yağdığım hoşça kal
Saçının hiçbir teline dahi kıyamadığım
Yuvadaki güvercin
Sana tutuklu olup
Gelmeni bekleyerek
Kafesten çıkamıyor
Sobanın yanındaki
Sana eksiğim olsaydı
Sorar mıydın hatırımı
Başka kapıyı çalsaydı
Siler miydin gözyaşımı
Senin için yandım içten
Zaman dilimi ne gösterir bilinmez
Sevgine ihtiyacım var Anam
Hayat kilimi nereye serilir çözülmez
Aldığım sıra dışı kararıma
Saygına ihtiyacım var Anam
İki cihan da
Ne yapım köşk, sarayı, melekleri
Bu dünyamda bulamayıp bulamayacağım özgürlüğümü
Öbür dünyada bulabilmektir sadece
Boydan boya yemyeşil çimlerle kaplı
Sonsuzluğa kadar özgürce sürünmektir
Aşkta gurur var mıdır söyle
İlahi aşkı dinle bir şöyle
Ne destanlar yazıldı öyle
Nasıl gözyaşı içildi böyle
Romanı süsledi Ferhat, mecnun, kerem
Şirin, leyla, aslı
Gözlerinden mana kaptım
Şiir oldum besteledim
Mürekkepten gül akıttım
İlhamımdan bitme gülüm
Canıma can kattı huyun
Yeryüzünden gökyüzünden
Her yerde seni sorayım
Yüreğinde damlamayan
Kan sağanağı gözyaşıyım
Karaya bürünmüş gökten
Mart ayına gelindi
Bahar müjdesi hoş geldi
Kışın bacıyı bekledi
Yanına da gidemedi
İlkbahar mevsimin Martı
İlkbahar yağmuru geldi
Antalya’ya sel eyledi
Bacıma neşe getirdi
Ruhuna ferahlık serpti
İlkbahar yağmuru gibi




-
Gokhan Celebi
Tüm Yorumlarharkuleda tebrık edıyorum